29 Ocak 2020, Çarşamba Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Rolünü iyi oyna
Ayfer Tuzcu Ünsal
Zeytin Hasadı Şenlikleri(1)
Metin Atamer
Çek bir acılı İstanbul
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
İhraç edilen barış akademisyenlerinin kitap kafesi: Kültürhane
Leyla Adın
Yaşamın 40 altın kuralı
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Aykut: In memoriam
Av Şafak Yılmaz
Su çatlağını buldu
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Anladık! Yıl 2020!
Bülent YILMAZ
Deprem
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe KEPKEP
D vitamini (4)
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
Sivasspor maçının geliri depremzedelere bağışlanacak
Antrenmanın özel konukları vardı
Bidar, Taekwondo Millî Takımı Antrenörü olarak göreve çağrıldı
Alexandru Maxım Gaziantep FK’da
Çin, 40 gün içinde yeni koronavirüsü aşısı üretecek
PENTEX fuarı Gaziantep Ortadoğu Fuar Merkezi’nde
Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi'nin ilk 9 maddesi kabul edildi
Evleri temizlendi, ihtiyaçları karşılandı
Ankara TED Kolejliler sporu 3-1 yendiler
Kırsalda kalacaklara 100 bin lira hibe verilecek
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Bülent YILMAZ
 
Sözcüklere hapsolmak

   13 Ocak 2020
 

“Bu da ne demek şimdi “ dediğinizi işitir gibiyim. Bir düşüncenin mülkiyet hakkı olabilir mi? Herkes, her türlü düşünce hakkında fikir beyan edebilir, savunabilir ya da eleştirebilir değil mi? Hayır efendim bu ülkede bu o kadar da kolay değil!

İslam’ın siyasallaştırıldığını, bunun da en büyük zararı bizzat İslam dinine verdiğini söylersek, hemen birileri çıkacak ve “sen kim oluyorsun da mübarek dinimiz hakkında fikir beyan etmeye kalkışıyorsun” diyecek ve bu konuda söz söyleme hakkının ancak ve ancak  “kendi mahallelerinin” bir mensubu tarafından yapılabileceğini söyleyeceklerdir.

(Bir başka yazımızda “siyasal İslam’ın geldiği noktayı uzun uzun ele alacağımız ve bu yazımızın konusunu dağıtmamak için bu konuya çok fazla girmek istemiyorum.)

Kimileri çıkar, milliyetçilik konusunda kendilerinin “otorite” olduğunu ve başka hiç kimsenin bu konuyu sahiplenemeyeceğini, hatta bu konuda fikir bile beyan edemeyeceğini belirtir…

Kimileri de, vatanseverlik, özgürlükler, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi kavramlar hakkında sadece kendilerinin söz sahibi olduğunu bu konuda -bırakın- fikir bildirmeyi, bu kelimelerin bir cümle içerisinde kullanılmasına bile tepki gösterir…

Başka birileri de çıkar, belli bir millet hakkında - hatta isim verelim, “Kürtlerin”, haklarını savunduklarını ve bu işin da sadece kendilerinin “mülkiyet” alanında olduğunu söyler…

Ne kadar sığ, kısır, boş ve çözümsüzlük odaklı bir söylemdir bu!

İşin garip olanı, bu fikri savunan her bir temsilci, retorik ustası görür kendisini. Ama bu “usta”lar, üçüncü cümlede tökezlemeye başlarlar.

Konuşurken kullanacağınız kelimeleri seçerken bile ne kadar da dikkatli olmanız gerektiği, basit bir kelimenin bile “başınıza iş açabileceği” bir coğrafyada yaşıyor olmanın dayanılmaz ağırlığını taşıyor olmak ne zor!

“Milli” dediğinizde sağ görüşlü olarak yaftalandığınız ama “ulusal” dediğinizde solcu sayıldığınız, AKP dediğinizde AKP ( ya da AK Parti) muhalifi olduğunuz, AK Parti dediğinizde ise Ak Parti ( Ya da AKP) taraftarı olarak algılandığınız , “ben milliyetçiyim” dediğinizde algılanan şey ile “ben ulusalcıyım” dediğinizde algılanan şeyin farklı olduğu bir ülkede yaşıyor olmak ne zor değil mi?

Terör örgütünün adını telaffuz ediş şekliniz bile sizin tarafınızı gösterdiğini zaten hepimiz biliyoruz. Pekeke dediğinizde anlaşılan ile pekaka dediğinizde anlaşılan aynı şey değildir ülkemizde.

Düşünebiliyor musunuz, “olanak” ve “imkan” kelimelerini kullanırken yapacağınız tercih bile sizi belli bir ideolojik gruba ait kılabilir.

 “Marifet iltifata tabiidir” derken bunun yerini tutacak güzellikte başka ne var demekten çekinmeyin.

Aynı yıllarda yaşamalarına rağmen, birisi saf ve duru bir Türkçe ile diğeri ise ağır bir Farsça ile eserlerini kaleme alan Yunus da bizim, Mevlana da bizim…

Üslupları, kullandıkları dil ve siyasi görüşleri çok farklı olsa da , “Akif inanmış adam, büyük şair” diyen Nazım Hikmet de bizimdir, “çıktığı yer “ ile vardığı yer çok farklı olan Necip Fazıl da bizimdir.

Siz kendinizi kelimelere hapsetmeyin dostlar. Bu coğrafyanın o kadim, çeşitli, zengin ve her biri birbirinden güzel sözcüklerini, atasözlerini, deyimlerini kullanırken kasmayın kendinizi. Bırakın o güzelim sözcükler özgürce dökülüversin dudaklarınızdan. Kim ne derse desin, kim ne düşünürse düşünsün bu sözcükler bizim. Korkmayın, en gür sesle söyleyin fikrinizi…

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Deprem
 . İsraf
 . İfrat-tefrit
 . Tüketirken tükenmek
 . Bu sözleri söyleyen benim atam olamaz
 . Sözcüklere hapsolmak
 . Drone çıktı, mertlik bozuldu!!!
 . Devletin asık yüzü
 . Dindar olmak mı, ahlaklı olmak mı?
 . Ahlak! Sadece ahlak! Mutlak ahlak!
 . Togo kuleleri
 . Ahlak ve erdem
 . Merhaba
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya