03 Nisan 2020, Cuma Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
Nurgün Balcıoğlu
Varını veren utanmamış!
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kendini yargılama
Ayfer Tuzcu Ünsal
Antep’te hamam gelenek ve görenekleri (2)
Metin Atamer
Ben yaptım oldu
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Anadolu’nun İlk Demiryolu Hattı: İzmir-Aydın Demiryolu
Leyla Adın
Eski bir tapınak yazıtı
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Aykut: In memoriam
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Av Şafak Yılmaz
Corona virüsü
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Kininizi diri tutun!
Bülent Yılmaz
Kabus!
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe Kepkep
Sağlıklı ve doğru beslenme nedir? (3)
Ali Ihsan Kaya
Gelir vergisi beyanı başladı
ÇOK OKUNAN HABERLER
BM’den Covid-19'a karşı küresel dayanışma kararı
Erkekler Mart’ta 25 kadını öldürdü
Tarım ve Orman Bakanlığı sağlık çalışanlarına 81 ilde 307 misafirhane tahsis etti
'Ligler en erken Haziran ayında oynanabilecek'
Araç muayeneleri 3 ay ertelendi
Cemil Taşçıoğlu GAÜN Hastanesi’nde anıldı
Dip dibe, nefes nefese kuyruktalar!
Afrikalı futbolculardan “insanlık dışı” öneriye sert tepki
"Lig takvimleri uluslararası organizasyonlar ile koordineli şekilde yapılmalı"
BM'den “Suriye genelinde kritik insani yardım” uyarısı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Sektöre ve firmalara değer katmak istiyoruz
“Panama Danışmanlık olarak akredite Kobi Danışmanlarımız ile fikirden projeye üretimden satışa her alanda Kobilerimizin yanındayız”
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Bülent Yılmaz
 
Kokuların en güzeli

   03 Şubat 2020
 

Kokuların en güzeli sizce nedir siye sorsam ne cevap verirdiniz? Herkesin cevabı farklı olurdu kuşkusuz. Kimisi bebek kokusu der, kimisi sabah eve dolan kahve kokusu der… Beriki ilk yağan yağmurun oluşturduğu toprak kokusu derken, öteki karlı bir kış günü kızarmış ekmek kokusu diye cevap verir. Çoğaltmak mümkün: İlkbaharda doğaya yayılan çiçek kokuları, yaz akşamlarının akşam sefası kokuları, yorgun bir günün akşamında içilen çayın yanında, çekilen sigaranın kokusu ( sigara düşmanı olsam da bunu söyleyecek dostlarım da var), ramazan ayında iftarı beklerken masadaki yemeklerin kokusu, ana kokusu, sevgilinin kokusu…. Bu saydıklarımın hepsine ben de bayılırım! Hele akşam eve geldiğinizde,  o gün evde yapılan temizlik kokusu ne de güzeldir.

Bazı dostlarıma bu soruyu sorduğumda aldığım cevap,  “yeni araba kokusu” oldu desem, sizi de tebessüm ettirmiş olur muyum?

Bazı zamanlar hissettiğim bir koku beni alır başka zamanlara, başka mekânlara götürür. Doğduğum şehir Kilis’in, Arnavut taşından döşenmiş sokaklarında dolaşırken, fırınlardan yayılan “zeytin dalları”nın ocakta yanan kokusu mest eder beni. Zaman durur o an ve ben o zamanın durmaya devam etmesini isterim nedense.

Ancak benim için en güzel koku, “kitap kokusu”dur. Kitapçıda incelediğiniz kitabın sayfalarını ortadan açıp, burnunuzu gömüp içinize çektiğinizde hissettiğiniz koku vardır ya, işte o koku beni mest eder. Kitaplara olan düşkünlüğüm, daha küçük bir çocukken bile vardı. Demek ki bazı şeyler fıtrat’tan gelebiliyor diye düşünüyorum. Bunda, yine yaratılıştan gelen, “bilgiye doymama ” özelliğimin çok etkili olduğunu sanıyorum. Evet ben bir oburum. Bilgi oburuyum…

Çok seyahat ederim ve gezdiğim şehirlerin kütüphanelerini mutlaka görmek isterim. Şimdiye kadar beni en çok etkileyen ve kendisine hayran bırakan kütüphane ise, hiç kuşkusuz Washington DC’deki, “kongre kütüphanesi” oldu. Oraya, salt bir kütüphane gibi değil, bir sanat eserini, ustasının elinden çıkmış bir heykeli, bir resmi seyreder gibi baktım.

Ülkemizdeki en güzel ve donanımlı kütüphane olan, Ankara’daki Milli Kütüphane’yi de çok severim, lakin dünyada gördüklerimle kıyaslayınca da, “neden bizde de böyle güzel kütüphaneler yok” diye hayıflanırım.

Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde ( külliye denmesinden hiç hoşlanmıyorum), yapılan ve yakında açılacak olan “cumhurbaşkanlığı kütüphanesini” dört gözle bekliyorum. İlk gelen fotoğraflar beni o kadar çok heyecanlandırdı ki, artık bizim de, diğer ülkelerdekiyle yarışacak mimaride ve donanımda bir kütüphanemiz var diye haykırmak istiyorum. Açılışta orada olmak için neler vermezdim ama biliyorum ki bu mümkün olmayacak.

Peki canım şehrim, gözümün nuru Gaziantep’imizde neden böyle bir kütüphanemiz yok. Akyol’daki, fiziki koşulları yetersiz ve estetik yoksunu binadan başka yani. Neden ilçe ve büyükşehir belediye başkanlarımız bu konuda bir adım atmazlar? Neden ulusal bir yarışma ile her ilçemizde ayrı ayrı olmak üzere birden fazla “örnek” kütüphaneler yapılmaz? Kuşkusuz belediyeler sosyal donatılar yapmakta son derece başarılılar. Bunu inkâr edemeyiz. Ancak kütüphanelerin, taziye evi kadar, camii kadar, mahalle evi kadar önemi yok mu?

Mimarisiyle ve işlevselliğiyle gurur duyacağımız böyle anıtsal yapılara o kadar çok ihtiyacımız var ki! Ama dönemimizin mimari özelliklerini yansıtacak bir eser olması şartıyla. O anlamsız “Selçuklu Mimarisi” modasından kendini kurtarıp, kendi dönemsel tarzını ortaya koyabilen bir eser istiyorum. Buradan, Selçuklu mimarisini beğenmediğim ya da küçümsediğim gibi bir anlam çıkarılmasın. Aksine, bayılırım o özgün mimariye. Ama biz, “kendi dönemimizin” özgün eserlerini ortaya koymalıyız. Bunu yapmazsak, 200 sene sonra 2020’nin Türkiye mimarisi diye bir tarzımız olmayacak. Bir başka yazıda bu mimari tarzımız konusunu başlı başına ele alacağım için bu konuya çok fazla girmek istemiyorum.

Sonuç olarak; hem büyükşehir belediyemize, hem de ilçe belediyelerimize en gür sesimizle, “biz kütüphaneler istiyoruz” diye haykırmalıyız. Çocuklarımızı, gençlerimizi bu “tutku” ile tanıştırmalı, alıştırmalı,  onların bu sonsuz bilgi kaynağından kana kana içmelerini sağlamalıyız.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Kabus!
 . Tüketiciler için ipuçları
 . Korona günleri
 . Paylaşmak
 . Ignorance is bliss
 . Corona
 . Bahar
 . Körlük
 . Liyakat
 . Umut
 . Korku
 . Rakı masasında meze
 . Eğitim sistemimizin iki sorunu
 . Teknoloji bağımlılığı
 . Toplumsal cinnet
 . Köylülük (2)
 . Köylülük (1)
 . Politize olmuş toplum
 . Kokuların en güzeli
 . Deprem
 . İsraf
 . İfrat-tefrit
 . Tüketirken tükenmek
 . Bu sözleri söyleyen benim atam olamaz
 . Sözcüklere hapsolmak
 . Drone çıktı, mertlik bozuldu!!!
 . Devletin asık yüzü
 . Dindar olmak mı, ahlaklı olmak mı?
 . Ahlak! Sadece ahlak! Mutlak ahlak!
 . Togo kuleleri
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya