25 Mayıs 2019, Cumartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Mutluluk Anı
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Sahtekârlık
Hikmet Aksoy
Oy dingala dingala...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Sayat Nova ve Gül Bayramı
Leyla Adın
Çöp meselemiz bitmiyor
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Öz lider
Av. Aziz Canatar
Adelet ve yargı (4)
Aykut Tuzcu
Ah Fatmacık Ah!
ÇOK OKUNAN HABERLER
Yoksul aile çocuklarının hayatına camdan duvar örüldü
Kriz devam ederse dükkanına kilit vuran esnaf sayısı artacak
Bir evin önünde uyuşturucu pazarlığı yaparken yakalandılar
Üzeri kirli diye minibüste koltuğa oturtulmayan çocuk konuştu
Hüseyin Göçek düdük çalacak
Psikolojik sorunlu evlat annesini doğradı
İlk eserlerini lösemili çocuklara armağan ettiler
Sözleşmeli istihdam kaldırılmalı tek istihdam şekli kadrolu olmalı
Uyuşturucu operasyonlarında 8 kişi gözaltına alındı
Karı-koca aynı kazada yaşamını yitirdi
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Aykut Tuzcu
 
Dünya Fıstık Günü…

   04 Mart 2019
 

Geçen hafta, 26 Şubat’ta tüm dünyada ‘Dünya Fıstık Günü’ kutlandı.

Bizden başka bütün ülkeler bu özel günü çeşitli etkinliklerle, neşeyle kutladılar.

Biz fıstığın anavatanın da böyle kutlamaları önemsemiyoruz! Ama ben önemsediğim için her sene yazıyorum.

 

Dünyaya fıstık buradan yayılmış, burası anavatanı diyorum. 9 bin senedir bu topraklarda fıstık yetiştiğine dair elimde Amerika’nın en ünlü laboratuvarından gelen belge var diyorum. Amerika Çin’e yılda bir milyar doların üzerinde fıstık ihraç ediyor diyorum. Biz onlardan daha ucuza, daha kaliteli ve lezzetli antepfıstığını satabiliriz diyorum.  Ama kimsenin umurunda değil!

 

Çünkü fıstık üreticisi malını satabiliyor. Hatta, ihtiyacı kadar satıyor, artanını stokluyor, malın pahalanmasını bekliyor. Fıstık tüccarı da çiftçiden erken aldığı malı stoklayıp kısa bir süre sonra tatmin edici bir karla satıyor. Yani, eskisi gibi değil, bu işten herkes memnun!..

 

Ben, dünya pazarını takip ettiğim için kaçırılan fırsatları, gariplikleri yazıyorum. Üretici bugün 28-33 liraya sattığı işlenmemiş fıstığı çok daha iyi fiyattan satabilir, diyorum. Ama ihracat bilgi istiyor, istikrar istiyor, güven istiyor.

 

Her ne ise… Boşverin bunları, fıstığın güzel hikayelerini anlatayım size…

İtalyan tarihine göre, I. yüzyılda, İmparator Vitellius, Roma'yı fıstık ile tanıştırdı.

O fıstık Roma’ya nereden gitti?

Tabii ki, bir Roma kenti olan Zeugma’dan…

Zeugma’nın en büyük gelir kaynağı Roma’ya yaptığı fıstık ihracatıydı.

Fıstığın kalbe ve vücuda yardımcı olan birçok antioksidan içermesi, harika bir diyet lifi kaynağı olması ve de erkeklerin gücünü artırması gibi faydaları nedeniyle Zeugma’nın hakim olduğu topraklarda üretilen fıstığın çoğu Roma’ya, asillere ancak yetiyordu!!

 

Saba Melikesi de fıstığı o kadar çok severdi ki, kendisinden başka kimsenin fıstık yemesini yasaklamıştı. Üretilen fıstığın hepsi saraya satılırdı.

 

Amerikalılar bizim fıstığa, ‘Happy nut-Mutluluk kuruyemişi’ darken, Çinliler, ‘Smiling nut-Gülümseyen kuruyemiş’ diyorlar.

Nedeni, çıtlak fıstığın arasından içinin gözükmesi onlar için fıstık gülümsüyor anlamı taşıyor. Bence de haklılar. Resimde görüyorsunuz, onların yedikleri fıstık türü kalın kabuklu, bizimkinden iri ve hepsi çıtlak.

 

 

 

 

                    Gülümseyen kuruyemiş…

 

 

 

 

Şu İstanbul basını….

 

Eskiden beri böyledir, böyle de sürüyor…

Güya” görevli gittikleri şehirlerde, en iyi yerlerde ağırlanıp, yedirilip, içirildikten sonra “övmeyecekleri” adam yoktur.

 

Ekran ve sayfa tanınırlıklarının verdiği şöhret edası içerisinde, olmaz iltifatlarla şişirilen “egoları” ve misafirperverlik adı altında tıka basa doldurulan “mideleri” ile, ne yazılar kaleme alıp, ekranlarda her olur olmaza ne kelamlar ederler, şaşar da kalırsınız.

 

Baklava tepsileri, fıstık kutuları ile süslenen hayalleri gözlerini kamaştırdığından, gittikleri kentlerin görecek hallerini görmezden, söylenecek acınası durumlarını söylemezden gelirler.

 

Balık baştan kokar misali, habercilik yaptıklarını ileri sürerek, buram buram yağ kokusu salarlar çevreye…

Gerçekleri, hakikatleri bilenlerin midesinde uyandırdıkları bulantılardan habersiz, devam ederler al gülüm-ver gülüm muhabbet haberciliğine…

 

Bu balıklar; nerede yenilip, içileceğini, nerede iyi ağırlanacaklarını, nerede pohpohlanacaklarını iyi bilirler!

O yüzdendir ki, yıllardan beri Gaziantep’e gelip gidip de daha birisinin bile bir kenar semte uğradığına, oraların içler acısı halini gördüğüne, şimdilerde başını alıp giden uyuşturucu belasına, kent nüfusunun yüzde 30’una yaklaşan mültecilerin yarattığı sorunlara gazete sütunlarında, ekranlarda dikkat çektiğine şahit olamazsınız.

 

Gaziantep’e geldiklerinde; küçücük bir üçgenin içine sıkışıp kalırlar adeta. Kebapçı, baklavacı, pohpohlayıcı

Aman bu ne güzel şehir!, aman bu ne yaman manzara!, aman bu ne müthiş bir proje!, aman ne müthiş bir yönetici!..

 

Siz, anlatılanları ekrandan izlediğinizde, “Anlatılan yer acep neresi ola ki?” diye düşünüp durursunuz!

Onlar da yaptıkları ahlaksızlığı, gazetecilik ve televizyonculuk diye yutturduklarını sanırlar…

 

 

 

Gülümseyin ama üzülmeyin!!

 

Son duyduğum bir fıkra!

Temel sevgilisine telefonla mesaj gönderiyor.

Telefonun bende kalmış, merak etme…

Temel Türkiye’yi temsil ediyor.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Ah Fatmacık Ah!
 . Geçimi için tabut taşıyan bir avukat!..
 . Ayıp, çok ayıp!..
 . Turizm ve Gaziantep
 . Naci Topçuoğlu
 . Yeni partinin Gaziantep teşkilatı tamam!
 . New York’taki ‘Kadın’ ve ‘Erkek’ mağazaları...
 . Sarımsak kebabı…
 . Büyükşehir modeli yaramamış!..*
 . Hükümet Kadın!..
 . Bir öneri...
 . Arap NATO’su kurulabilir mi?
 . Ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün!..
 . Cengiz Şimşek
 . 50 yıldır değişmeyen alışkanlık: Dedikodu!
 . Portakal Çiçeği Karnavalı
 . Öküz…
 . Büyük gaf!..
 . Türkiye’den göç New York Times’a konu oldu
 . Prof. Daron Acemoğlu
 . Trump’ın başlattığı ticaret savaşları neyi gösteriyor
 . Zafere giden yolda her şey mübahtır!*
 . Avukat “ipten adam alır”ın hikayesi…
 . İki hafta kala görünüm!..
 . Erdoğan’ın konuşması bu açıdan önemli!..
 . Zeytinyağlı yiyin, basma da fistan giyin!..
 . Zeugma ve Karkamış üzerine…
 . Gaziantep’te partiler değil adaylar yarışıyor!..
 . Mimoza Çiçeğinin Anlamı ve Hikayesi
 . Amerikalı doktor Winkler…
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya