18 Ağustos 2019, Pazar Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Yaşamadıktan sonra
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Maarif
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
İNCİR ÇEKİRDEĞİNİ DOLDURAN HEYKELLER: KUŞADASI NECATİ KORKMAZ MİKRO MİNYATÜR MÜZESİ
Leyla Adın
Ormanlarımız yanıyor
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Toplantının hikmeti
Av. Aziz Canatar
Adelet ve yargı (4)
Aykut Tuzcu
Gaziantep’in hedefi gastronomide uluslararası destinasyon olmak
ÇOK OKUNAN HABERLER
Boş kontenjanların yüzde 44’ünü mühendislik bölümleri oluşturuyor
Adana'da biberin salça yolculuğu başladı, damlar kırmızıya boyandı
Sudan'da sel felaketi: 46 ölü
Kuzey Kore'den 22 günde 6'ncı füze denemesi
Leylekler İstanbul semalarında
"Siyanürden önce son çıkış: Durdurmak için geç değil"
Yol kenarı manavları
Denetimsiz, mühendislik hizmeti almamış yapılar yasal hale geldi
Kuzeyşehir 5’inci etap için kura çekimi yapılacak
WWF: Kaz Dağları'na gidiyoruz, sen de gel
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
 
Sahiplenmek öldürür

   15 Nisan 2019
 

Picasso bir gün kendisinin hayranı olan sanatsever bir bayanla karşılaşmış. Kadın, Picasso’yu görünce hayranlıkla onunla konuşmaya başlamış. “Geçen bir sanat galerisinde otoportrenizi gördüm. Harikaydı. Ona bayıldım. Beni öylesine etkiledi ki onun cansız olduğunu unutup eğilip öptüm” demiş.

Picasso kadına bakıp “Peki o da sizi öptü mü?” demiş. “Siz neler söylüyorsunuz?” demiş kadın. “Bir portre beni nasıl öpebilir ki?

O zaman o benim portrem değil” demiş Picasso.

Ölmüş bir eş sizi öpebilir mi? Öpemez değil mi? İşte bir insanı sahiplenmeye başladığınız andan itibaren öldürürsünüz.

 

Sahiplenme duygusu, karşıdaki insanı öldürmenin en kısa ve kolay yoludur.

Sahiplenme sonucunda ego karşıdaki kişiyi tamamen kuşatır.

Benim eşim, benim çocuğum, benim arkadaşım” demeye başlarsınız. Artık siz onun sahibi gibi davranmaya başlarsınız. Delikanlı sevdiği kızla evlenmiş. İlk yaptığı şey onu tamamen sahiplenmek oluyor. Çocuğun emziği gibi sımsıkı sarılıyor. Ve kıza yasaklar koymaya başlıyor. “Arkadaşlarınla görüşemezsin. Ailenin yanına gidemezsin. Dışarı çıkamazsın” talimatları yağmaya başlıyor.

 

Çünkü delikanlı sahiplenme sonucunda kaybetme korkusu yaşamaya başlıyor. Küçük çocuk emziğini kaybederse ne yapar? 

Sahiplenme duygusu olmadan önce kaybetme korkusu da yoktu. Sahiplendiğiniz eşinizi cansız bir portre haline getirirsiniz. Kıskançlık ne demek? Kıskançlık kaybetme korkusunun dışavurumundan başka bir şey değildir.

Terk edilmek ego için ölümdür. Artık bir çok insan sahiplenmenin ne kadar kendisine zarar verdiğinin farkına vardığı için evlenmiyor, çocuk sahibi olmuyor. Onun yerine hayvan besliyorlar.

 

Çünkü hayvan sizi terk edemez, size bağımlıdır. Köpek sadık olduğu için tehlikesizdir. Ama bir eş her an sizi terk edebilir, çekip gidebilir. Evladınız ayrılabilir.

Böyle bir durumda egonuz yerle bir olur, kalbiniz kırılır. Bunu önlemek için farkına bile varmadan onu öldürmeye başlarsınız. Onu nesne gibi, eşya gibi görmeye başlarsınız. Eşiniz, evladınız zamanla cansız bir eve, arabaya, eşyaya dönüşür. Artık emrinizden çıkmaz. Bu egonuzu tatmin ve mutlu eder. Halbuki siz bir insanı sevmiştiniz. Artık eşiniz bir nesnedir sizin için. Nesne, eşya sizin duygularınıza cevap veremez. Siz arabanızı öptüğünüzde arabanız da sizi öpemez. Siz yastığınıza sarıldığınızda yastığınız size teşekkür edemez.

 

İşte kendi elinizle kendi evliliğinizin sonunu getirmiş olursunuz. Eşiniz özgür birisi olabilmeli. Size karşı sevgisi, ilgisi alakası biterse her zaman gidebilmeli. Siz de aynısını yapabilmelisiniz. Her iki taraf da özgür olursa gerçek aşk, gerçek sevgi dolu dolu yaşanır. Yoksa her gün ölü bir insanla aynı yastığa baş koyarsınız.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Yaşamadıktan sonra
 . Edilgen olmak
 . Ne olduğun önemli
 . Mutluluk Anı
 . Fare yüreği
 . Başkasının onayı
 . Ben buyum diyebilmek
 . İnanmak mı, iman etmek mi?
 . Çok fazla konuşmak
 . Güzelliği ara
 . Korkunu kabul et
 . Sahiplenmek öldürür
 . Neyi kurtarıyorsun?
 . Boş kayık tekniği
 . Yerini ve haddini bil
 . Hiç olduğunu bilmek
 . Hakikati anlamak
 . Zihinsel düğüm nasıl çözülür
 . Bilge köpek
 . Ben ne diyorum sen ne anlıyorsun
 . Başarı uzun solukludur
 . Sen kimsin
 . Kendin ol
 . Yok olma meditasyonu
 . Ego “Hayır” demeyi sever
 . Bilinçsizlik
 . Dünya yalan mı?
 . Decidophobia “Karar verme korkusu”
 . Bir damla sevgi uğruna
 . Resim ressamı yansıtır
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya