18 Eylül 2019, Çarşamba Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Yaşamadıktan sonra
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Dinleme adabı
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
Küçükköy / Ayvalık
Leyla Adın
İnsan sevgiyle yaşar
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Yardıma direnenler!
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Hata yapan oyuncu milletvekili de olabilir!
ÇOK OKUNAN HABERLER
Okul servisi gibi motosiklet
Rusya'daki dev tatbikatta S-400'ler kullanıldı
"Okuluna Hoş Geldin" partisi düzenlendi
Antalya'da 92 yaşındaki kadına baltalı gasp
Rumkale, su sporları festivaline hazırlanıyor
Akgöl, sıcaklık ve kuraklıktan kurudu
İsrail'de Netanyahu bloğu önde, ancak fark yakın
Dış borcu kapatacak servet çöpte yatıyor
Öğrenciler günde 1 saat kitap okuyor
Tenis turnuvasının kazananı Kahraman oldu
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
 
Korkunu kabul et

   22 Nisan 2019
 

İnançlar, gelenekler, töreler sana hep reddetmeyi öğretti. Reddetme, çatışmayı ve savunmayı gerektirir. Kendi içinde sürekli çatışan birisi nasıl mutlu ve huzurlu olabilir ki?

 

Ben özgür olmak istiyorum” demekle özgürlüğe ulaşamazsın. Gerçek özgürlük içindeki çatışmaları bitirdiğin zaman başlar. Özgürlük bir hedef ya da amaç olamaz. Özgürlük bir sonuçtur. İşte gerçek özgürlük için içindeki reddedişleri bitirmelisin.

Toplum sana büyük burnun çirkin olduğunu söyledi ve sen hemen onunla çatışmaya başladın. Doktor doktor dolaşarak burnunu değiştirmek için bıçak altına yattın.

Bedensel engelin mi var? Toplumun ve değer yargılarının etkisinde kalarak kendini eve hapsettin. İçinde engelinle çatışma halindesin.


 

Toplum “erkekler ağlamaz” dedi. Annen öldü, baban öldü, ağlama isteği öylesine bastırdı ki sen toplumun eleştirisinden korktuğun için ağlayamadın. Her şeyini reddeder hale geldin. Her şeyden korkar hale geldin. “Erkek adam korkmaz” denildi. Halbuki korku senin içinde doğuştan zaten vardı. Korkularını bastırmak için akla gelmedik şeyler yaptın. Aklı başında her insan korkar. Sadece deliler, akli dengesini yitirmiş insanlar korkmaz.


 

Gerçek özgürlük kendini koşulsuz şartsız kabul etmekle gerçekleşir. Korkuyor musun? “Ben köpekten korkuyorum” de. Onu bağrına bas, kabullen, içinde anında bir şeylerin değiştiğini göreceksin.

Gözün mü kör? “Benim gözüm görmüyor, ben görme engelliyim” de, kabullen. Hayatın ritminin anında değiştiğini hissedeceksin.

Burnun mu büyük? “Benim burnum büyük” de, kabullen, anında kendini dünyanın en güzel kadını olarak göreceksin. Bütün bu reddedişler, engeller sen de müthiş bir acı oluşturdu. Bu psikolojik acıdan kurtulmanın en kolay ve pratik yolu kabullenmedir. Kendini kabul ettiğin anda, özgürlük başlar. Çünkü bütün psikolojik acılar sona erer. Korkularınla, bedeninle, konumunla savaşıp durma, sadece onları kabul et.

Benim ölüm korkum var, ben korkuyum” de, gerisi kendiliğinden gelir. Korkuyla bütünleş, korku ol, korku olduğunda korkacak bir şey kalmaz.

Şiddet her zaman şiddeti doğurur. Korkuyu, kaygıyı, endişeyi bastırdıkça daha güçlü bir hale gelir.


 

Bir arkadaşın ofisine gitmiştim. Orada oturan birisi “Merhaba, ben Metin, ben görme engelliyim” diye kendini tanıttı. Gözlerinin içi gülüyordu. Çok mutluydu. Ona “Neden görme engelli olduğunu söyledin ki?” dedim. “Ben bu durumdan çok çektim. Yıllarca kendimi eve kapattım. Engelimle savaştım. Çok yoğun depresyon yaşadım. Ama en sonunda bütün bunların çok yanlış olduğunu, kendimi olduğum gibi kabullenmem gerektiğini anladım. Bu engelimi kabullendiğim ve dillendirdiğim andan itibaren bütün acılarım sona erdi. Devlet memuruyum. Mutlu bir evliliğim var. Ben öncelikle zihnimdeki engelimi ortadan kaldırdım. Şimdi her ortamda görme engelli olduğumu söylüyorum. Çünkü bir çok insan bakınca benim görme engelli olduğumu anlamıyor” demişti.


 

Bazı engelli insanlar da isyan içinde mutsuz ve huzursuz bir hayat yaşarlar.  Sana verilmemiş şeylerin peşine düşüp de hayatı kendine zehir etme. “Her ne ise o” diye kendini ve hayatı kabullen. Kabulün peşinden gelen gerçek özgürlüğün keyfini çıkarmaya bak.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Yaşamadıktan sonra
 . Edilgen olmak
 . Ne olduğun önemli
 . Mutluluk Anı
 . Fare yüreği
 . Başkasının onayı
 . Ben buyum diyebilmek
 . İnanmak mı, iman etmek mi?
 . Çok fazla konuşmak
 . Güzelliği ara
 . Korkunu kabul et
 . Sahiplenmek öldürür
 . Neyi kurtarıyorsun?
 . Boş kayık tekniği
 . Yerini ve haddini bil
 . Hiç olduğunu bilmek
 . Hakikati anlamak
 . Zihinsel düğüm nasıl çözülür
 . Bilge köpek
 . Ben ne diyorum sen ne anlıyorsun
 . Başarı uzun solukludur
 . Sen kimsin
 . Kendin ol
 . Yok olma meditasyonu
 . Ego “Hayır” demeyi sever
 . Bilinçsizlik
 . Dünya yalan mı?
 . Decidophobia “Karar verme korkusu”
 . Bir damla sevgi uğruna
 . Resim ressamı yansıtır
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya