12 Kasım 2019, Salı Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Hazır olmak
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
T.C.
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Tarihin Sıfır Noktası: Göbeklitepe
Leyla Adın
İncelikleri anlamaya vaktimiz yok
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
A dan İ ye yöneticilik 2
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
26 ülkeden 120 sporcu yarışacak
Merkür, Dünya ve Güneş arasından geçti
Dışişleri Bakanlığı: “Sondaj çalışmalarımız sürecek”
Türkiye'de güven ve istikrar arttıkça turizm trafiği de artıyor
Döviz kredilerinde 90 baz puan indirim yapıldı
Gaziantep, 3 yıl içinde 3 milyar dolar yatırım yapan bir şehir
Tuzla'da bir iş yerinde yangın!
Lösemili çocuklara dikkat çektiler
Serçenin hayatını kalp masajı yaparak kurtardı
Sergide 86 eser yer aldı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
 
Çevresel mahpusluk

   02 Ağustos 2019
 

Çevremiz bizi nasıl dizginliyor?

Gürültü ve kesintiler tuzağı... Çevreden gelen müdahaleler konsantrasyonu azaltıyor. 

Çevresel köstek tuzağı... Çevreden destek yerine hani özellikle o eş dost dediklerimizden, bellediklerimizden köstek gelebiliyor.

Güvensizlik tuzağı... Başkalarına güvenememek, uzun dönemde “Herkes benim peşimde!” kuşkusuna yol açıyor. 

Ben bilirim edalı insanlar tuzağı... Edası bile yeterli oluyor. Çoğu kez kapalı kapılar ardında karar alıyor, biz işi biliriz diyoruz, yüzümüze gözümüze bulaştırınca başkalarını bizi anlamamakla suçluyoruz.  

Hayal kuramama tuzağı... Bazen de hayal kurmak yeteneğinden yoksun olmak bir tuzak olarak karşımıza çıkıyor.

“Hayal etmek bilmekten daha önemlidir, zira bilginin sınırı vardır, hayalin sınırı yoktur.” Albert Einstein

Hayalle gerçeği birbirine karıştırma tuzağı... Gerçekle gerçek olmayanı ayırt edememek, rüya ile realiteyi birbirine karıştırmak tehlikeli olabiliyor. Sanki loto toto gibi talihsiz oyunlardan ikramiye kazanılması kesinmiş hesabıyla mahalle bakkalına aşırı borçlanmak gibi bir şey.

Hoşgörü eksikliği tuzağı... Hoşgörüsüz insan dinlemeyi beceremiyor, dinlemediği için de fırsatları kaçırıyor.

İlgisizlik tuzağı... “Aman canım bana ne, bu başkasının sorunu!” geçiştirmesi başka bir tuzak. Çünkü sorunların çoğu bulaşıcı, bugün ona yarın bana olma ihtimali yüksek. 

İşbirliği ve güven ortamı eksikliği tuzağı... “İşbirliği yaptık, güvendik de ne oldu? Güvendiğimiz dağlara lapa lapa kar yağdı!” Bu tarz düşüncenin sonucunda tecrübeye dayalı olarak gelişen güvensizlik ayyuka çıkıyor. Herkes sürekli arkasını kollamaktan işbirliğini, bırakın yapmayı düşünemez hale bile geliyor.

Kendine gel arkadaş tuzağı... Akılcı ol. Mantıksız, akıl dışı, faydasız işlerle uğraşma, pratik, akıllı, mantıklı işlere yönel. Duyguya, sezgiye, nitelik algılamaya yer yoktur, bunlar fasa fisodur. Ciddi ol. Sorun çözme ciddi iştir, şakaya, espriye yer yoktur.

Kendini seven despot yöneticiler tuzağı... “Benim dediğim yoldan ayrılma yoksa...” tuzağına düşürülebiliyoruz.  

“Ne düşünürsen o olur!” tuzağı... İyi düşünürsek iyi, kötü düşünürsek kötü olur, onun için gerçekleri göz ardı edip iyiyi düşünmek hep daha sağlıklıdır kanısına varabiliyoruz.

Kristal küreye bakma tuzağı... Falcılar, medyumlar kristal küreye bakar ve geleceği söylüyor. Tarih, kristal küreye bakılarak yapılan çok ciddi yanılgılarla dolu –

Charles H. Duell, Amerikan Patent Ofisi Başkanı 1899 yılında tahminde bulunur – “İcat edilebilecek her şey icat edilmiştir. Patent Ofisi kapatılabilir.”

IBM Yönetim Kurulu Başkanı Thomas Watson 1943 yılında konuşur - “Belki beş bilgisayar kaldıracak bir dünya pazarının olduğunu düşünüyorum.“

Ödev olarak, güvenilir ertesi sabah adrese teslim hizmeti öneren Fred Smith’e Yale Üniversitesi Yönetim Profesörünün verdiği not ilginçtir - “Kavram ilginç ve iyi şekillendirilmiş, ancak ‘C’ den daha yüksek bir not alabilmek için fikrin yapılabilir olması şarttır.” Fred Smith, bu düşünceye itibar etmeyerek o meşhur Federal Express Şirketini kurar. 

“Uçaklar ilginç oyuncaklardır ancak hiç bir askeri değeri yoktur,” bir Fransız askeri ve strateji Profesörü olan Ferdinand Foch (1851–1929).

Büyüklerimiz “Şüpheniz varsa şu andaki trendin süreceğini tahmin et,” diye boşuna söylememiş.

Kuluçkaya yatmama tuzağı... Kuluçka tavuklar içindir. İnsanlar “düşünce kuluçkası” olsa dahi kuluçkaya yatmamalıdır. Bu yönde düşünenlerin düştüğü tuzaktır. Biraz kuluçkaya yatmaya ne dersiniz?

Riske girmeyelim tuzağı... “Maceraya girmem abi!” diyerek cümleye başlayanların düştüğü tuzak.

Savcılık ve Yargıçlık tuzağı... Aynı anda hem suçlama hem de yargılama başvurduğumuz en kestirme tuzaklardan biri olabiliyor. 

Sayılara takılma tuzağı... Her şeyi sayılara bakarak karar vermek hem imkânsız, hem de çok yanıltıcı olabiliyor. Enflasyon oranları, borsa endeksleri bu tuzakların başında geliyor.

Sınırları aşamama - sınır ötesine çıkamama tuzağı... Belirli sınırlara takılıp kalmak. Bu duruma en iyi örneklerden biri elini kaldırmadan dört çizgi ile 3 x 3 dizilmiş dokuz noktadan geç dendiğinde çoğumuz dokuz noktanın dışına taşmadan bunu yapmayı düşündüğümüz için takılıyoruz. Bir diğer konuda üçüncü boyut içinde düşünmeme. Bir keki altı parçaya kaç şekilde bölebiliriz dendiğinde çoğumuz kekin yüksekliğinin getirdiği ek seçenekleri hesaba katmadan bir deriz. Dikey sınırlar, yatay sınırlar ve dış sınırlar hep bizi kısıtlıyor.

Sorunu kişiye bağlama tuzağı... Bu durum bazı geçmiş deneyimlerimizin bizde bıraktığı derin yaralar sonucu oluşuyor. “Geldi zürriyetsiz, düztaban, gene başa oturdu, işler daha da kötüye gidecek,” sözleri ile ifade buluyor.

Tarih tekerrür eder tuzağı... Geçmişte birbirini izleyen olaylar gelecekte de birbirini izler düşüncesine dayanıyor. Dairesel düşünme sonucu oluyor. Bayram, yılbaşı, sevgililer günü, 30 Ağustos her sene geri geliyor ama bir Fransız İhtilalı, 12 Eylül veya 2003 yılı bir daha geri gelmiyor.

Tek ise yanlış, çok ise doğru! tuzağı... Bu tuzağa, “Bir olayın tek nedenle açıklıyorsak yanlış, çok sayıda nedene bağlayabiliyorsak doğrudur!” tarzında düşünme sonucu düşülüyor.

“Ha o, ha bu, ne farkı var?” tuzağı... “Ha devlet bütçesi, ha dükkânın bütçesi, ha evin bütçesi, hepsi bütçe işte!” gibi birbirine karıştırma ve hafife alma sakarlığı yapılabiliyor.

Yanlış ölçek kullanma – yanlış numaralı gözlük takma tuzağı... Dünyaya 1/50 ölçekten bakılmaz, bir oda 1/25,000 ölçekten görünmez. Doğru ölçeği doğru yerde kullanmak gerekiyor. Şehir planlaması 1/25,000 – 1/2,500 ölçekten yapılırken, bina projesi 1/500, imalat projesi 1/100 ölçekten yapılıyor. Yakın gözlüğü ile uzağa, uzak gözlüğü ile yakına bakmak ta aynı çarpık görüntüyü veriyor.

Her yer tuzak mı dolu ne?

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . A dan İ ye yöneticilik 2
 . Paydaş azarlaması...
 . A dan İ ye yöneticilik
 . K dan Z ye yöneticilik
 . İş ortağı türleri
 . Niçin izlenir?
 . Pompalananlar
 . Kim bu lider?
 . Siyasiler
 . Adıyla sanıyla
 . Öz lider
 . Akıl satıcısını seçme
 . Konuşma
 . Paydaşın sözel terörü
 . Sihirli Değnek
 . Karşılıklılık ilkesi
 . Sözcükler dünyası
 . Kazı kazan
 . Querencia
 . Pompalananlar...
 . Konuşma
 . Çarpıtma
 . Süzme
 . Tercih
 . Bir resme çok sayıda yorum
 . Çeşitli konuşma(2)...
 . Çeşitli konuşma...
 . Sektirmeden dinleme
 . Eş vurgulu
 . Yazma
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya