18 Eylül 2019, Çarşamba Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Yaşamadıktan sonra
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Dinleme adabı
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
Küçükköy / Ayvalık
Leyla Adın
İnsan sevgiyle yaşar
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Yardıma direnenler!
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Hata yapan oyuncu milletvekili de olabilir!
ÇOK OKUNAN HABERLER
Rusya'daki dev tatbikatta S-400'ler kullanıldı
Antalya'da 92 yaşındaki kadına baltalı gasp
Okul servisi gibi motosiklet
Akgöl, sıcaklık ve kuraklıktan kurudu
"Okuluna Hoş Geldin" partisi düzenlendi
Hurdalardan heykel ve maketler yapıyor
İsrail'de Netanyahu bloğu önde, ancak fark yakın
Antep fıstığında düşük rekolte yüksek fiyat
Göreli yoksulluk oranı yüzde 13,9 oldu
Dış borcu kapatacak servet çöpte yatıyor
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Av. Aziz Canatar
 
Adelet ve yargı

   12 Mart 2019
 

Ülkemizde yargı bağımsızlığı, dünden bugüne kadar tartışılmaktadır. Bu tartışma güncelliğini koruyarak devam etmektedir. Bu konudaki tartışma sürekli olduğu için, ülkemizin yargısı bağımsız mı, değil mi, bu konuyu, hukuk devleti, hukukun üstünlüğünü anlayışını esas almak suretiyle incelemek ve değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum.

 

Demokrasinin en temel ilkesi kuvvetler ayrımıdır. Anayasamızın başlangıç bölümünde, kuvvetler ayrımının, devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanmasından ibaret ve bununla sınırlı bir işbölümü ve  işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu açıklanmıştır.

 

Kuvvetler ayrımında üç erk bulunmaktadır. Bular, yasama, yürütme ve yargı erkleridir. Anayasamıza göre, bu erkler arasında bir üstünlük bulunmamalıdır. Bu erkler, görev ve yetkilerini kullanırken, yasaları, hukuku ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini ve AİHM. Kararlarını esas almalıdırlar.  Yasalara, hukuka ve evrensel hukuk kurallarına bağlı olarak görev ve yetkilerini kullanmalıdırlar.

Yargı bağımsızlığı, BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, AİHS, AİHM kararları ve Anayasamızın 138. Maddesinde yer almaktadır.

 

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin 10.maddesi : ‘Herkes, haklarının ve yükümlülüklerinin veya kendisine yöneltilen herhangi bir suçlamanın saptanmasında, tam bir eşitlikle davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkemece adil bir şekilde ve açık olarak görülmesi hakkına sahiptir.’

 

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin, adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. Maddesinde, ‘Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir. Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.’

BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin konuya ilişkin düzenlemeleri incelendiğinde, adil yargılanma hakkının ancak, yasayla kurulmuş; bağımsız ve tarafsız mahkemeler ile, dolayısıyla, hem yasama, hem de yürütmeden bağımsız, tarafsız ve objektif olması ile mümkün olduğunu belirtmektedir.

 

BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi bağımsız yargı ve adil yargılanma hakkına ilişkin temel ilke ve kriterleri, soyut bir şekilde ele alarak belirlemiştir. Anayasamızın 138. Maddesinde ise, evrensel düzenlemeler ile soyut olarak temel ilke ve kriterleri belirlenen bu hak, somutlaştırılmıştır:

 

‘’Hakimler  görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasa, kanuna ve hukuka uygun olarak ve vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimler  emir ve talimat veremez, genelge gönderemez tavsiye ve telkinde bulunamaz.’’

 

Anayasamızın 138. Maddesini anlamak ve yorumlamak için, hukukun temel ilkelerinden olan, keza Türk Medeni Kanunu’nun 1. Maddesinde yer alan, ‘’Kanun, sözüyle ve özüyle değindiğini bütün konularda uygulanır.’’ Anlayışını irdelemek gerekir. Bu itibarla, bir yasayı açıklar ve yorumlarken, Medeni Kanunun 1. Maddesinde düzenlenen anlayışı esas almak suretiyle inceleme ve değerlendirme yapmak gerekir. Şöyle ki ;

 

Anayasamızın 138. maddesi bağlamında yargı bağımsızlığı değerlendirilirken, bu maddenin sadece sözüne değil; özü ve amacına da aykırı olarak çıkarılan bütün yasa ve düzenlemelerin yargı bağımsızlığını zedeleyeceğini göz önünde bulundurmak gerekir. Aksi takdirde, bu konuda çıkarılan yasaların ve yapılan düzenlemelerin, Anayasaya aykırı olacağını ve bu anlayışın da Hukuk Devleti ve    Hukukun üstünlüğü anlayışı ve demokrasiyle bağdaşmayacağını unutmamak gerekir. Peki, Anayasamızın 138. Maddesinde yer alan ve ‘olması gerekeni ifade eden, yargı bağımsızlığı’ ülkemizdeki yargılamalarda ve verilen kararlarda var mıdır? Mevcut durumda bu konunun aydınlatılması için, Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçimini, Hakimler  ve Savcılar Kurulu üyelerinin seçimini ve hakim ve savcı seçiminde görev alan sınav mülakat kurulunun teşkil tarzını inceleyip değerlendirmek gerekir.

Anayasa Mahkemesi onbeş üyeden kurulur.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi; iki üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun kendi başkan ve üyeleri arasından, her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden, bir üyeyi ise baro başkanlarının serbest avukatlar arasından gösterecekleri üç aday içinden yapacağı gizli oylamayla seçer. Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılacak bu seçimde, her boş üyelik için ilk oylamada üye tam sayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye tam sayısının salt çoğunluğu aranır. İkinci oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için üçüncü oylama yapılır; üçüncü oylamada en fazla oy alan aday üye seçilmiş olur.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Adli yıl açılışı (2)
 . Adli yıl açılışı
 . Adelet ve yargı (4)
 . Adelet ve yargı (3)
 . Adelet ve yargı (2)
 . Adelet ve yargı
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya