Türkiye’de emlâk ve kira oranlarının en yüksek olduğu kent olan Gaziantep’te, henüz inşaat halindeki iş merkezlerinde dükkanların 1 milyon dolardan alıcı bulması şaşkınlık yaratırken, iş merkezi sahiplerinin daha sonra 1 milyon dolan da az bulup, fiyatı yükseltme yoluna gittiği ifade edildi.
1 Milyon dolara alınan işyerinde ne iş yapılacak?
Gaziantep’in yüzde 6O’ı geçen kira artış oranıyla, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentleri geride bıraktığı hatırlatılırken, çevre iş merkezlerinde faaliyet gösteren işyeri sahipleri, “Henüz inşaatı tamamlanmamış işyerine 1 milyon dolara alıcı çıkabilmesi' inanılır gibi değil. Sonuçta burası ne boğaza nazır bir yer ne de başka olağanüstü bir merkezde değil. Üstelik, 1 milyon dolara satın alman bir dükkanda nasıl bir iş yapacaksınız da bu parayı ödediğinize değecek?” diye şaşkınlıklarını ifade ettiler.
Bu kadar anormal fiyatlar kentteki çarpıklığın göstergesi
Gaziantep’te gayrimenkul ve kira fiyatlarının, ekonomik sıkıntıların ve işlerin durgunluğunun aksine anormal derece artırmasının, bu karşılık alıcı bulabilmesinin kentteki kara para oranının ne kadar arttığının bir göstergesi olduğunu dile getiren esnaf, “Özellikle son iki-üç yıldan beri, evine ekmek götüremeyen esnaf var. Dükkanlar çoğu zaman siftahsız kapanıyor. Ama, diğer yanda bakıyorsunuz, 1 milyon dolara dükkan satılmış. Bu nasıl bir çarpıklık anlamak mümkün değil. Neresi olursa olsun, fiyatların bu kadar astronomik düzeylerde tutulması, her şeyden önce ahlaka ve insanlığa aykırı. Bu fiyatları duyunca ister istemez, herhalde musluklara altın kaplama olacak diye düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
Astronomik rakamlar sosyal barışı bozuyor
Bu tür fiyatların, gelir dağılımındaki dengesizliğin derecesini de gözler önüne serdiğini dile getiren çevre sakinleri sözlerini şöyle sürdürdü: “Gaziantep önceleri güvenli bir kentti. Ancak göçün ardından çarpık ekonomik düzenin bir sonucu olarak gelir adaletsizliğinin doruk noktaya ulaşması, toplumsam huzurumuzu bozdu. Bir tarafta 1 milyon doları gözünü kırpmadan bir dükkana yatıranlar, diğer yanda yüzbinlerce aşsız, ekmeksiz ve işsiz insan var. İnsan düşününce, huzuru kaçıyor.”
