Karkamış Ziraat Odası Başkanı İdris Bozkurt, 2027 yılının mart ayında ödenecek mazot ve gübre desteklemelerinin acilen hesaplara yatırılması çağrısını yaptı
Hububat ekim zamanının geldiğini hatırlatan Bozkurt, ‘’Hububat ekim zamanı kapıya dayandı, ancak çiftçiler tarlalarını nasıl ekeceğini kara kara düşünüyor. Çünkü mazot başta olmak üzere gübre, ilaç ve tohum fiyatları el yakıyor. Dolayısıyla çiftçinin girdi maliyetlerinin yüksek olduğu bir dönemde tarlasını ekmesi çok zor. Birçok tarla ekilmeme riskiyle karşı karşıya’’ uyarısında bulundu.
Her ne kadar da rekolte iyi olsa da
çiftçi yine alın terinin karşılığını alamadı
Çiftçinin zorlu bir dönemden geçtiğini söyleyen Bozkurt, ‘’Bu yıl hububat hasadı yüzleri güldürdü ancak açıklanan taban fiyatları hayal kırıklığına uğrattı. Zaten çiftçiler borçlu olduğu için hububatlarını ucuza vermek zorunda kaldı. Yani her ne kadar da rekolte iyi olsa da çiftçi yine alın terinin karşılığını alamadı’’ dedi.
Sesimize kulak verilmeli ve ödemeler
bir an önce hesaplara aktarılmalı
Girdi maliyetlerinin yüksekliğinden dert yanan Bozkurt, ‘’Son birkaç ay içerisinde mazotun litresi 100 liraya dayandı. Dolar sürekli olarak az da olsa yükseliyor, buna bağlı olarak gübre, ilaç gibi girdiler de artıyor. Bunların yükselmesi üretimi zora sokuyor. Şu anda ekim zamanı geldi, bu girdiler altında çiftçiler nasıl üretim yapacağını düşünüyor. Her zaman diyoruz, gübre ve mazot desteklemeleri ekim zamanı hesaplara yatırılmalı. Çünkü çiftçiye o zaman para lazım. Önümüzdeki yılın mart ayında yapılan ödemelerin ne üretime ne de çiftçiye hiçbir faydası yok. O yüzden sesimize kulak verilmeli ve ödemeler bir an önce hesaplara aktarılmalı’’ açıklamasını yaptı.
Sürdürülebilir toprak
yönetimini sağlamalıyız
Bozkurt, ‘’Üretim maliyetlerini düşürmek, çiftçilerimize sürdürülebilir gelir imkanları sağlamak ve gençlerimizi tarıma teşvik etmek için gerekli tedbirleri hızla almalıyız. İklim krizine dirençli tohum çeşitlerini yaygınlaştırmalı, verimli sulama teknolojilerini kullanmalı ve sürdürülebilir toprak yönetimini sağlamalıyız’’ şeklinde konuştu.
Kırsal kalkınmayı güçlendirmeliyiz
Tarım sektörünün, ülkemizin ekonomik bağımsızlığının ve gıda güvencesinin temel dayanağı olduğunu vurgulayan Bozkurt, ‘’Üretimin sürekliliğini sağlamak için doğal kaynaklarımızı korumalı ve kırsal kalkınmayı güçlendirmeliyiz. Tarımsal üretim yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda ulusal güvenlik ve toplumsal istikrar meselesi’’ değerlendirmesini yaptı.
Asıl önemli konu, çiftçilerimizin
teknolojilere ne ölçüde erişebildiği
Son yüzyılda tarım sektöründe yaşanan teknolojik gelişmelerin, ülkemizde de önemli ilerlemeler sağladığını ifade eden Bozkurt, ‘’Traktörler ve biçerdöverler başta olmak üzere tarımsal mekanizasyon araçları artık akıllı makinelere dönüştü. Akıllı sulama ve gübreleme sistemlerinden akıllı seralara ve hayvancılık uygulamalarına kadar tarımda akıllı teknolojiler her geçen gün gelişiyor. Ancak burada asıl önemli konu, çiftçilerimizin bu teknolojilere ne ölçüde erişebildiği’’ şeklinde konuştu.
Yenilikçi tarım teknolojileri küçük ve orta
ölçekli üreticilerimizin erişimine sunulmalı
Teknolojik imkanlara rağmen ülkemizde yeni teknolojilerin benimsenme hızının henüz istenilen seviyede olmadığını dile getiren Bozkurt, bunun en temel nedenlerinden birinin üretici gelirlerinin kısıtlı olması olarak ifade etti. ‘’Gıda güvencemizin teminatı, toprağımızı işleyen ve alın teri döken çiftçilerimiz. Yenilikçi tarım teknolojileri küçük ve orta ölçekli üreticilerimizin erişimine sunulmalı, bu alandaki destekleri artırmalıyız’’ çağrısında bulundu. Haber Merkezi
