05 Nisan 2020, Pazar Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
Nurgün Balcıoğlu
Gökten para yağacak mı?!
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kendini yargılama
Ayfer Tuzcu Ünsal
Antep’te hamam gelenek ve görenekleri (2)
Metin Atamer
Ben yaptım oldu
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Anadolu’nun İlk Demiryolu Hattı: İzmir-Aydın Demiryolu
Leyla Adın
Eski bir tapınak yazıtı
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Aykut: In memoriam
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Av Şafak Yılmaz
Covid 19 kıskacında sosyal devlet
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Kininizi diri tutun!
Bülent Yılmaz
Koronadan sonra dünya
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe Kepkep
Sağlıklı ve doğru beslenme nedir? (3)
Ali Ihsan Kaya
Gelir vergisi beyanı başladı
ÇOK OKUNAN HABERLER
Gaziantep FK’da bazı oyuncular sokağa çıkamayacak
Sağlık Bakanı Koca: Genç nüfusun hareketliliği en zayıf noktalarımızdan biri
Gaziantep’e giriş çıkışlar kapatıldı
Bin 856 liseye yerleştirme yapılacak
AB'den BM'nin Ateşkes Çağrısına Destek: İnsanlığı ancak birlikte koruyabiliriz
"Eczaneler bulaş riskinin en fazla olduğu yerler"
Dolu, cadde ve sokakları beyaza bürüdü
Mülteciler sınırda öldürüldü ve kötü muameleye uğradı
Korona virüs denetimlerinde pes dedirten görüntü
“Onkoloji personeli Covid-19 ünitelerinde görevlendirilmemeli”
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Sektöre ve firmalara değer katmak istiyoruz
“Panama Danışmanlık olarak akredite Kobi Danışmanlarımız ile fikirden projeye üretimden satışa her alanda Kobilerimizin yanındayız”
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Metin Atamer
 
TEKSİR

   06 Temmuz 2019
 

Orta Doğu Teknik Üniversitesi imtihanına 1961 senesinde girdim. O tarihte merkezi bir sınav sistemi yoktu. Her üniversite, hatta her fakülte kendi giriş imtihanını yapar, önceden belirlenen kriterler içinde öğrenci alırdı. Üniversite bugün izleri bile kalmamış olan Büyük Millet Meclisi’nin hemen arkasında kurulmuş bulunan 10 veya 15 baraka içinde bölümlerle ayrılmış sınıflarda öğrenim görürdü. Sınav sonuçları kısa zamanda belli olmuş, ben de bu sınavda başarılı olmuştum. Ancak bu başarı istediğim ve arzu ettiğim bölümden ziyade, yakaladığım toplam puan üzerinden bir bölüme yerleştirilmiştim. Bu bölüm okulun ikinci kez talebe aldığı bir bölümdü ve bizden başka bir üst sınıf vardı. Sınıf mevcudumuz 6 kişiydi, ikinci sınıfta ise 5 kişi vardı. 

 

Okulun bir kantini vardı, 2.5 liraya öğleyin tabldot çıkar, hepimiz bu yemeği yerdik. Yemekhanenin hemen arkasında bir odada Talebe Birliği vardı. O tarihte talebe birliği başkanı, bugün hala sevdiğim ve saydığım bir dostumdu. Okulun öğrenci sayısı az olduğundan Talebe Birliği’ndeki arkadaşlar okuldaki hemen herkesi tanırlardı. Herkeste onları yakinen tanırdı. Büyük Millet Meclisi binasının ısı santralı yönetim binasının bazı odaları da üniversitenin kullanımına tahsis edilmişti. Rahmetle andığım Rektör Kemal Kurdaş’ın çok becerikli olan pratik düşünce yapısı vardı. Aklına yatan her şeyi yapar, olmayacak hiçbir şeyi ona kabul ettiremezdik. Rektör olarak oturduğu odanın kapısının kapandığına şahit olmadım. 

 

Üniversitenin ihtiyacı olan basım işlerini matbaalara yaptırırlar, ancak küçük işler, üniversitenin kendi teksir basım yerinde yapılırdı. Bu tür basım işlemi uzun zamandır olmadığı için bir çok kişi bilmez. Eskiden daktilo makinaları vardı. Bu makinaların göğsünde klavye , klavyenin oynayan ucunda her harfin küçük ve büyük şekilde metal hurufatı vardı.  Her harfe basışta harf yuvadan çıkıp üzerine vurulan boyalı bir şeridin arkasında bulunan kağıda, bu harf çıkardı. Teksir de ise, harfler şeridin üzerine değil, mumlu formatta bir kağıda harfleri basardı. Mumlu kağıdın üstüne o harf çıkardı. Yazı mumlu kağıdın üstüne yazıldıktan sonra dönen bir tamburdaki boyalı malzeme marifeti ile yazı kağıda basılmış olurdu. 

 

Okuldaki bu çalışan kısmı teksir olarak adlandırırdık. Hocalar, imtihanda sorulacak soruları böyle kağıtlara bastırır, imtihanda dağıtırdı. Bir gurup Talebe Birliği’ndeki öğrenci, teksir bölümünde eleman ihtiyacı olduğunu öğrenmişler.  Yakın tanıdıklarından bir kişiyi yönetime önermişler. Önerilen delikanlı işe alınmıştı. Gece gündüz demeden çalışan bu delikanlı, kendisini işe aldıran bu insanlara şükranlarını zaman zaman şeklen sunmuştu. O sene bu öğrencilerin inanılması zor çok yüksek bir derece ile okulu bitirdiklerini izlemiştik 

 

Daha sonraki senelerde dost ve arkadaşlarımdan bununla ilgili itirafı bizzat dinledim. İmtihandan bir gece evvel basılan soruların, teksire yerleştiren delikanlı tarafından bu guruba iletilmesi neticesinde, sadece bir gece çalışılarak mezun olan bu takıma hayrandım.

 

Aynı bu şekilde Fetulah Gülen tarafından, üniversite soru ve kitapçıklarının basım birimine kendi adamlarını yerleştirmesi neticesinde, sorular hatta cevaplarda bir şekilde günler evvelinden birilerinin eline geçmekteydi.

Kendi yandaşlarını bu şekilde askeri okullara bile soktuğunu hepimiz bilmekteyiz. Bu basımevinde rahmetle andığım Yıldırım Fındık adlı dostum çalışmaktaydı. O senelerde bazı bilgileri bizlerle paylaşırdı. Durumdan çok üzülür, işinin tadı tuzu kalmadığını defalarca söylerdi. Bu işlemler sürerken devletin de seyirci kalmasını üzülerek izlerdik. Bir şey yapamamanın verdiği çöküntü ile beklerdik. Bir gün bu devranın çökeceğine inanmaktaydık. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde de teksir bölümünde yapılan bu ahlak dışı hareket açığa çıkınca, delikanlıyı işten atmışlardı. Ancak mezun olanlara yapılacak bir şey yoktu. 

 

Bugün hala hayatta olan bu arkadaşlarımla kimi zaman oturup eski zamanları yadeder güleriz. Ancak Gülen Cemaati ve onun adamlarının nerelere dal saldıklarını bizler bilmiyoruz, amma Devletin mekanizmasında bunların izlerinin var olduğunu inanıyorum diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Ben yaptım oldu
 . Koyun can derdinde
 . Tanrıdan dileğim
 . Bize bir şey olmaz
 . Bir musibet
 . Korkum
 . Düş ve gerçek
 . Nereden nereye
 . Ayak
 . Marko
 . Deprem odağı
 . Çek bir acılı İstanbul
 . Zarardan dönersen kârdır
 . Kim deli, kim akıllı?
 . Bir Özlemim Var
 . Makus Talih
 . İstanbul’un kanalı
 . Cadde İsimleri
 . NATO
 . Diyet
 . Hesap ve hayat
 . Bu son olsun
 . Kanal İstanbul
 . Bir dost arkasından
 . T.C.
 . Acı sentez
 . Bir çocuk oyunu
 . Bir harekatın anatomisi
 . Basit hesap
 . Dinleme adabı
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya