CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, ekonomik krizin toplum sağlığını etkilediğini, bunun da antidepresan kullanımını arttırdığını belirterek, "Bu artış tesadüf değil, bu artış kötü ülke yönetiminin, yoksulluğun ve umutsuzluğun sonucudur. İktidar sorunları çözmek yerine, toplumu antidepresanlarla ayakta tutmaya çalışıyor. Antidepresan kullanımı halk sağlığı açısından endişe verici noktalarda" dedi.
CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, 2025 yılında kullanılan antidepresan sayısındaki artışa dikkat çekti. Son 10 yılda antidepresan kullanımının yüzde 58,5 oranında arttığını, Türkiye’nin adım adım bir "ruh sağlığı krizi"ne sürüklendiğini belirten Bulut, bu artışın arkasındaki asıl nedenin AK Parti iktidarının uyguladığı ekonomi ve sosyal politikaları olduğunu söyledi.
CHP’li Bulut’un paylaştığı verilere göre, 2016 yılında 45 milyon 132 bin 854 kutu olan antidepresan kullanımı, geçtiğimiz yıl 71 milyon 527 bin 690 kutuya yükseldi. 2025 yılında antidepresan kullanımının bir önceki yıla göre yüzde 9 arttığına, sadece son bir yılda vatandaşın 5 milyon 936 bin 438 kutu daha fazla antidepresan kullanmak zorunda kaldığına dikkat çeken Bulut, 2024 yılında antidepresanlara 5 milyar 35 milyon lira ödeyen kamunun, 2025 yılında bu rakamı 6 milyar 480 milyon liraya çıkardığını kaydetti.
"Bu artış tesadüf değil" diyen Bulut, "Bu artış kötü ülke yönetiminin, yoksulluğun ve umutsuzluğun sonucudur. İşsizlik, geçim derdi, borç batağı ve yarın kaygısı vatandaşın psikolojisini yerle bir etti. İktidar sorunları çözmek yerine, toplumu antidepresanlarla ayakta tutmaya çalışıyor. Antidepresan kullanımı halk sağlığı açısından endişe verici noktalarda" ifadelerini kullandı.
Mevcut gelir düzeylerinin toplumun gerçekleriyle bağının koptuğunu ifade eden Bulut, "Bugün en düşük emekli maaşı 20 bin TL, asgari ücret 28 bin 75 TL. Bu parayla kira mı ödensin, mutfak mı dolsun, fatura mı kapatılsın? İnsanlar ay sonunu değil, yarını düşünmekten uyuyamaz hale geldi. Çarşı, pazar ateş pahası; diğer yandan kira, faturalar ve mutfak masrafları el yakıyor. Ruh sağlığı çökmüş bir toplum yaratırsanız, bunu ne pembe tablolarla ne de istatistik oyunlarıyla gizleyebilirsiniz. Bu ülke yoksullukla, adaletsizlikle, liyakatsizlikle yönetiliyor. Sonuç da milyonlarca kutu antidepresan oluyor" ifadelerini kullandı.
Yoksulluğu yöneten, krizi kalıcı hale getiren, milyonları güvencesizliğe mahkûm eden bir anlayışın bugün toplumun ruh sağlığını çökerttiğini belirten Bulut, "Vatandaş daha fazla ilaçla değil; adaletle, güvenle, emeğinin karşılığını aldığı insanca yaşam koşullarıyla iyileşir. Bugün insanlar geçinemediği için, yarınını göremediği için, hakkını arayamadığı için antidepresan kullanmak zorunda bırakılıyor. En düşük emekli maaşıyla hayatta kalmaya çalışanlar, asgari ücretle ay sonunu getiremeyenler, borçla yaşayan gençler bu düzenin bedelini ruh sağlığıyla ödüyor. İktidar ise bu çöküşü seyretmekle kalmıyor, istatistiklerle örtbas etmeye çalışıyor. Türkiye’yi antidepresan bağımlısı haline getirenler bu tablonun sorumluluğundan kaçamaz. Bu ülkenin insanlarını umutsuzluğa, kaygıya ve çaresizliğe mahkûm edenler, yaşanan ruhsal çöküşün de siyasi sorumlusudur" dedi. cumhuriyet
