21 Ekim 2019, Pazartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kendini yakala
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Basit hesap
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
7 Güzel Adam Edebiyat Müzesi / Maraş
Leyla Adın
İşsizlik
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Sözcükler dünyası
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Bütün yollar Putin’e çıkar!..
ÇOK OKUNAN HABERLER
Sağlık çalışanları tükenmişlik sendromu yaşıyor
Çiftçinin yüzde 60-70’i banka borçlarından dolayı icralık
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ABD ile varılan anlaşmaya ilişkin açıklama
Bu fabrikada çalışanların tamamı kadın
Emekli maaşları e-devletten bağlanacak
İstanbul’dan 34 bin 397 mülteci gönderildi
Gaziantep’e 59 hekim atandı
1500 yıllık mezar odaları bulundu
Türkiye'nin yurt dışı varlıkları arttı, yükümlülükleri azaldı
Başarının temelinde sabır ve inanç var
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Nurgün Balcıoğlu
 
Başbakan Rio de Janerio’da ormanı gördü

   24 Haziran 2012
 

Başbakan Erdoğan haklı. Adam doğru söylüyor.

Birileri zenginleşirken, birileri fakirleşiyorsa, bu büyüme sağlıklı ve sürdürülebilir olamaz.

Biz de aylarlardan beri aynı şeyi söylüyoruz.

Boş verin bu dünyanın bilmem kaçıncı büyüyen ekonomisi olmayı. Türkiye’de halkın büyük kesimi giderek yoksullaşıyor, yaşam standardı ve kalitesi düşüyor. Bir takım insanlar küpünü dolduruyor diye Türkiye’nin zenginleştiğini söylemek yanlış ve aldatmacadan başka birşey değil diyoruz.

Ama sözlerimiz, yalnızca AKP iktidarına karşı olmak şeklinde algılanıyor.

                                                                  ***

Türkiye’de birilerinin giderek, hem de çok büyük oranlarda büyüyüp, zenginleştiği doğru.

Ancak halkın durumu bir felaket.

Vatandaşın halinin ne kadar kötü olduğunu, son 10 yılda adliyedeki elektrik-su hırsızlığı dosyalarındaki kabarmadan anlayabilirsiniz.

Türkiye’nin yüzde 50’ye yakını “elektrik-su hırsızlığından” yargılanıyor bugün.

O yüzden, hükümet elektrik ve su kaçağını “hırsızlık” tanımından çıkarmaya, adliyeleri bu dosya yükünden kurtarmaya hazırlanıyor.

Bir ülkede halkın yüzde 50’si kaçak elektrik ve su kullanma yoluna sapıyorsa, ya bunların bedelini ödeyemeyecek kadar fakirdir.

Yok eğer öyle bir fakirlik söz konusu değil diyorsanız, bu iddianız, halkın yüzde 50’sinin “ahlaksız” olduğu gerçeğini doğurur ki benim buna da bir itirazım olmaz.

                                                               ***

Adliyelerdeki, icra dairelerindeki dosyanın önemli bir kesimini de kredi kartı borçları oluşturmuyor mu?

Aylık ekonomik veriler açıklandığında bakın, son zamanların değişmeyen başlıkları şöyle: “Vatandaş ay sonunda yine kredi kartına yüklendi

Vatandaşın kredi ve kredi kartı borcu arttı

İşte bu haberler de vatandaşın ekonomisinin ne kadar kötü olduğunun, geçimini sağlamakta ne kadar zorlandığının göstergeleri.

Ne demek kredi kartına yüklenmek?

Cebinde harcayacak parası yok demek, insanlar olmayan paraları harcıyor demek.

                                                               ***

Çevrenize bakın, mesela Gaziantep’te bir-iki tane dışında büyük market kaldı mı?

Hepsi umduğunu bulamadığı için çekip gitti.

Vatandaş şimdi üçüncü-dördüncü sınıf marketlerden alış-veriş edip, sosyal yaşamını park köşelerinde bulduğu kuru banklar üzerinde sürdürüyor.

Yoksulluk ve eğitimsizliğin insanların paçalarından aktığı, kentlerin kent kültüründen uzaklaştığı, işsizliğin, tembelliğin cadde ve sokaklarda kol gezdiği bu ülke nasıl zenginleşebilir?

Sonra zenginleşmek, yalnızca maddiyatla olabilir mi?

İşte hep birlikte görüyoruz; eğitimsiz, altyapısız, görgüsüz zenginleşmenin ne olduğunu!

                                                               ***

Hani ormanın içinde yalnızca ağaçları görürsünüz, ormana dışarıdan bakarsanız orman olduğunu anlarsınız denilir ya, galiba Başbakan Erdoğan da Türkiye’de iken bazı şeyleri sağlıklı değerlendiremiyor galiba.

Ama bakın Brezilya’ya, Rio de Janerio’ya gitti, hem de epeyce yüksekten uçup, ormanları, okyanusları binlerce fit yukarıdan görme imkanının verdiği ufukla olsa gerek ki, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği tarafından Rio Centro'da düzenlenen Rio+20 ''Sürdürülebilir Kalkınma'' zirvesinde yaptı konuşmada, "Birileri zenginleşirken, birileri fakirleşiyorsa, bu büyüme sağlıklı değildir, sürdürülebilir değildir" deyiverdi.

Mesela aynı sözleri Türkiye’de iken söylemiyor. Neden?

Çünkü ormanın içinde de ondan!

                                                               ***

Başbakan Erdoğan, ''Kalkınma, sadece ekonomik büyüme olarak, sadece rekabet gücünün artması olarak anlaşıldı ve deyim yerindeyse, kıran kırana bir büyüme mücadelesi yürütüldü. Sizler de takdir edersiniz ki, bir ülkenin büyümesi, sadece grafiklere, sadece tablolara, sadece rakamlara, oranlara yansıyorsa, ama sokağa, caddeye, tek tek evlere, köylere, şehirlere yansımıyorsa, bunu kalkınma olarak isimlendiremeyiz. Sadece bugünü düşünen, kendi geleceğini olduğu kadar, kendisinden sonra gelecek nesillerin geleceğini ıskalayan bir büyüme anlayışı kalkınma olamaz” diyor.

Biz de bunu söylüyoruz ya yıllardan beri.

 

                                               ***

Bakın şu anda, dünyanın belli bir bölümü fosil yakıtları gerçekten son derece müsrif şekilde tüketiyor. Çok büyük hacimli motorlara sahip arabalarla, lüks tüketimle, bir yandan insanlığa ait olan bir kaynak tüketilirken, aynı zamanda insanlığın ortak mülkü olan dünya ciddi şekilde kirletiliyor. Bir kaynağın, sadece belli kesim tarafından sınırsızca kullanılması, dünyanın sadece belli kesimler tarafından ciddi şekilde kirletilmesi, yeryüzünde eşitsizliği, adaletsizliği, bunun arkasından hukuksuzluğu körüklüyor'' diye de isyan ediyor Başbakan.

Adamcağız hep ormanın içinde kaybolduğu için, fosil yakıtın hem de en adisini, oy karşılığı olabildiğince müsrifçe halka dağıtan iktidarın AKP olduğunun bile farkında değil görüyor musunuz?

                                               ***

Yok yok bu adamı arada bir yukarıya çıkarıp, okyanus ötesine uçurarak, yukarıdan ormanı görmesini sağlamak lazım, olmuyor böyle!

                                  

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Mösyücüğüm, güle güle…
 . ANAP’ın bomba gibi adayı
 . Dr. Asım Güzelbey!
 . Kifayetsiz bir Anabilim Dalı Başşkanı!
 . İbret alınacak vahim bir durum!
 . “Geçmişimiz kurşunla yazıldı geleceğimiz eğitimle yazılacak”
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Her şey ne kadar da pamuk ipliğine bağlıymış!
 . Şimdi onlara sahip çıkma sırası bizde
 . Bunlar vicdanı ve aklı tutulmuş insanlar!
 . İlkel tepkiler ve ilkel habercilik!
 . Ortak aklın akıl tutulması gibi olmuş!!!
 . İsteyenin bir yüzü, vermeyen...
 . CHP’liler, “vatana, hukuka ve demokrasiye” ihanet etmemeli
 . “Terör amacına ulaşamayacak” mış!
 . Kınıyorsunuz da ne oluyor?
 . Kölelik ruhu aşılanan kadınlarımız
 . Gerçekten PYD mi, yoksa öyle olması mı isteniyor?
 . Adalet mi? Hangi adalet?
 . Erkekler neden toslaşıyorlar?
 . Neden felaket tellallığı yapıyoruz?
 . Puta tapar gibi Atatürk’e tapmak
 . Özel geceleri ve toplantıları mahveden konuşmalar
 . Bu “kurultaysevici/kurultayfili”ler (*)
 . Allah’ı çok sevmiştim!
 . Hepsi yalan, Diyarbakır gerçek!
 . Tehlikenin henüz farkında değiliz ama…
 . Yöneticilerimiz uyuyor muuuuu?
 . Biz onları internet “yok”kenden beri biliriz!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya