10 Nisan 2020, Cuma Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
Nurgün Balcıoğlu
Gökten para yağacak mı?!
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kendini yargılama
Ayfer Tuzcu Ünsal
Antep’te hamam gelenek ve görenekleri (3)
Metin Atamer
Tekalif-i Milliye
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Anadolu’nun İlk Demiryolu Hattı: İzmir-Aydın Demiryolu
Leyla Adın
Eski bir tapınak yazıtı
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Aykut: In memoriam
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Av Şafak Yılmaz
Covid 19 kıskacında sosyal devlet
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Covid 19
Bülent Yılmaz
Koronadan sonra dünya
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe Kepkep
Sağlıklı ve doğru beslenme nedir? (5)
Ali Ihsan Kaya
Gelir vergisi beyanı başladı
ÇOK OKUNAN HABERLER
Eldiven ve maskeler için pazar yerlerine atık kutuluları konuldu
Nizip'te bir mahalleye korona karantinası
Sağlık çalışanlarına Temel Fotoğraf Eğitimi verilecek
Eğer bu süreç devam ederse çok kötü günler bizleri bekliyor
Komşularla yemek yenmesi yasak
Esnaf, kredi, kredi kartlarını ve çeklerini ödemekte zorlanıyor
Merkez Bankası'nın toplam rezervleri azaldı
Türk Polis Teşkilatının 175. Yılı kutlandı
SANKO, Prof. Dr. Yesari Karter’i hekim kadrosuna kattı
İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 0,15 arttı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Sektöre ve firmalara değer katmak istiyoruz
“Panama Danışmanlık olarak akredite Kobi Danışmanlarımız ile fikirden projeye üretimden satışa her alanda Kobilerimizin yanındayız”
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Metin Atamer
 
İstanbul’un kanalı

   18 Aralık 2019
 

İlk defa İstanbul Boğazı’nın iki yakasını birleştirecek bir köprü yapılması, 1970 senesinde başlandığında proje 21.774 milyon liraya mal olacağı ilan edilmişti. Şubat 1970 senesinde temeli, zamanın Başbakanı Süleyman Demirel tarafından atılmıştı. Ancak ülkemizde bu tarihteki nüfus yoğunluğu 35.600 milyon idi. Türkiye’de 1970 senesinde yapılan nüfus sayımında okuma yazma bilmeyen nüfus oranı ise yüzde 60.34 olarak kayıtlardadır. Aynı tarihte hekim başına düşen hasta sayısı 2228 olarak tespit edilmiş.

Yine aynı kayıtlara göre doktor olarak hizmet verenlerin sayısı 15856 olarak belirlenmiş. Bu verileri ele aldığımızda bir ülkenin eğitim ve sağlık yatırımlarının, her konunun önünde gelmesi gerektiğine inanmaktaydık. 1970’li senelerde Türkiye’de sağlık hizmetleri verebilecek hastanelerin sayıları bile OECD ülkelerinin içinde en alt sıralarında seyrederken, bir köprüye harcanması planlanan bu büyük bütçeyi, genç nüfus olarak kabul etmemek için direnmiştik. 

Bu kadar büyük bir meblağının başka elzem konulara harcanması gerektiğini meydanlarda protesto eden gençlik içinde ben de yer almıştım. Savunduğumuz bir husus vardı: Bu para ile kaç adet okul yapılabilir, kaç adet hastane yapılabilir?

Hatta o tarihlerde bugünkü kadar üniversite ve onlara bağlı yüzlerce fakülteler de yoktu. Bu kadar direnmemize aldırmayan iktidar, İstanbul Boğaz köprüsünü verilen süre içinde bitirdi. Kabataş’a araç taşımacılığı yapan, Üsküdar meydanından kalkan arabalı vapur için sıraya geçtiğimiz meydanın gereği ve boğaz trafiğini alt üst eden arabalı vapurlarının seferleri ortadan kalktı. Köprü yapılmadan evvel Ankara’dan araçla İstanbul’a gelir, aracı Üsküdar’da arabalı vapur sırasına sokar, vapurla karşıya geçer, işimiz bitince Üsküdar’a geri gelir, arabalı vapur sırası gelmiş olan aracımızla karşıya geçerdik. Köprünün kolaylığına, açıldıktan sonra hemen alıştık.

1980 senesinde, askeri müdahaleden sonra iktidara, yeni kurulan bir parti ile Turgut Özal Başbakanlık görev ile geldi. Çok alışılmamış bir yöntemle Boğaziçi köprüsünün hisselerini satarak, ikinci bir köprü yapma fikri ile ortaya atıldı. Çünkü İstanbul Boğaziçi Köprüsü trafik kesafetine cevap vermekten artık uzaklaşmaya başlamıştı.

Fatih Sultan Mehmet köprüsü projesi ortaya çıkınca, toplumda bazı itirazlar oluşmuştu, amma Rahmetli Turgut Özal pek dinlemezdi, tıpkı mecliste bütçe konuşmalarında sorulan sorulara hiç cevap vermediği gibi. 

1980’li senelerde Türkiye nüfusu 44.02 milyona ulaşmıştı. Nüfus son 10 sene içinde yüzde 24 oranında artmıştı. Ancak ne eğitimde, ne de sağlıkta aynı oranda yatırımlar yapılmadığından, kırsaldan şehirlere büyük göç engellenememişti. Nüfus artışına paralel olarak doktor başına düşen hasta sayısında belirgin bir düşüş yaşanmamıştı. Komşumuz Yunanistan’da bile doktor başına düşen hasta sayısı 642 iken bu sayı bizde hala 1650’de kalmıştı. Verilere göre 1980’li yıllarda 27 bin 241 doktorumuz yurt genelinde hizmet verdiğini kabul etsek bile, bu hizmetin yoğunlaştı yerler büyük şehirler olduğunu bilmekteyiz. 

Böyle bir gelişme içinde öğretmen ve eğitim kurumlarının hangi koşullarda olduğunu konuşmanın gereği olmadığına inanmaktayım. Son 25 senede 14 ana değişiklikle birlikte 22 defa eğitim sisteminde değişiklik yapan iktidarlar, Milli Eğitim sisteminde büyük yaralar açtığına inanmaktayım. Genel kültürden uzak, günlük yaşam bilgileri ile mücehhez, düşük kültür seviyesinde bir nesil yetiştirdik. Çin seddinin nerede olduğunu , Samsun’dan Trabzon’a giderken hangi şehirlerden geçildiğini bilemeyen çocuklar yetiştirdik. Türkiye’nin baş şehrinin İstanbul olduğuna inanan gençlik meydana geldi. 

75 milyar dolara mal olacak hayaldeki Kanal için, İstanbul’un doğa yapısına ihanet ettiklerini itiraf eden iktidar sahiplerine, bu projeye imkan vermemek gerek. İtiraf ettikleri bu ihanetin yeterli olmadığına inandıklarından, ihanete devam etmek için ‘İstanbul Kanalı’ adı ile hem Karadeniz’in hem de Marmara denizinin faunasının ana besini olan phytoplankton zincirini yok edeceklerini bilmemekteler. Ayrıca inşaattan etkilenecek bölgenin florasını da yok etmeye kararlı iktidarın cahil kuklalarını her akşam ekranlardan nefretle seyrederken, 75 milyar dolarla neler yapılmaz diye bir sözüm geldi söyledim, hem nalına hem mıhına.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Tekalif-i Milliye
 . Ben yaptım oldu
 . Koyun can derdinde
 . Tanrıdan dileğim
 . Bize bir şey olmaz
 . Bir musibet
 . Korkum
 . Düş ve gerçek
 . Nereden nereye
 . Ayak
 . Marko
 . Deprem odağı
 . Çek bir acılı İstanbul
 . Zarardan dönersen kârdır
 . Kim deli, kim akıllı?
 . Bir Özlemim Var
 . Makus Talih
 . İstanbul’un kanalı
 . Cadde İsimleri
 . NATO
 . Diyet
 . Hesap ve hayat
 . Bu son olsun
 . Kanal İstanbul
 . Bir dost arkasından
 . T.C.
 . Acı sentez
 . Bir çocuk oyunu
 . Bir harekatın anatomisi
 . Basit hesap
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya