18 Ekim 2019, Cuma Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kendini yakala
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Basit hesap
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
7 Güzel Adam Edebiyat Müzesi / Maraş
Leyla Adın
İşsizlik
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Sözcükler dünyası
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Bütün yollar Putin’e çıkar!..
ÇOK OKUNAN HABERLER
Birbirimizi büyütelim, çok sevdiğimizi söyleyelim
Sağlık çalışanları tükenmişlik sendromu yaşıyor
Türkiye'nin yurt dışı varlıkları arttı, yükümlülükleri azaldı
Emekli maaşları e-devletten bağlanacak
Menopoz, yaşlanma olarak algılanmamalı
Dalgıçlar suya daldı, saklı cenneti fotoğrafladı
"Taleplerimizin peşini bırakmayacağız"
Merkez Bankası'nın toplam rezervleri azaldı
İsteyen herkesi yeşil saha ile buluşturuyoruz
“Düşlemelekler” temalı 9’uncu kişisel resim sergisi 25 Ekim’e kadar gezilecek
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
 
Başkasının onayı

   21 Mayıs 2019
 

Burma’da yeni bir tapınak yapılacaktı. Harika çizimler yapan bir rahibe, dış kapının tasarımını yapmasını söylediler. Rahip bir çok tasarım yapmıştı. Yeni tapınağın kapı tasarımı için inzivaya çekildi. Yanına da çok sevdiği bir öğrencisini almıştı.

 

Rahip öğrencisine “Ben bir çok tasarım yapacağım. Sen sadece izleyeceksin. Müdahale etmeyeceksin. Sadece yaptığım tasarımı beğendiğin zaman, hoşuna gittiğinde ‘evet’ diyeceksin. Eğer tasarımı beğenmezsen ‘hayır’ diyeceksin”.

Usta rahip çizimlere başlamış, ama öğrencisi her tasarıma hayır diyormuş. Aradan çok zaman geçmiş, ama hala usta beğenilen bir tasarımı ortaya koyamamış. Artık usta da gerilmeye ve korkmaya başlamış. Tamamen ümitsizliğe kapılmıyormuş.

Bir gün gene çizim yaparken, mürekkebin azaldığını görmüş. Öğrencisine “Mürekkep az kaldı. Gidip mürekkep alıp gelmeni istiyorum” demiş. Öğrenci mürekkep almak için çarşıya gitmiş. Öğrenci gidince usta onun varlığını unutuvermiş. Öğrenciye beğendirme eğilimi içinde değilmiş. Bunun için üzerindeki bütün gerginlik kalkıvermiş.

 

Yargılanma, onaylanmama düşünceleri zihninden gidince kendini kuş tüyü gibi hafif hissetmiş. Çünkü daha önceleri öğrencinin tasarımı beğenip beğenmeyeceği düşüncesi sürekli zihnini kemiriyormuş. Şimdi kendini azat olmuş, özgürlüğüne kavuşmuş bir köle gibi mutlu hissediyormuş. O içsel gerginlik ustanın doğal olmasını, kendi olmasını engelliyormuş.

 

Öğrenci gelinceye kadar usta elindeki tasarımı tamamlamış. Öğrenci geri dönünce gördükleri karşısında donakalmış ve “Harika olmuş” demiş. “Ama bunu daha önce neden yapamadın?” Usta “Şimdiye kadar neden yapamadığımı şimdi anlıyorum” demiş. “Çünkü sen hep yanımdaydın. Gözlerin hep benim üzerimdeydi. Zihnim hep senin onayını almaya çalışıyordu. Bu bende gerginlik oluşturuyordu, doğal olamıyordum, akamıyordum, taşamıyordum.

 

Ne iş yaparsan yap, doğal olmaya çalış. İçinden geldiği gibi yaparsan çok başarılı olursun. Ama başkalarının onayını almak için çalışırsan bu seni hep gerer ve sen doğallığını yitirirsin.

 

Hiçbir baskı altında kalmamalısın. İçsel ya da dışsal baskı; güzelliği, orijinalliği, doğallığı bozar.  İşin bir başka boyutu da hayatta hiç kimseyi mutlu edemezsin.

Ünlü ressam Van Gogh tam da böyle yapmıştır. İnsanlar onun tablolarını beğenmiyorlarmış ama o çizmeye devam ediyormuş. Hayatı boyunca sadece bir tablosunu satabilmiş. Yaptığı tabloları daha çok yemek karşılığında takas ediyormuş. Ama bu özgür ruhu onu dünya tarihine yazdırmış.

 

Kimseye bir şey beğendirme eğilimi içine girmemiş. İçinden geldiği gibi çizmiş. Şimdi Van Gogh’un tablolarına paha biçilemiyor. Onaylanma bir istektir, ama kişiyi de çok gerer. Kendinizi başkalarının onayına sunarsanız kaygı ve korku bütün benliğinizi sarabilir. Bu durum da sizin performansınızı düşürür.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Kendini yakala
 . Yaşamadıktan sonra
 . Edilgen olmak
 . Ne olduğun önemli
 . Mutluluk Anı
 . Fare yüreği
 . Başkasının onayı
 . Ben buyum diyebilmek
 . İnanmak mı, iman etmek mi?
 . Çok fazla konuşmak
 . Güzelliği ara
 . Korkunu kabul et
 . Sahiplenmek öldürür
 . Neyi kurtarıyorsun?
 . Boş kayık tekniği
 . Yerini ve haddini bil
 . Hiç olduğunu bilmek
 . Hakikati anlamak
 . Zihinsel düğüm nasıl çözülür
 . Bilge köpek
 . Ben ne diyorum sen ne anlıyorsun
 . Başarı uzun solukludur
 . Sen kimsin
 . Kendin ol
 . Yok olma meditasyonu
 . Ego “Hayır” demeyi sever
 . Bilinçsizlik
 . Dünya yalan mı?
 . Decidophobia “Karar verme korkusu”
 . Bir damla sevgi uğruna
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya