20 Haziran 2019, Perşembe Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Edilgen olmak
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Ekran
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
“Güze: Türkiye'nin İlk Gül Müzesi” (!)
Leyla Adın
Karne heyecanı
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Demokratik tek şey
Av. Aziz Canatar
Adelet ve yargı (4)
Aykut Tuzcu
Mitil
ÇOK OKUNAN HABERLER
Ekonomide en çok dolar konuşuldu
Gaziantep’teki AR-GE merkezi yöneticilerini bir araya getirdi
Temel resim kursunda haftanın 6 günü farklı yaş guruplarına özel ders veriliyor
Okul öncesi eğitim, temel eğitimin olmazsa olmazı
İnternet kullanımı yüzde 6 arttı
Traktörün altında kalan çiftçi öldü
Halıcılar Tacikistan pazarında büyümek istiyor
Pazar yerinde 3 metre çapında ve 10 metre derinliğinde obruk oluştu
BM’nin Cemal Kaşıkçı raporu: Veliaht Prens sorumlu
“Fakülte Söyleşileri” düzenlendi
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Aykut Tuzcu
 
Geçimi için tabut taşıyan bir avukat!..

   20 Mayıs 2019
 

Gerçek bir hikaye. Ancak, hikaye sahiplerinin hatırlarına binaen isim verilmiyor.

 

1919 yılı idi. İstanbul, baştan aşağı İngilizlerin işgali altındaydı. Liseyi yeni bitirmiştim. Güzel bir kızdım. Dünür gelmeye başladılar.

Biri avukatmış.

Gösterdiler uzaktan, boylu poslu yakışıklı bir delikanlıydı, beğendim.

Nişanlandık.

Nişanlımı seviyordum. Mutlu bir yuva kurmak hevesi ile lamba ışığının altında sabahlara kadar oyalar örüyor, çeyizler hazırlıyordum.

Ama çok geçmedi ki mahallede bir dedikodu yayıldı.

(Ayşe’nin nişanlısı avukat değilmiş, ipsizin biriymiş, üstelik cami önlerinden tabut taşıyarak karnını doyuruyormuş) dediler.

Alt üst oldum.

Babam götürdü, uzaktan izledik, gerçekten de tabut taşıyordu…

Yıkıldım.

Nişanı atıp, ayrıldık.

Aradan 5 yıl geçti. Evlenmiştim, Bir de çocuğum olmuştu.

1924 yılıydı. Artık ülkemiz özgürdü. Bir gün Beyoğlu’nda rastladım ona. Oğlum yanımdaydı. Beni görünce titredi, ceketini düğmeledi. Saygı göstererek durdu önümde. Vaktiniz varsa size bir çay ikram etmek isterim, dedi.

Olur, dedim. Bir büroya girdik.

Burası bir avukatlık bürosuydu ve kapıda adı yazıyordu. İçerde yardımcıları çalışıyordu.

Siz gerçekten avukat mısınız, dedim.

Evet, dedi.

Peki, avukatsınız da neden cami önlerinden tabut taşıyordunuz, diye sordum.

Durdu, başı öne eğildi.

Beni affedin, dedi.

İstanbul işgal altındaydı. Her taraf İngiliz askeri kaynıyordu.

Her şeyi didik didik arıyorlardı.

Biz de Anadolu’ya , Milli kuvvetlere ancak, cenaze süsü vererek tabutlarla silah kaçırıyorduk. Bu ülke için hayati bir işti.

Bunu size bile söyleyemezdim...

 

Oysa söyleyebilirdi, isteseydi! Çünkü nişanlısını çok seviyordu. Onunla evlenmek için gün sayıyordu.

Ama binde bir de olsa ‘duyulabilir’ ihtimalini göz önüne alarak söylemedi. Cephedeki askerlerimizin güvenliği ve silah ihtiyacı her şeyin üzerindeydi.

Vatan sevgisini, canı kadar sevdiği, eşi olacak nişanlısına tercih etti.

Aslında o zamanın şartlarını, vatan sevgisini günümüzle karşılaştırarak o kahramanların nelere göğüs gerdiğini, feragatlarını anlamak kesinlikle mümkün değil.

 

 

İşe almak için tuğla testi

 

Bir odaya 100 kadar tuğlayı belli bir şekilde dizili olarak bırakın.

Daha sonra odaya 2 veya 3 aday gönderin ve kapıyı kapatın.

Onları kendi hallerinde bırakın ve 2 saat sonra odaya giderek durumu analiz edin.

 

Eğer …

1. Tuğlaları sayıyorlarsa Muhasebe bölümüne

2. Tuğlaları saymışlar, ama tekrardan sayıyorlarsa Denetçiler bölümüne

3. Tuğlaları odanın her yanına saçmışlarsa Mühendislik bölümüne

4. Tuğlaları garip bir düzende sıralamışlarsa Planlama bölümüne

5. Tuğlaları birbirlerine atıyorlarsa Operasyonlar bölümüne

6. Uyuyorlarsa Güvenlik bölümüne .

7. Tuğlaları parçalara ayırmışlarsa Bilgi teknolojileri bölümüne

8. Boş boş oturuyorlarsa, İnsan kaynakları bölümüne

 

Ve son olarak…..

12. Birbirlerine bir şeyler anlatıyorlarsa ve tek tuğla bile yerinden oynamamışsa, onları tebrik edin ve Üst Yönetime yerleştirin…

 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Mitil
 . İnsan yaşıtından kesitler!..
 . Dedikodu 500 sene evvel de böyleydi!..
 . İsmail Küçükkaya
 . Otomobil satışları inişte
 . Yüz karası istatistikler!..
 . 16 Haziran’da ekran başına
 . Angela, Harvard’da konuştu
 . ACI BİZ BİRAZ ŞAİBELİ ADAMIZ
 . Bir hakim avukatın neresine bakar?
 . Ver kurtul!..
 . Yine Turizm...
 . Trump, savaş brifingi verdi!
 . Ah Fatmacık Ah!
 . Geçimi için tabut taşıyan bir avukat!..
 . Ayıp, çok ayıp!..
 . Turizm ve Gaziantep
 . Naci Topçuoğlu
 . Yeni partinin Gaziantep teşkilatı tamam!
 . New York’taki ‘Kadın’ ve ‘Erkek’ mağazaları...
 . Sarımsak kebabı…
 . Büyükşehir modeli yaramamış!..*
 . Hükümet Kadın!..
 . Bir öneri...
 . Arap NATO’su kurulabilir mi?
 . Ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün!..
 . Cengiz Şimşek
 . 50 yıldır değişmeyen alışkanlık: Dedikodu!
 . Portakal Çiçeği Karnavalı
 . Öküz…
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya