30 Mart 2020, Pazartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
Nurgün Balcıoğlu
Evrensel adalet hepimizi eşitledi
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kendini yargılama
Ayfer Tuzcu Ünsal
Antep’te hamam gelenek ve görenekleri 1
Metin Atamer
Koyun can derdinde
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Anadolu’nun İlk Demiryolu Hattı: İzmir-Aydın Demiryolu
Leyla Adın
Bill Gates
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Aykut: In memoriam
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Av Şafak Yılmaz
Corona virüsü
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Kininizi diri tutun!
Bülent Yılmaz
Tüketiciler için ipuçları
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe Kepkep
Zeytin ve zeytinyağı (1)
Ali Ihsan Kaya
Gelir vergisi beyanı başladı
ÇOK OKUNAN HABERLER
İnternet kullanımı yüzde 40 arttı
Panik yaşanmaması için gerçeği söyleyin
Engelli aylığı ve evde bakımdan yararlananların rapor süreleri uzatıldı
Bir televizyon dört çocuk
'ABD'de 100 binden fazla ölüm yaşanabilir'
Selçuk: EBA canlı sınıf uygulaması başlatıyoruz
CHP’den Teklif: Üniversitelilere geri ödemesiz 550 TL destek verin
Vaka sayısı 600 bini aştı, 27 bin kişi yaşamını yitirdi
Bakanlıktan üreticilere 106 milyon 155 bin TL ilave destek
30 milyon maskenin dokumasız kumaşı Gaziantep’ten
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Sektöre ve firmalara değer katmak istiyoruz
“Panama Danışmanlık olarak akredite Kobi Danışmanlarımız ile fikirden projeye üretimden satışa her alanda Kobilerimizin yanındayız”
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Metin Atamer
 
Acı sentez

   29 Ekim 2019
 

Dünyanın hiç bir anlaşması hiçbir devlet için bir başarı abidesi olmamıştır. Her zaman neticeye bakarak zafer naraları atmak, kanımca doğru bir davranış değildir. Ömrüm boyunca şu sözlere çok kıymet veririm. Geçmişini iyi anlamayan toplumlar , geleceğe yön veremezler.

Önce geçmişi analiz etmek gerekir. Bakın bugün Mudanya mütarekesini, Lozan antlaşmasını , hatta Montrö antlaşmasının üzerinde nasıl tartışma yapabiliyorsak, her konuda varılan mutabakat, mutlaka üzerinde durulması gereken bir konudur. Seversiniz, veyahut sevmezsiniz bilmiyorum amma seneler önce Amerikan 6’ıncı filosunun her İstanbul’a gelişinde genç nüfus Taksim ve Beyazıt meydanlarında toplanıp pankartlar açarak,  Yankee Go Home” diyerek kıyametler kopartırlardı.

 

O tarihte polislerin başlarında beyaz kaskları vardı ve ellerindeki copları acımasızca gençlere savururlardı. Gençler ise, “6. Filo Defol” diye haykırırlardı. Gençler beyaz kask giyen polislere de Fruko diye adlandırırlardı. Daha sonraları bu beyaz kaskları polisler giymek istemedi ve şapkaya dönüştü.   

 

Boğaza gelen 6 filodaki uçak gemisi, boğaz trafiğini alt üst ederdi.  Tıpkı 1856 senesinde İstanbul’a gelen 3 Amerikan savaş gemisi gibi, istediğini alma provası yapmaktaydı. 1856’lı tarihte Osmanlı Devleti,  Amerika’ya 240 adet Amerikan okulu açma imtiyazını cebren de olsa vermek mecburiyetinde kalmıştı. Projenin adı ‘Friend Of America’ yani, Amerikan sempatizanı yetiştirip ülkeleri içerden çökertmekti. Ancak bu okullarda yetişen bir çok insan hiçte Amerikan sempatizanı olarak hizmet vermediğini, zaman içinde, hem yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti yöneticileri, hem de Amerikalı oyun kurucuları anladı. 

 

Bu nedenle Amerika’nın taktik değiştirme zamanı 1968’lerden sonra kurgulandığını seyretmekteyiz. Ilımlı İslam adı altında çeşitli İslam ülkelerinde kurulan okullarla bu projenin şekil değiştirdiğini görmekteyiz. Başında Bayan Condoleezza Rice gelmekteydi.  Türkiye’yide bu kaynayan kazanın içine almak, Amerika’lılar tarafından zor olmadı. Çünkü hala Türkiye’de aydın zümre yüzde 30’lardaydı. Fetullah Gülen adında din istismarcısını da bugünlere yetiştirdiler. Barrak Obama döneminde Amerikan Ulusal Güvenliğinden sorumlu başka bir Rice, Suzan Rice, Ortadoğu  koordinasyon görevini üstlendi.

 

Suzan Rice, Amerika’nın Ulusal Güvenliği bakımından Suriye’nin kuzeyinde bir eşkıya devleti kurma konusunda büyük çaba harcadığını izlemekteyiz. PKK’ya ek olarak ISIS , YPG, gibi oluşumları destekleyip yarattılar. 7000 kilometre uzaktaki bir ülkede yarattıkları kaosun, Amerika’nın hangi güvenliği konusunda bir problem olur diye hiç düşündünüz mü? 

 

Önemli olan Suriye’de bulunan yeraltı zenginliğinin üzerine Akbaba gibi oturmak istedikleri açık ve seçik gözler önünde olduğunu izlemekteyiz. Amerika için mühim olan yüzlerce insanın canına mal olması değil, petrol ve doğal gazın kontrolünü elden kaçırmamak önemli idi. Hatta bu konuda Türkiye’yi de kullanıp, dönemin Başbakanına  “ARAP BAHARI” adı altında  Müslüman ülkelere  bir dizi ziyaretler yaptırıldı. Her gidilen ülke karıştı, ülke yöneticileri ya devrildi, ya asıldı, yada öldürüldü.

Türkiye, Müslüman dünyasında istenilmeyen ülke durumuna bile düştü. Önemli olan, aslında Amerika’nın çıkarlarının zedelenmemesi gerekmekteydi. Bu Amerika tarafından çok güzel işlendi. 

 

Bu arada Fetullah Gülen’in adı çok güzel kullanıldı. Adamın resimleri ve ekranlarda seyredilen hareketlerini izlerken mutlaka sizde kendinize sormuşsunuzdur:

Bütün bunları bu adam mı planladı?” diye. Amerika tarafından, onun adı ile bir çok ülkede okullar açtırıldı. Aslında okullar Amerika tarafından kontrol edilen bir sistemin içinde çoğalmaya başladı. Bu ülkelerde hem devlet dairelerine, hem de askeri  disiplin içine sızmayı başardılar. Hatta Türkiye’de askeri ihtilal bile yapmaya kalkıştılar. Son 60 senede Türkiye’de yapılan askeri darbelerin hepsinde Amerika’nın parmağının olduğunu bilmeyen var mı?

Rusya’nın Amerika’dan farkı var mı? Bence yok. Amerika’nın hiçbir zaman dost olmadığı gerçeğini bugün dile getirirken, şimdi geçmişe doğru 60 sene evvele dönmek istemekteyim.

68 kuşağında meydanlarda bağımsızlık için Amerikan karşıtı eylemlerde dayak yiyen, hayatını kaybeden, hapse giren, işkence gören o günün gençliği ne kadar da ileriyi gördüklerini düşünmekteyim diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına. 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Koyun can derdinde
 . Tanrıdan dileğim
 . Bize bir şey olmaz
 . Bir musibet
 . Korkum
 . Düş ve gerçek
 . Nereden nereye
 . Ayak
 . Marko
 . Deprem odağı
 . Çek bir acılı İstanbul
 . Zarardan dönersen kârdır
 . Kim deli, kim akıllı?
 . Bir Özlemim Var
 . Makus Talih
 . İstanbul’un kanalı
 . Cadde İsimleri
 . NATO
 . Diyet
 . Hesap ve hayat
 . Bu son olsun
 . Kanal İstanbul
 . Bir dost arkasından
 . T.C.
 . Acı sentez
 . Bir çocuk oyunu
 . Bir harekatın anatomisi
 . Basit hesap
 . Dinleme adabı
 . Bakış açısı
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya