Tilkiler Köyü Eğitim Kültür Sağlık ve Dayanışma Derneği öncülüğünde, Hızır ayı kapsamında yaklaşık 700 kişinin katılımı ile Hızır Cem’i yapıldı.
Dernek Başkanı Eren Ovayolu, ‘’Alevi-Bektaşi geleneğinde Hızır ayı; paylaşmanın, lokmanın, niyetin ve birliğin güçlendiği bir zaman dilimi. Bu ayda genellikle üç gün Hızır orucu tutulur. Oruç yalnızca aç kalmak değil; nefsini terbiye etmek, diline sahip olmak, kalbini arındırmak. Oruçların ardından Hızır Cemleri yapılır, lokmalar pay edilir, dualar edilir. İhtiyaç sahipleri gözetilir, küskünler barıştırılır. Çünkü Hızır ayı, bireysel bir ibadet zamanı değil; toplumsal vicdanın diri tutulduğu bir dönem’’ şeklinde konuştu.
Hızır; zorda kalanın yoldaşı, darda kalanın umudu
‘Hızır; zorda kalanın yoldaşı, darda kalanın umudu’ diyen Ovayolu, ‘’Anadolu’nun kadim inanç dünyasında bazı isimler vardır ki yalnızca bir figürü değil, bir anlayışı temsil eder. Hızır da böyle. O, bir kişiden çok bir kavram; bir hikâyeden çok bir duruş. Darda kalanın imdadına yetişen, umudun tükendiği yerde kapıyı çalan, çaresizliğin ortasında nefes olan bir sembol’’ ifadelerini kullandı.
Bir insan, başka bir insanın karanlığına ışık olduysa, işte orada Hızır var
Hızır inancının, insanın insana yoldaş olmasını öğütlediğini söyleyen Ovayolu, ‘’Hızır gibi yetişti” sözü boşuna söylenmemiş. Aslında anlatılmak istenen şudur; bir insan, başka bir insanın karanlığına ışık olduysa, işte orada Hızır var. Bu yönüyle Hızır, gökten inen bir mucizeden çok, yeryüzünde kurulan dayanışmanın adı. Hızır, insanı sadece kendisi için değil, komşusu için de sorumlu kılar. Aç olanı doyurmak, dara düşene el uzatmak, bir öğrencinin elinden tutmak, bir yetimin başını okşamak. İşte Hızır’ın gerçek anlamı burada başlar’’ değerlendirmesinde bulundu.
Asıl mesele Hızır bir gün gelir diye beklemek yerine, bir gün birine Hızır olabilmek
Ovayolu, ‘’Bugün modern hayatın karmaşasında belki de en çok ihtiyacımız olan şey birbirimizin hızırı olabilmek. Ekonomik zorlukların, sosyal kırılmaların, yalnızlaşmanın arttığı bir dönemde Hızır öğretisi bize şunu hatırlatır; kurtuluş tek başına değil, birlikte mümkün. Paylaşılan lokma berekettir; bölüşülen yük hafifler; edilen dua çoğalır. Hızır’ın anlamı, bir mucize beklemek değil; mucizenin parçası olmak. Bir çocuğun eğitimine katkı sunmak, bir ihtiyaç sahibinin kapısını çalmak, bir gönlü almak. Sonuçta Hızır, zamandan ve mekândan bağımsız; iyiliğe, vicdana ve birlik ve kardeşliğe çağrıdır. Asıl mesele Hızır bir gün gelir diye beklemek yerine, bir gün birine Hızır olabilmek’’ dedi. Haber Merkezi
