07 Aralık 2019, Cumartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Soruyu soran kim?
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
NATO
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Ege’nin Şarap Yolu / Urla Bağ Yolu
Leyla Adın
Kadınlar
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Perde inerken (2)
Av Şafak Yılmaz
Işık karanlıktan doğar
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Eczacı Bülent YILMAZ
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe KEPKEP
Sarımsak mucizesi (5)
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
40 metre genişliğinde 6 şeritli bir yol
Vatandaş gramla kestane alıyor
İnsansız kara aracı göreve hazır
Bizim en büyük gücümüz üretim şehri olmamızdır
‘Ruhsatsız silah’ operasyonunda 5 kişi gözaltına alındı
Erkekler, kasımda 21 kadın ve 5 çocuğu öldürdü
Define arar gibi kayıp dağcıları dedektörle arıyorlar
‘Kimsenin yapmadığı yeni tatları keşfetmek hoşuma gidiyor’
Bir kadına şiddet görüntüsü de Bursa'dan
Steril etmeden temizleyebilir ama temizlemeden steril edemezsiniz
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Metin Atamer
 
Hesap ve hayat

   21 Kasım 2019
 

Tarihteki birçok mimari yapı ve mimari eserin mutlaka bir hesapla yapılmış olduğuna inanırım. Çok eskilere gitmeden hepimizin bildiği bir eseri ele alalım. İstanbul’da tarihi bir yapı, bütün dünyanın ilgisini çeker. MS 360 yılında yapıldıktan sonra çeşitli deprem ve yangınlarda hasar gören bu yapı İmparator Justinianos tarafından yeniden inşası MS 532 başlayıp, 5 yıl gibi kısa bir zamanda tekamül edilir ve 27 Aralık 537’de ibadete açılır. Bu yapı, 916 yıl kilise olarak hizmet verir ve 1453 senesinde Sultan Mehmet tarafından İstanbul alındıktan sonra, yapılan değişiklikle camii haline dönüştürülen Ayasofya, 482 yıl camii olarak hizmet vermiştir. 

 

Binaya ilk minare Sultan Mehmet tarafından 1453 yılında yaptırılmış. Kuzey Doğu’da bulunan minare II Beyazıt tarafından ve diğer iki minare ise II Selim tarafından yaptırılmıştır. En önemlisi binanın yapımında yapılan çizimlerin kaybolmaması için binada kullanılan bir taşın içine konulup saklanmış olduğu yönünde rivayet vardır. Ayasofya’nın kubbesi iki yan kubbe ile beslenir ve Güney Kuzey yönünde eni 31.87 metre doğu batı yönünde ise 30.86 metredir. Kubbenin yerden yüksekliğinin ise 55.60 metre olduğu bilinir.

 

Ayasofya müzesinin hemen batısında yabancıların ‘Blue Mosque‘ dedikleri, kimi zaman bizim Çinili Cami olarak bildiğimiz, Sultan Ahmet Camiinin, karşısındaki Ayasofya’dan daha mükemmel olması için çok çalışılmış olduğu muhakkak. Mimar Sinan’ın kalfası Sedefkar Mehmet Ağa‘nın yaptığı bu camiinin çizimlerinin de inşaatta kullanılan bir taşın içine gizlendiği rivayet olunur. Sultan Ahmet Camii kubbesi yerden 43 metre yüksekte olup, çapı ise 23.5 metredir. Genelde Mimar Sinan’ın kalfalarının yaptıkları camilerde 24 metre kubbe çapının pek aşılmadığı görülmektedir.

 

Padişah Sultan Süleyman’ın kızı Mihri-mah Sultanla evlenmek isteyen Mimar Sinan’ın bu isteği geri çevrilince, Mimar Sinan’ın Edirne kapıda icazet alınmadan inşaatına başladığı ikinci Mihri-mah Sultan camiinde, bütün hünerini göstermeye çalıştığını biliyoruz. 3 Yıl gibi kısa bir sürede bitirilen camiinin, 204 adet pencereleri ile ışıl ışıl aydınlık iç mekanı vardır. Mimar Sinan’ın 64 yaşında yaptığını simgeleyen işaretler camide bulunmaktadır. Caminin kubbesi yerden 27 metre yükseklikte ve çapı 19 metredir. Kubbe 4 paye üzerine oturtulmuş dünyada ender bulunan bir yapıdır. Yapı bütünüyle bir cami değil sıbyan mektebi, kütüphanesi, hamamı, çarşı ve geniş avlusu ile bir külliyedir. Bu yapının da bir çizimi ve bir hesabı olduğu muhakkak. Burada da rivayet odur ki, külliyenin bir çizimi, kendi kütüphanesinde olduğu, ancak 1719 senesinde meydana gelen depremde bu değerlerin büyük bölümünün kaybolduğudur.

 

Ülkemizde son 17 senedir hızla inşa edilen ibadethanelerin planlı, programlı bir şekilde yapıldığına inanmamaktayım. Hatta bu inşaatların proje ve statik hesaplardan yoksun olarak ve bilhassa ruhsatsız yapıldığına inanmaktayım. 2006 senesinde 78608 adet cami sayısı 2018 senesinde 88 693 sayısına erişmiştir. Son 12 senede inşa edilen 10085 camiinin kaçında mimari proje var, kaçının statik hesapları bulunmakta merak etmekteyim? Birbirine 50 metre veya 100 metre mesafede birkaç caminin, birçok yerde var olduğunu görmekteyiz. İmam Hatip mezunları için iş konusuna yatırım yapılmasına karşı değilim, ancak birim kişi başına yapılan yatırım olarak bakarsanız, biraz pahalı bir planlama olduğu muhakkak.

 

Gaziantep ilimizde geçen hafta iskeleleri çöken AKKENT Camii 2012 senesinde yapılmaya başlandığını bilmekteyiz. Camiye birkaç yüz metre mesafede RIFAT SABİHA CAMİ; BARBAROS CAMİ; ABDULKADİR CAMİ; ve MAVİ KENT CAMİ bulunmaktayken, Gaziantep’imize yakışır çok büyük bir cami yapalım sevdası ile AKKENT CAMİ inşaatı başlamış. Proje YOK, STATİK HESAP yok, İNŞAAT RUHSATI YOK, DENETİM YOK; bu kaçak yapı belediye başkanlarının gözü önünde 7 sene devam etmiş. İnşaatta kalfa usulü tahta iskele kurulmuş. Kubbe yüksekliği 67 metre ve Mimar Sinan’ın bile düşünmediği TAM 34 metre kubbe genişliğini tutacak cılız tahta iskeleler, birbirine çivilerle tutturulmuş. Geçtiğimiz hafta bu iskeleler çöktü ve bir kıymetli Mimarımız Korkut Küçükcan bu çökmede hayatını kaybetti.

 

Sorumlu yok, proje yok, statik hesap yok, denetim yok ve bu herkesin gözü önünde cereyan etmekte, yok mu bu hayatın bir hesabı diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . NATO
 . Diyet
 . Hesap ve hayat
 . Bu son olsun
 . Kanal İstanbul
 . Bir dost arkasından
 . T.C.
 . Acı sentez
 . Bir çocuk oyunu
 . Bir harekatın anatomisi
 . Basit hesap
 . Dinleme adabı
 . Bakış açısı
 . Kayyum
 . Maarif
 . İda dağı
 . Tarif edin
 . Adil
 . Saltanat
 . Sanat
 . Saray
 . TEKSİR
 . Amerika Projesi
 . Nerde yanlış yaptım
 . Algı
 . Ekran
 . Korkunun ecele
 . Vatan
 . Kemancı
 . Arzuhalci
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya