20 Temmuz 2019, Cumartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Yaşamadıktan sonra
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Saltanat
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
İNCİR ÇEKİRDEĞİNİ DOLDURAN HEYKELLER: KUŞADASI NECATİ KORKMAZ MİKRO MİNYATÜR MÜZESİ
Leyla Adın
Gaziantep, yaşanabilir bir yer mi?
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Açmaza çekidüzen
Av. Aziz Canatar
Adelet ve yargı (4)
Aykut Tuzcu
Yaptırımlar ve İranlılar
ÇOK OKUNAN HABERLER
1 litre benzinden 300 litre gaz
Rizeli'nin topladığı çayı kamyona yüklemek için bulduğu yöntem güldürdü
Kendilerini polis olarak tanıtarak turistleri gasp eden 3 İranlı yakalandı
Dikildikten 21 yıl sonra çiçek açtı
Yaşlı teyzenin şoföre engelli rampası sitemi sosyal medyayı salladı
15 bin adayın sıfır çekmesi eğitimdeki gerilemeyi ortaya koyuyor
Bebek ölümleri meclis gündemindeydi
İlk defa drone gören ayılar böyle görüntülendi
Tefecilik operasyonunda 9 gözaltı
Bakır ve sedefe kadın eli değdi
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
 
Tiryakilik

   15 Haziran 2019
 

Stephen Covey sahneye çıktı. Herkese hitaben “Gözünüzü kapayın ve sağ elinizle kuzeyi işaret edin,” dedi.[i] Herkes gözünü yarı kapayıp, etrafı tarassut ederek sağ eliyle kuzey sandığı yöne doğru işaret etti. Covey herkese gözlerini açtırdı. Elinde tuttuğu pusulasını sahnenin ortasına yerleştirilmiş projeksiyon makinesinin üstüne yavaşça koydu ve perdeye yansıyan görüntüye baktı. Bunlar olurken, bir kaç delikanlı yönetici çaktırmadan kolunu konuşmacının gösterdiği doğru yöne gelecek şekilde etrafa çaktırmadan düzeltmeye çalıştı.

Pusulaya göre gerçek kuzeyi Covey kendi eliyle gösterdi. Salondakilerin çoğu kuzeyin yerini bilememişti. Salonda bir homurtu yükseldi. Gerçek gözüne sokulmasına rağmen sonucu kuşku ile karşılayanlar, yenilgiyi kabullenemeyenler, ya da sekiz yüz dolar ödeyerek veya birisine ödettirerek seyretmeye geldikleri bir Amerikalının kendilerini faka bastırmasını kendine yediremeyenler homurdanıyor veya yanındakine hayretle bir şeyler mırıldanıyordu. Covey, alışık olsa gerek, birkaç saniye duraksayıp hararetli tartışmaya başlamak üzere olanların sakinleşmesini bekledi. Covey, zoru başarmış, çoğunluğu emin olduğu sandığı bir şey konusunda yanılabileceğini göstermişti. 

Yaşantımızı saat mi yoksa pusula mı idare ediyor? Kimimizi zaman, kimimiz pusula yönetiyor. Doğrusu her ikisi de olmalı. Stephen Covey son üç dört yılda bizde de meşhur olan önem - acillik matrisinde bunu çok iyi ifade ediyor. Hangi işleriniz çok öncelikli hangileri az öncelikli belirleyiniz diyor. Daha sonra bunlardan hangilerinin acil hangisinin acil olmadığını yazmanızı istiyor. Sonuçta elinizde “önemli – acil”, “önemsiz – acil”, “önemli – bekleyebilen” ve “önemsiz – bekleyebilen” adlarını taşıyan dört bölüm ve her birinin altında yazılı işleriniz çıkıyor.”

Akıllı bir iş. Bunu yaparken insanlar en çok nerede zorlanıyorlar? Kimisi yaptığı itfaiyeciliği, kimisi miyopluğunu, kimisi gününü geçirdiği bezginlik veren ıvır zıvır işleri yazmakta sıkıntı çekiyor, kimisi de yangın çıkmasını önleyecek işleri ayırt edemiyor. Tiryakiler bir türlü eski adetlerinden vazgeçemiyorlar. Saat farkını fark edemeyenler için durum zor.

Saat farkı?

Yöneticilik içinde çarpıcı saat farkları olabiliyor  - 23. saatten sonra yapılan işler “son dakika yöneticiliği” 24. saatte yapılan işler “patrona endeksli yöneticilik” 25. saatten sonra yapılan işler “pardon yöneticiliği !” adıyla biliniyor. 

 



Stephen Covey tarafından yapılan bu gösteriye, bir danışmanlık kuruluşu tarafından 1997 yılında İstanbul’da düzenlenen bir günlük seminerde tanık oldum.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Açmaza çekidüzen
 . Açmaza çekidüzen
 . Asayiş berkemal
 . Beyin fırtınası – yazması...
 . Elma – armut – kiraz
 . Önlem2 Çaresini buldum!
 . Önlem - düzeltme kargaşası
 . Destek – Köstek
 . Önemsenmeyen şikâyetler!(2)
 . Bana kadar geldiler mi?
 . Bunlar da ne?
 . Kılıcı kuşanma
 . Şikâyetin savuşturulması
 . Yenmez yutulmaz
 . Perde arkası
 . Sipere gir
 . Yolunu kes
 . Yanlış hesap
 . İsabet ettirme hatası
 . Zamanla yarış
 . Zaman yönetilemez!
 . Kusurun sonuçları
 . Demokratik tek şey
 . Sağına soluna bak!
 . Zaman kayıp gider
 . Tiryakilik
 . Si-Yi-Yo
 . Dinlemenin bedeli...
 . Kavrama
 . Aklı mı fazla?
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya