18 Ekim 2019, Cuma Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kendini yakala
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Basit hesap
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
7 Güzel Adam Edebiyat Müzesi / Maraş
Leyla Adın
İşsizlik
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Sözcükler dünyası
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Bütün yollar Putin’e çıkar!..
ÇOK OKUNAN HABERLER
Birbirimizi büyütelim, çok sevdiğimizi söyleyelim
Türkiye'nin yurt dışı varlıkları arttı, yükümlülükleri azaldı
Merkez Bankası'nın toplam rezervleri azaldı
Sağlık çalışanları tükenmişlik sendromu yaşıyor
Dalgıçlar suya daldı, saklı cenneti fotoğrafladı
İnsanlık, kendi varlığını anlamlı kılan moral değerlerini sanat sayesinde korur
İş yeri sahibinden kaçtılar kameralardan kaçamadılar
Kodlama Haftası etkinlikleri yapıldı
Başarının temelinde sabır ve inanç var
Menopoz, yaşlanma olarak algılanmamalı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
 
Yok olma meditasyonu

   27 Şubat 2019
 

Tibet’in manastırlarında binlerce yıldan beri kadim bir meditasyon öğretilir insanlara. Bazen ortadan kaybolmayı öğretiyor bu meditasyon. Gün içinde bir yere oturuver.

Gözlerini kapat. O anda bedeninin saydamlaştığını hayal et. Cam gibi şeffaf olduğunu canlandır gözünde. Sen dünyadan gittiğinde, sen var olmadığında, sen artık o mekanda olmadığında, sen tamamen saydam olduğunda dünyanın nasıl göründüğüne bak. Bir saniye de olsa yok olduğunu hisset.

Kendi evinde, işyerinde, bahçende yokmuşsun gibi ol. Bu meditatif bilgi der ki; Sadece düşün. Bir gün var olmayacaksın. Bu dünyadan göçeceksin, öleceksin. Sen gidince kuşlar ötmeye devam edecek, rüzgar yine esecek, dünya dönecek, güneş ve ay doğup batacak. Seni seven insanlar kahvaltı hazırlayacaklar, yemeklerini yiyecekler. Çocuklar okula gidecek, yazın tatil programları yapılacak. Sanki sen dünyaya hiç gelmemişsin gibi olacak. Bir vardın bir yoksun. Kadim bilgide denir ki; “Düşün, bugün gittin, yok oluverdin.

Hayalet gibi ol, ruh gibi ol. Oturduğun yerde yok oluver. ‘Artık gençliğe sahip değilim. Bir bedene sahip değilim. Bir benliğe sahip değilim, ben yokum’ diye düşün. Sen ölünce evdeki hayatın nasıl devam edeceğini hayal et. Bunu düşünürken içini büyük bir huzurun, sükunetin kapladığını göreceksin.

Ego sana, “Sen olmazsan her şey kötüye gidecek” der. Sende yarış atı gibi koşturmaya başlarsın. Hayatta hiç kimse vaz geçilmez değildir. Mezarlıklar kendini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur. Vazgeçilmez krallar, amirler, komutanlar, başkanlar yerin altında uyumaya devam ederken onların bıraktığı dünya da dönmeye devam ediyor.

Sen başkaları için değil, kendin için vazgeçilmez ol. Ölmeden öl. Ölmeden ölünce hayatının anlamını kavrayacaksın. Sen yok olunca hiçbir şey aksamaz, korkma. Hayat boşluğu kaldırmaz. Bu dünyada yaptığın her şey kuma yazılmış yazı gibidir. Bir dalga ile silinirler. Dünyada kimse ebedi kalamaz. Hiç yaşamamışsın, var olmamışsın gibi düşün.

Bu çalışmayı 24 saat içinde bir çok defa yapabilirsin. Bir saniye bile o yok oluşu yakalasan harika bir olay olur. Sen yoksun ve dünya dönmeye devam ediyor. Senin yokluğunda hayatın devam etmesi egonu parçalar, yerle bir eder. Bu şekilde hayatın anlamını yakalar özüne ulaşırsın. Hayatta uğruna bir çok bedeller ödediğin yatların, katların, holdinglerin anında anlamını yitirir. Dairenin ortasına senin benliğin oturur. Sen merkeze oturursun ve yaptığın her şey sana mutluluk verir. Hadi ne duruyorsun. Denemeye başla.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Kendini yakala
 . Yaşamadıktan sonra
 . Edilgen olmak
 . Ne olduğun önemli
 . Mutluluk Anı
 . Fare yüreği
 . Başkasının onayı
 . Ben buyum diyebilmek
 . İnanmak mı, iman etmek mi?
 . Çok fazla konuşmak
 . Güzelliği ara
 . Korkunu kabul et
 . Sahiplenmek öldürür
 . Neyi kurtarıyorsun?
 . Boş kayık tekniği
 . Yerini ve haddini bil
 . Hiç olduğunu bilmek
 . Hakikati anlamak
 . Zihinsel düğüm nasıl çözülür
 . Bilge köpek
 . Ben ne diyorum sen ne anlıyorsun
 . Başarı uzun solukludur
 . Sen kimsin
 . Kendin ol
 . Yok olma meditasyonu
 . Ego “Hayır” demeyi sever
 . Bilinçsizlik
 . Dünya yalan mı?
 . Decidophobia “Karar verme korkusu”
 . Bir damla sevgi uğruna
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya