16 Temmuz 2019, Salı Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Yaşamadıktan sonra
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Sanat
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Amsterdam’ın Gizemli Heykelleri
Leyla Adın
Şimdilerde bağırarak konuşma moda
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Önlem2 Çaresini buldum!
Av. Aziz Canatar
Adelet ve yargı (4)
Aykut Tuzcu
Kağıt Bardak
ÇOK OKUNAN HABERLER
Çanakkale'den Londra'ya: Hasankeyf kurtulsun
ABD, Güney Kıbrıs’a silah ambargosunu kaldırıyor
İki otomobil kafa kafaya çarpıştı: 4 yaralı
Denizde oluşan hortum kameralara yansıdı
Barıştırmak için buluşturduğu arkadaşların silahlı kavgasında öldü
Türkiye, hapsetmede OECD İkincisi
Ovakent'teki gençlerin geleceği için çifte tesis
ABD, Türkiye'yi cezalandırma yaptırımlarını belirledi
2. etap kamp çalışmaları başladı
Satranç turnuvası düzenlendi
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Hikmet Aksoy
 
Ne yüzle?. .

   03 Ocak 2019
 
Aaaah!.. Ahhhhh!.. Ah ki, ah!.. Aklımız ne zaman başımıza gelecek?
Niçin kendimizi toparlayamıyoruz?
Neden kendimize dışarıdan eleştirel gözle bakıp, nasıl bir görüntü verdiğimizin yorumunu yapamıyoruz?
Kendimize güvenimiz mi bitti, yoksa?
Ayna önüne geçip görüntümüze bakacak özgüvenimiz de yok.
Böyle durumların sonucudur, ortadaki suçu başkalarını üzerine atmak...
Mazeret üretmek...
Suç/kabahat kürkünü giymemek...
Her ne kadar siyaset yazmayı sevmesem de, sonuçta siyasetçinin ürettiği sorunlar sarmalı hepimizi yakından ilgilendirdiği için zorunlu olarak dönüp dolaşıp bu alanın kısır çekişmelerini yazmak durumunda kalıyorum.
Bu yazım da öyle.
Ülkede siyaset yapmak en kolay iş oldu.
Dahası siyaset anlayışı ucuzladığından kimileri bu alanda ötmeyi hüner sayıyor kendilerine...
Her şey Ankara'da karara bağlanıyor. Karar orada veriliyor ya, siyaseti diline dolayan çoğunluk da yönlendirici liderlerini dillerinden düşürmüyorlar bu nedenle.
Bunun sonucu ülke genelinde "Ankara beklentisi" oluşuyor.
Sanki, yerelin her sorununu Ankara'daki liderler çözecek.
O zaman yerel yönetim birimleri ne güne duruyor?
Yani, yerel siyasetçilerin pabucu dama atılmış olmuyor mu bu durumda?
İşte böyle bir anlayış ya da tutum yüzünden siyaset algısı sıradanlaşıyor, yerel siyasetçilerin görüşü önemsenmiyor.
Bunun sonucundan da en çok demokrasi etkileniyor, kocaman bir güvensizlik ortamı oluşuyor böylece.
"Doğru" konusunda farklı algı oluşuyor yurttaşlar arasında.
Geçen yazılarımda da vurguladım; kökü olmayan ağaç ayakta durur mu?
Ankara'da kendi anlayışlarına göre demokrasi tezgahı kurup ülke sorunlarını tartışan anlayış; bu tutumlarının "örnek" olup-olmadığını düşünmüyorlar anlaşılan.
O zaman, demokrasiye inanmış saf duygulu yurttaşın aklına "-Ya, bunların hangisi doğru söylüyor?" sorusu gelse haksızlık etmiş konuma mı düşer?
"Doğru" için her gün atışma, kavga mı olur?
Niçin bitmez bu?
Böyle bir ortamda siyaset yapmanın yararı da düşünülmeyince; o zaman "bildiğini okuyor" havaları oluşuyor kendiliğinden.
Herkesin bildiği, kendine göre doğru...
Oysa, tek "doğru" var, bilinir.
Toplumun "doğru" algısında farklılık yaratan siyaset anlayışı devam ettiği sürece demokrasinin gelişme olanağı oluşmuyor/oluşmayacak bu gidişle...
Çıkış yolu, ülkenin hangi badireleri aşarak bugüne geldiğini toplumsal anlamda kavramaktan geçiyor.
Cumhuriyet ve demokrasinin oluşumunu tartışmanın anlamsızlığını ortada...
Buna karşın; bireylerin çoğunluğunun üzerinde titrediği Cumhuriyet ve demokrasi kavramlarının karşıtı odakların varlığı üzücü bir manzara yarattığını üzülerek belirtelim.
Ne yazık ki son zamanlarda kimi şaşkınlar TC'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü aşağılama/karalama yarışı yapıyorlar.
Bu ülke adına çok üzücü bir manzara...

Ne dersiniz, böyle bir manzara karşısında hangi özgüvenle ayna önüne çıkılır?
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
 . Sağ siyasette lodoslu günlere doğru
 . Umudun yanında yalan dolan olmasa
 . Oy dingala dingala...
 . Üretici tüketici trafiğinde kooperatifin rolü...
 . İzmir'in içi...
 . Demokrasiyi niçin yüceltmiyoruz?
 . Bu satten sonra Trump'a inanılmaz...
 . Trump'ın oyununu mutlaka bozmalıyız
 . Futbolda ekonominin dip dalgaları...
 . Kendi kendime...
 . Yaşamın anlamı
 . Gazetecilik üzerine...
 . Bu mu "Stratejik müttefiklik?.."
 . Geri sayım doğuştan başlar
 . Bir poşet masalı...
 . Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan Lozan dersi
 . Seçme özgürlüğü nerede?..
 . Ne yüzle?. .
 . Dünden bugünden ve yarınlar için
 . "Bu dünya kimseye kalmaz..."
 . Sanal ortamda hoşgörü ve sevgiyi unuttuk...
 . Demokrasinin vazgeçilmezi yayın organları...
 . Umudumuzu koruyoruz.
 . Toplumsal kişilik, eğitim ve gerçek...
 . Cumhuriyet algısını zenginleştirmeliyiz
 . Trump'un ipiyle kuyuya inilmez.
 . Demokrasiyiiii güçlendiriiinn!.. Demokrasiiiyiiiii!..
 . Seçim ayı ve siyasette uyumak...
 . RTÜK ve Radyo-TV yayıncılığı...
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya