20 Ekim 2019, Pazar Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kendini yakala
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Basit hesap
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
7 Güzel Adam Edebiyat Müzesi / Maraş
Leyla Adın
İşsizlik
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Sözcükler dünyası
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Bütün yollar Putin’e çıkar!..
ÇOK OKUNAN HABERLER
Sağlık çalışanları tükenmişlik sendromu yaşıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ABD ile varılan anlaşmaya ilişkin açıklama
Bu fabrikada çalışanların tamamı kadın
Çiftçinin yüzde 60-70’i banka borçlarından dolayı icralık
Emekli maaşları e-devletten bağlanacak
1500 yıllık mezar odaları bulundu
Türkiye'nin yurt dışı varlıkları arttı, yükümlülükleri azaldı
Zincirleme trafik kazasında iki kişi yaralandı
Başarının temelinde sabır ve inanç var
"Taleplerimizin peşini bırakmayacağız"
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Leyla Adın
 
Hayvanlar özgür olmalı

   06 Temmuz 2019
 

Daha önce birçok hayvanat bahçesini gezdim. Gittiğim her hayvanat bahçesinde de neredeyse hep aynı karışık duyguyu hissettim içimde. O ortama her girdiğimde bir yandan sevinirken, bir yandan şaşırıyor, diğer yandan da üzülüyorum açıkçası. Hayvanları görmek, tanımak için gittiğimiz bu tarz yerlerde, insanı bir hüzün bastırıveriyor ister istemez. Bu duyguyu oraya gidip de hissetmeyen yoktur eminim.

Düşünsenize normalde metrelerce ileriden dahi gördüğümüzde korkup kaçabileceğimiz birçok hayvan, küçücük kafeslere konulmuş ve onlarla aramızdaki mesafe ise bir tel örgü veya sadece bir camın kalınlığı kadar. Bu durumda korkumuzu arkamıza alıp, onlara daha yakın mesafeden yaklaşabiliyoruz. Bizler bu durumdan ne kadar memnunsak, o hayvanlar da bir o kadar rahatsızdır eminim.  

Ne olursa olsun hayvanlar doğal ortamlarında yaşamalı diye düşünüyorum. Mesela bir balık herhangi bir cama çarpmadan bir deniz veya okyanusta rahatça yüzebilmeli. Bir maymun, bir aslan ya da bir geyik, alanı sınırlandırılmamış bir şekilde ormanda yaşayabilmeli. Ve daha birçok hayvan kendi doğal yaşam alanlarında özgürce yaşayabilmeli.

Bir canlının elinden özgürlüğü alındı mı geriye pek bir şey kalmıyor ne yazık ki. Nefes alması dışında. Bu hem insanlar hem de diğer bütün canlılar için geçerlidir. Bir kuş dilediği yüksekliğe uçabildiği kadar kuştur. Mesela bir kelebek, istediği çiçeğe veya ağaç dalına konabildiği kadar kelebektir. Ya da bir tilki, kilometrelerce koşabildiği kadar tilkidir.

Hayvanat bahçelerinde alanlar ne kadar doğal yapılmaya çalışılırsa çalışılsın, sonuçta insan eli ile tasarlandığı için yine de yapay bir yaşam alanı oluyor artık. Ve uzun süre bu yapay alanlarda yaşamını sürdüren canlılar, kendi doğal özelliklerinin dışında, artık yapay davranışlar sergiliyorlar maalesef.

Özellikle çocuklar için yapılan hayvanat bahçeleri onların da hüzünlenmesine neden oluyor bir yerde. Hayvanat bahçelerinin eğitici yönü var tabii ki. Ama bu eğitim daha farklı yöntemlerle de sunulabilir. Mesela evcil hayvanlar ya da en önemlisi belgesel programları...

Hayvanat bahçeleri sadece nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan canlı türlerinin barındığı alanlar olmalı ya da. Ancak bu şekilde gerçekten doğal hayatı koruma altına almış oluruz. Ama şuana kadar gittiğim tüm hayvanat bahçelerindeki canlıların yüzde 95’inin nesli herhangi bir tehlike altında değil.

Doğadaki tüm canlı, cansız türlerinin tükenmesinin başlıca nedenlerinden biri, doğal yaşam alanlarının yok olmasıdır. Biz insanlar bu alanları koruyalım derken, aslında yok ediyoruz da farkında değiliz.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . İşsizlik
 . Şiddetin gerekçesi olamaz
 . Sabır sabır da nereye kadar?
 . Sonuç düşündürücü
 . Biraz da gülelim
 . Öfke kontrolü
 . İnsan sevgiyle yaşar
 . Gerçekten çok yazık!
 . Yeni umutlarla, yeni eğitim öğretim yılına merhaba
 . Empati ve ceza
 . Leylekler semalarda
 . Çevreyi temiz tutmak kişinin, kendine saygısıdır
 . Tüm insanlık, bir kez daha öldü
 . Gaziantep’te kiralar çok yüksek
 . Hem şaşırttı hem de sevindirdi
 . Ormanlarımız yanıyor
 . Bayramın ardından
 . Bayram demek
 . Yaşar Kemal’i okumalı ve anlamalıyız
 . Farklılığı herkes kabul etmeli
 . Üniversite tercihleri
 . Gaziantep, yaşanabilir bir yer mi?
 . Şimdilerde bağırarak konuşma moda
 . Hayvanlar özgür olmalı
 . Zaman değerlidir
 . Her şey vaktinde güzel
 . Dilenciler
 . Karne heyecanı
 . Doğayla hep savaş halindeyiz
 . Bayram deyince
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya