23 Kasım 2019, Cumartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Aynı suç
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Hesap ve hayat
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Tarihin Sıfır Noktası: Göbeklitepe
Leyla Adın
Öğretmen
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
M den Z ye davranış kokteyli
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
Süper Lig'de 12. hafta heyecanı
Devasa kanyonda 9 bin yıllık tarihin izleri
Titizlikle yapılmayan işlemler Türkiye ve Gaziantep ekonomisine zarar verir
Hukuk ne kadar güçlüyse ekonomi o kadar güçlü olur
Arkeolojik değerler, dünya kültür mirasına büyük katkı sağlayacak
Yargı reformu ile ekonominin çarkları daha hızlı dönecek
Meslektaşı tarafından öldürüldü
Erkekler 302 kadını öldürdü 532 kadına şiddet uyguladı
“Bilgi ekonomisinde yarışabilmek için özgün bir fikriniz olmalı“
Taktik çalıştılar
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Hikmet Aksoy
 
Seçme özgürlüğü nerede?..

   04 Ocak 2019
 
Demokrasi nasıl bir ortamı sever, diye hiç düşündünüz mü?
Kültürel birikimini üst düzeye taşımış, olgunlaşmış topluluklar; ister-istemez kendi kendini yönetim yolunu tercihte ortak düşünce etrafında birleşirler.
Bu ortaklıkta, ortak yarar gözetilir.
Burada baş koşul; aydın kişilerin, aydınlanmış beyinlerin varlığı gerekir herşeyden önce...
Ülkeyi yönetenlerin 1946 yılında demokrasiyi getirmek için yaptıkları fedakarlığı burada tartışmaya açacak değiliz.
Ama şunu belirtmek gerekir ki; o günün koşullarında kurulu bir düzenin başında/koltuğunda oturan kadronun; ulus bireylerinin yönetime katılması konusunda demokrasiyi tercih edişini bugün çok iyi anlama ve değerlendirme günlerinden geçiyoruz.
1946'dan bugüne geçen 73 yıllık süreci demokrasi denemeleriyle geçirdiğimizi üzülerek ifade edebiliriz.
Amaç; genelde hizmet getirmek olurken, bunun nasıl getirileceği her siyasinin, dahası iş başındakilerin yoğurt yiyişine kalınca bocalayıp durduk.
Yurttaşların demokrasiye/yönetime doğrudan katılmasını sağlayacak/gerçekleştirecek seçim sisteminde "ortak bir görüş" sağlanamayınca olduğumuz yerde döndük durduk yıllarca... "Ali yaptı, Veli bozdu" örneği...
Demokrasiyi arayan, birer semazen olduk.
Zaman kaybettik.
Şimdi de aynı yolda devam ediyoruz.
Siyaseti sadece kendi görüşleri ve algı ölçeğiyle uygulamaya kalkan bir toplum olma yolunda hızla ilerliyoruz.
Demokrasi hareketinin; tabandan gelen aydın kafaların yarattığı bir hareket olduğunu unuttuk...
Yurttaşın biri, büyük kentin birinde lokantaya gitmiş... Garson menü listesini getirmiş. Yemeklere bakmış. Canı önce bir paça yemek istemiş;
-Paça rica ediyorum, demiş...
Garson, "- Efendim, paçamız kalmadı. Size ezogelin çorbası versem. Çok güzeldir." demiş.
Yurttaş, "- Hayır!.. İstemiyorum!.. Siz benim ağzımın kahyası mısın?" deyip kalkıp çıkmak istemiş.
Çıkıp gitmiş...
Çıkar tabii ki. Yemek bu... Herkes canı istediğini, cebinin durumuna göre yemek ister.
Peki...
Bizde demokrasi?
Yukarıda hazırlanacak, pişirilecek, yurttaşın önüne gelecek...
Doğru mu?
Oysa, kültürel anlamda geçek kalkınmamızı sağlamış olsaydık, demokrasi adına böylesi keyfilikleri yaşar mıyız?
31 Mart 2019 tarihinde yapılacak yerel seçimler için partilerde hummalı bir çalışma var.
Dikkatinizi çekerim; partilerin alt kademesinde değil bu çalışma...
Genel merkezlerde...
Ama seçim yerelde yapılacak... Yerel yöneticiler seçilecek...
Doğru da; yerel belediye başkanlarını genel merkezlerin saptamasına ne diyorsunuz?
Nerede kaldı yurttaşın kendisini yönetecek kişi/leri belirlemesi özgürlüğü?
Demokrasiyi bugün yurttaşa daha çok benimsetme/sevdirme konumundayız.
Bunu hiç unutmamalıyız.
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Basın dünyamızın büyük kaybı
 . Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
 . Sağ siyasette lodoslu günlere doğru
 . Umudun yanında yalan dolan olmasa
 . Oy dingala dingala...
 . Üretici tüketici trafiğinde kooperatifin rolü...
 . İzmir'in içi...
 . Demokrasiyi niçin yüceltmiyoruz?
 . Bu satten sonra Trump'a inanılmaz...
 . Trump'ın oyununu mutlaka bozmalıyız
 . Futbolda ekonominin dip dalgaları...
 . Kendi kendime...
 . Yaşamın anlamı
 . Gazetecilik üzerine...
 . Bu mu "Stratejik müttefiklik?.."
 . Geri sayım doğuştan başlar
 . Bir poşet masalı...
 . Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan Lozan dersi
 . Seçme özgürlüğü nerede?..
 . Ne yüzle?. .
 . Dünden bugünden ve yarınlar için
 . "Bu dünya kimseye kalmaz..."
 . Sanal ortamda hoşgörü ve sevgiyi unuttuk...
 . Demokrasinin vazgeçilmezi yayın organları...
 . Umudumuzu koruyoruz.
 . Toplumsal kişilik, eğitim ve gerçek...
 . Cumhuriyet algısını zenginleştirmeliyiz
 . Trump'un ipiyle kuyuya inilmez.
 . Demokrasiyiiii güçlendiriiinn!.. Demokrasiiiyiiiii!..
 . Seçim ayı ve siyasette uyumak...
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya