CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi hükümetin nüfus politikalarına ilişkin, "Çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ailelere daha fazla çocuk önerilmesi, gerçek hayatla bağın tamamen koptuğunu gösteriyor. Önce mevcut çocukların sağlıklı, güvenli ve insanca koşullarda büyümesini sağlayacak politikalar üretmek zorundasınız" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 yılı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
TÜİK verilerinde yoksulluk oranının yüzde 13 olarak açıklandığını, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan nüfus oranının ise yüzde 27,9’a yükseldiğini hatırlatan İlgezdi, özellikle çocuklu hanelerde ekonomik kırılganlığın "çok daha derin" boyutlara ulaştığını iddia etti.
Sağlık ve sosyal politikaların bütüncül ele alınması gerektiğini belirten İlgezdi, "TÜİK verileri bize açıkça şunu söylüyor: Türkiye’de yoksulluk artık gelir meselesi olmaktan çıkmış, çocukların hayatını doğrudan etkileyen yapısal bir sorun haline gelmiş durumda. Yoksulluk oranı yüzde 13 diye açıklanıyor ama geniş tanımda her 4 kişiden biri yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında yaşıyor. Bu tablo içinde en ağır yükü ise çocuklar taşıyor" ifadelerini kullandı.
İlgezdi, çocuklu hanelere ilişkin verilere dikkati çekerek, "Bağımlı çocuğu olan hanelerde yoksulluk oranı belirgin biçimde artıyor. Özellikle tek ebeveynli ailelerde ve birden fazla çocuğun olduğu hanelerde bu oran yüzde 30’ların üzerine çıkıyor. Yani mesele bireysel değil, doğrudan çocukların yaşam koşullarıyla ilgili. Çocuk sayısı arttıkça yoksulluk riski de katlanıyor" değerlendirmesini yaptı.
Türkiye’nin uluslararası karşılaştırmalarda da olumsuz bir yerde durduğunu kaydeden İlgezdi, OECD verilerine işaret ederek, "Gelişmiş ülkelerde çocukların karşı karşıya kaldığı yoksulluk riski çok daha düşük seviyelerdeyken, Türkiye’de bu oran ciddi biçimde yüksek seyrediyor. Bu fark, sosyal devlet mekanizmalarının ne kadar zayıflatıldığını açıkça ortaya koyuyor" ifadelerini kaydetti.
İlgezdi, hükümetin nüfus politikalarına da değinerek şöyle devam etti: "Bir yanda çocuklu hanelerde derinleşen yoksulluk, diğer yanda sürekli tekrar edilen ‘3 çocuk’ söylemi… Bu iki tablo arasında hiçbir bağ yok. Çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ailelere daha fazla çocuk önerilmesi, gerçek hayatla bağın tamamen koptuğunu gösteriyor. Önce mevcut çocukların sağlıklı, güvenli ve insanca koşullarda büyümesini sağlayacak politikalar üretmek zorundasınız. Açıklanan bu veriler sadece bir istatistik değil, geleceğe dair ciddi bir uyarıdır. Çocukların yoksulluk içinde büyüdüğü bir ülkede fırsat eşitliğinden söz edemezsiniz. Yoksulluğun kuşaklar arası aktarımını durduracak sosyal politikalar geliştirilmediği sürece bu tablo daha da ağırlaşacaktır." cumhuriyet
