19 Mayıs 2019, Pazar Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Ben buyum diyebilmek
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
İhtimaller hesabı
Hikmet Aksoy
Oy dingala dingala...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Dünyadaki İlginç Mezarlıklardan Bir Demet
Leyla Adın
Televizyon ve toplum
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Başlık tercihi
Av. Aziz Canatar
Adelet ve yargı (4)
Aykut Tuzcu
Ayıp, çok ayıp!..
ÇOK OKUNAN HABERLER
Oğlu gözyaşlarına hakim olamadı
İnşaatların durması Gaziantep’in eğitim hedeflerini alabora eder
Facia yaşanmadan önce önlem alınmalı!!!
Esnafı 200 bin lira dolandırdılar
“Milletin, özgür ve müreffeh yarınlara yürüyüşü”
Satmak için ürün bulamayınca kızdı ve serasını kurdu
Tekstilde sevindiren haber
SANKO Üniversitesi ve SANKO Okulları personelleri iftarda buluştu
İdlib'de büyük göç korkusu
Öğrenciler, tekstil işletmelerine teknik geziler düzenlendi
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Leyla Adın
 
Sözün gücü ve etkisi

   20 Nisan 2019
 

Söz ola kese savaşı, söz ola bitire başı
Söz ola ağılı aşı, bal ile yağ ede bir söz

Söz vardır, savaşları bitirir. Söz vardır, insanı ipe götürür ve söz vardır, tüm acıları mutluluğa dönüştürür. Bazen ağzımızdan çıkan tek bir sözle dost da kazanırız düşman da. Çok iyi biri de oluruz kötü biri de. Bir sözümüzle sevginin kapısını da aralarız, nefretin kapısını da. Gün içerisinde söylediğimiz her sözün iyi veya kötü bir etkisi oluyor mutlaka. Ama hangi etkiyi yaratacağı sözü nerede ve nasıl söylediğimize bağlı.

Gerek işte, gerek okulda, gerekse arkadaş ortamında, gün içerisinde farklı farklı çevrelerde bulunur, farklı karakterlerde insanlarla diyalog kurarız. Çok konuşur, duygularımızı ve düşüncelerimizi bu yolla ifade ederiz. Konuşurken bazen iyiyi de düşünür insan aklı, kötüyü de. Kimse aklından geçenlere engel veya herhangi bir sınırlama koyamaz. Zaten önemli olan da ne düşündüğü değil, daha çok neyi, nasıl söylediğidir insanın. Bazen söylenen tek kelime insanı güldürebilir, ağlatabilir, yaralayabilir ve iyi de edebilir.

Konuşmanın en iyisi, en güçlüsü ve en kıymetlisi, haklılığını en sakin ifade eden konuşmadır her zaman. Doğru üsluptur, saygıdır bu aynı zamanda. Ama günümüze baktığımızda siyaset başta olmak üzere trafikte, televizyondaki tartışma programlarında ve çevremizdeki ikili diyaloglarda konuşma dilinin inceliğinden söz etmek pek mümkün değil ne yazık ki.  Artık en çok bağıran en haklı, yalan söyleyen de en saygı gören kişi durumunda. Saygının kalmadığı, sözün daha çok küfre dönüştüğü yani aslında kelimelerin gerçek anlamını ve gücünü yitirdiği günlerdeyiz tam olarak.

Sözün, insanlar üzerinde bıraktığı etkiye örnek güzel bir hikâye;

Bir adam, her gün aynı köprünün üzerinde dilenen kör bir dilenciye yaklaşmış ve günde ne kadar kazandığını sormuş. Dilenci, "Zar zor iki dolar" demiş. Adam dilencinin boynundaki "Doğuştan kör" yazılı tabelayı çevirip bir şeyler yazmış. "Bir hafta sonra tekrar geleceğim. Kazancında bir değişiklik olacak mı bana söylersin" demiş. Adam bir hafta sonra tekrar uğradığında dilenci:

“Bayım, size nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Günlük kazancım on, on beş dolara çıktı. Bu olağanüstü bir şey. Siz tabelaya ne yazdınız ki insanlar benimle bu kadar çok ilgilenmeye başladı? Diye sormuş.

“Çok basit, demiş adam. Tabelanızda ‘Doğuştan kör’ yazıyordu. Onun yerine, ‘Bahar geliyor, ama ben göremeyeceğim’ diye yazdım” demiş.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Televizyon ve toplum
 . Anneler Günü
 . Çok ilginç
 . Huylu huyundan vazgeçmiyor
 . Tüfek icat oldu insanlık öldü
 . Çevre konusunda hiç akıllanmamışız
 . Sözün gücü ve etkisi
 . Evdeki hesap çarşıya uymuyor
 . Bahar
 . Televizyonun eğitici yönü kalmadı
 . Kim kazanır?
 . Neden geçmişe hep özlem duyarız?
 . Bataklıkta sinek avlıyoruz
 . Kadın kimdir?
 . Akıllı çalışmak
 . Önceliğimiz sağlık olmalı
 . Bir insanı en iyi üslubu tanımlar
 . Köy ve kent insanı
 . Biraz kitap
 . Toplu taşımada şoförler eğitilmeli
 . Karne
 . Önce bilinç gerek
 . Kadın dayanıklıdır
 . Gülmeyi ve güleni özlemek
 . Kış çilesi
 . Değişmeli algılar
 . En büyük engel ön yargıdır
 . Fazla evet diyoruz
 . Öğretmenler günü
 . Görsel medyanın etkisi
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya