24 Ağustos 2019, Cumartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Yaşamadıktan sonra
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Maarif
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
Ege’nin karizmatik oyunu: Zeybek
Leyla Adın
Gaziantep’te kiralar çok yüksek
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Karşıyı nasıl değiştirebilirim?
Av. Aziz Canatar
Adelet ve yargı (4)
Aykut Tuzcu
İnsanların ayçiçeğinden öğrenecekleri var!
ÇOK OKUNAN HABERLER
Ramallah'da el yapımı bomba patladı: 1 ölü, 2 yaralı
Beyoğlu'nda çatı yangını paniğe neden oldu
Okullar 9 Eylül'de açılacak
Gaziantep’te ciddi bir arsa spekülasyonu var
Rusya'da şehre inen ayılar ortalığı birbirine kattı
Sokak ortasında silahlı saldırı güvenlik kamerasında
İki otomobil çarpıştı
Halk otobüsünün çarptığı yaya öldü
Gazişehir’de tüm futbolcular antrenmanda
Şahin, Şırnak’a kitap kafe kuracak
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Leyla Adın
 
Bayram deyince

   01 Haziran 2019
 

Bayram denildiğinde şöyle bir çocukluğuna gider insan ister istemez. Çocukluğunun dolu dolu geçen bayram günlerine. Genelde çocuk ve çocukluk ile bağdaştırılır bayramlar. Çünkü her bayram, apayrı bir heyecan taşır o küçücük gönülleri. Ve en çok, onların küçücük yüreklerindedir bayram havası.

Biz mesela aylar öncesinden bayrama kaç gün kaldığını hesaplardık hep. Bayram günü ise erkenden kalkardık, uyuyamazdık heyecandan. En erken kalkan, en fazla şekeri ve harçlığı o toplayacaktı sanki. Bu yüzden komşuların kapılarını erkenden çalardık. Hatta bazı komşuları bizim uyandırdığımız bile oluyordu.

Normalde herhangi bir arkadaşımızla kavgalı da olsak, bayram günü el ele, birlikte dolaşırdık bütün evleri. Yorgunluk nedir bilmez, üstüne bir de gün boyu topladığımız şekerleri sayardık. Güzel bir duyguydu. Sanırım artık bu duygulara pek rastlamadığımız için ‘nerede o eski bayramlar’ der duruyoruz hep.

Sürekli büyüyen, gelişen bir dünya ile birlikte insanların istek ve beklentileri de sürekli değişir doğal olarak. Bu yüzden aslında her bayram, bir öncekinden daha farklı bir anlam bırakarak geçip gider hayatımızdan. Kimi için, başucuna bıraktığı yepyeni bayramlıkları giyme heyecanı taşırken, kimi için, gözünü diktiği kapıdan girecek tanıdık bir yüzü karşılama umudu demektir. Kimi için sevdikleri ile vakit geçirebileceği özel bir gün iken, kimi için yoğun iş stresinden sonra dinlenebileceği bir tatil günü demektir. Kimi için daha çok yeme, içme iken, kimi için yardımlaşmak, paylaşmak demektir. Her bayram, bulunduğu zamana özgü, farklı bir anlam taşır. İşte bu yüzden, “Artık o eski bayramların tadı yok” demek yerine, her bayramı, geçmişin özlemi, bugünün güzellikleri ile karşılamalıyız.

Bayramlar, manevi duygularımıza değer katarak geleceğe taşıyabileceğimiz günler olsun. Günlük hayatın yoğunluğundan, stresinden, birlikte olma kavramının unutulmadığı günler olsun. Çocukların daha çocukça yaşayabileceği, öksüzlerin, yetimlerin yüzlerindeki gülümsemenin hiç solmayacağı günler olsun. Annelerin ağlamadığı, emeğin ve alın terinin karşılığını bulduğu günler olsun. Sevginin, tüm kırgınlıkları, küskünlükleri ardında bıraktığı, sevinç ve neşeyle dolu günler olsun.

Savaşların yaşanmayacağı, çocukların sebepsiz yere ölmeyeceği ve insanların daha insanca yaşayabileceği ‘bol şekerli ve rengârenk gül kokulu lokumlar’ tadında, umut dolu nice güzel bayramlarımız olsun. Herkesin bayramı kutlu olsun.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Gaziantep’te kiralar çok yüksek
 . Hem şaşırttı hem de sevindirdi
 . Ormanlarımız yanıyor
 . Bayramın ardından
 . Bayram demek
 . Yaşar Kemal’i okumalı ve anlamalıyız
 . Farklılığı herkes kabul etmeli
 . Üniversite tercihleri
 . Gaziantep, yaşanabilir bir yer mi?
 . Şimdilerde bağırarak konuşma moda
 . Hayvanlar özgür olmalı
 . Zaman değerlidir
 . Sabır sabır da nereye kadar?
 . Dilenciler
 . Karne heyecanı
 . Doğayla hep savaş halindeyiz
 . Bayram deyince
 . Çöp meselemiz bitmiyor
 . Televizyon ve toplum
 . Anneler Günü
 . Çok ilginç
 . Huylu huyundan vazgeçmiyor
 . Tüfek icat oldu insanlık öldü
 . Çevre konusunda hiç akıllanmamışız
 . Sözün gücü ve etkisi
 . Evdeki hesap çarşıya uymuyor
 . Bahar
 . Televizyonun eğitici yönü kalmadı
 . Kim kazanır?
 . Neden geçmişe hep özlem duyarız?
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya