26 Haziran 2019, Çarşamba Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Yaşamadıktan sonra
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Nerde yanlış yaptım
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
“Güze: Türkiye'nin İlk Gül Müzesi” (!)
Leyla Adın
Sabır sabır da nereye kadar?
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Yanlış hesap
Av. Aziz Canatar
Adelet ve yargı (4)
Aykut Tuzcu
Mitil
ÇOK OKUNAN HABERLER
Doğanın korunması, kültürel mirasın restorasyonu hedefleniyor
Kedinin avladığı yavruyu kurtaramadılar
ABD konvoyu Nusaybin'den görüntülendi
THY'den Boeing 737 MAX açıklaması: “Bazı uçuşlarda iptaller olabilir”
Fırtına Vadisi'nde vatandaşlar binalarını kendileri yıktı
Trafik magandalığında gelinen son nokta
Tahran-Van treni ilk seferini gerçekleştirdi
DemirDöküm, Antep pazarındaki gücünü artırmayı hedefliyor
Sürülerin tozlu yolculuğu
Türkiye için büyük cesaret veren bir mesaj
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Leyla Adın
 
Doğayla hep savaş halindeyiz

   08 Haziran 2019
 

Ne zaman, yaşadığımız çevre ve doğa tahribatı ile ilgili bir konu açılsa, aklıma hep şu söz gelir: “Doğayla sürekli savaş halindeyiz ve eğer kazanırsak kaybedeceğiz”  Hubert Reeves.

5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak kutlanır her yıl. Çevremize ne kadar sahip çıktığımız, doğayı ve doğadaki canlıları ne kadar koruduğumuzu istatistiki verilerle gösteren günlerden biri de diyebiliriz aslında bakarsak. Bu verilere rağmen yine de ders almıyor ve gittikçe daha çok yok ediyoruz ne yazık ki. Hâlbuki bu gibi özel günler kutlanırken, herkes alması gereken önlemleri düşünmeli önce. Mesela her gün çevremizde ne olup bitiyor ve bu olup bitenlerden ne kadar haberimiz var? Gibi.

Doğa bize karşılıksız ve sayısız o kadar çok şey veriyor ki, ihtiyacımız olandan çok daha fazlasını tüketiyoruz. Yetmiyor daha çok kesiyor, yakıyor ve yıkıyoruz. Zaten yaşadığı evren ile sürekli kavgalı olan tek tür de, sadece insanoğlu sanırım.

Şırıl şırıl akan bir dere kenarında, yemyeşil bir ortamda, kuşların cıvıltısı, yaprakların hışırtısı ve mis gibi kokan çiçekler arasında… Kimse böyle bir ortamdan rahatsız oluyorum demez asla. Hatta bana soracak olursanız huzurun tam olarak adı derim.

Günümüze baktığımızda, çevre konusunda kamuoyunun duyarlılığı biraz daha arttı belki ama diğer yandan doğanın başa çıkmaya çalıştığı sorunlar da büyüdü. Küresel iklim değişikliği, su sorunu, nükleer enerjinin yarattığı belirsizlik, doğal alanların tahribi, yaban hayat üzerindeki baskı, giderek artan dünya nüfusunun ihtiyaçları ve yarattığı yük bizi, koruma anlayışımızı ve yaşam biçimlerimizi gözden geçirmeye zorluyor. Bugünkü tüketim ve üretim modelleri aynı kaldığı taktirde nüfus 2050’de 9 milyar 600 milyona ulaşacak ve bugünkü yaşam tarzımızı sürdürmek için bu sefer üç gezegene ihtiyacımız olacak.

Dünya üzerinde 5 ile 100 milyon arasında tür olduğu varsayılmakta. Günümüze kadar sadece 2 milyon türün keşfedildiği düşünülürse üzerinde yaşadığımız gezegen ve diğer canlı ve cansız türler hakkındaki bilgilerimizin yetersiz olduğu ortaya çıkıyor. Bilinen 17.291 bitki ve hayvan türü azalarak nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya iken, sayıları artan birkaç türden biri de insanoğludur. Bu tükenişin en büyük sorumlusu yine insandır ne yazık ki.

Çeşitli gerekçelerle ormanlar, tarım alanları, meralar, sulak alanlar tahrip edilmekte, balık stokları azalmakta ve dünyanın ısınmasına neden olan gazlar atmosfere karışmaktadır. Bunların sonucunda da, türler doğal hızlarından bin kat daha hızlı bir şekilde yok olmakta. Dünya üzerindeki tür çeşitliliği bize gıda, ilaç, giysi, yakıt gibi çok sayıda fayda sağlamaktadır.  Bahçemizdeki böcekten, yol kenarındaki çimene kadar her türlü canlının birbiriyle bağlantısı var. Ve bu bağlantıların hepsi yine biz insanların yararınadır.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Sabır sabır da nereye kadar?
 . Dilenciler
 . Karne heyecanı
 . Doğayla hep savaş halindeyiz
 . Bayram deyince
 . Çöp meselemiz bitmiyor
 . Televizyon ve toplum
 . Anneler Günü
 . Çok ilginç
 . Huylu huyundan vazgeçmiyor
 . Tüfek icat oldu insanlık öldü
 . Çevre konusunda hiç akıllanmamışız
 . Sözün gücü ve etkisi
 . Evdeki hesap çarşıya uymuyor
 . Bahar
 . Televizyonun eğitici yönü kalmadı
 . Kim kazanır?
 . Neden geçmişe hep özlem duyarız?
 . Bataklıkta sinek avlıyoruz
 . Kadın kimdir?
 . Akıllı çalışmak
 . Önceliğimiz sağlık olmalı
 . Bir insanı en iyi üslubu tanımlar
 . Köy ve kent insanı
 . Biraz kitap
 . Toplu taşımada şoförler eğitilmeli
 . Karne
 . Önce bilinç gerek
 . Kadın dayanıklıdır
 . Gülmeyi ve güleni özlemek
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya