Mehmet Türkmen hakkında hapis, siyasi yasak ve tahliye talebi
Sırma Halı işçilerine destek için katıldığı basın açıklamasında iş cinayetlerine dikkat çektiği için tutuklanan BİRTEK SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen hakim karşısında. Türkmen hakkında siyasi yasak da isteniyor.
Antep'te ücretlerini alamadıkları için eylem yapan Sırma Halı işçilerine destek için katıldığı basın açıklamasında “İşçilerin kolu kopuyor, kimse hesap sormuyor” dediği için "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla 16 Mart'ta tutuklanan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, Antep Adliyesi'nde hakim karşısında.
30 kişilik salona tepki gösterildi
Antep 38. Asliye Ceza Mahkemesi'nin Mehmet Türkmen'in yargılandığı duruşmayı 30 kişilik salonda yapmak istenmesi gerginlik yarattı. Avukatlar dahi dışarıda kalırken katılımcılar bu duruma tepki gösterdi.
Duruşmada savunma yapan Mehmet Türkmen, savunmasına uğradığı hukuki karmaşayı ifşa ederek başladı. Önce 'halkı kin ve nefrete sevk etmek' suçundan gözaltına alındığını, karakolda ise bu suçlamanın aniden 'halkı yanıltıcı bilgiyi yayma' suçuna dönüştürüldüğünü belirtti. Savcının bile hangi suçtan emin olmadığını söyleyerek, bu belirsizliğin aslında bir susturma yöntemi olduğunu vurguladı.
'ŞİRECİ patronunun şikayetiyle soruşturma açıldı'
Soruşturmanın re'sen açıldığı söylense de Türkmen, bu sürecin asıl kaynağını fabrika içinden aldığı bilgilerle bildiğini söyledi:
“Adım gibi biliyorum ki bu soruşturma Şireci patronunun şikayeti üzerine açıldı. Son 6 yılda 30 kez gözaltına alındım ve hepsi bir patronun telefonuyla oldu. Bir sendika genel başkanını gözaltına almak neden bu kadar kolay?”
'ŞİRECİ soruşturma kapansın diye kolu kopan işçiye ev aldı'
Türkmen, savunmasının devamında Şireci Tekstil’de kolu kopan işçiye dair konuştu. Patronun işçiye ev alarak şikayetini geri çektirdiğini, bunun bir hayırseverlik değil, adaletten kaçma yöntemi olduğunu söyledi:
“Ahmet Şireci, işçilerin tazminatına çökmekle ünlüdür. O işçiye iyilik olsun diye değil, soruşturma kapansın diye ev aldı. İşçi şikayetçi olmadı diye delillerin karartıldığı, kan lekelerinin temizlendiği bir dosyada patron aklandı; ama ben o kopan kolun hesabını sorduğum için suçlu oldum.”
'Cezaevi Başpınar işçileriyle dolu'
İçeride kaldığı 2 aylık süreçte pek çok gözlem yaptığını söyleyen Türkmen, kaldığı 60-65 kişilik koğuşlardaki tabloyu paylaştı: “Tanıştığım 300 kişinin yarısından fazlası Başpınar işçisiydi. Kimi sakat kaldığı için, kimi geçinemediği için oradaydı. Bu insanlar suçlu doğmadı, onları bu sistemsel adaletsizlik suça itti.”
'İşçiler insanca kazansın dediğim için buradayım'
Türkmen, koğuş arkadaşı olan 30 yaşındaki bir işçinin hikayesi üzerinden yoksulluğun çocukları nasıl vurduğunu anlattı:
“Koğuş arkadaşım uyuşturucudan yatıyor. ‘Borcum vardı, başka bir şansım kalmamıştı’ diye anlattı yaşadıklarını. 11 yaşındaki çocuğu okulu bırakıp çalışmaya başlamış. 6 ve 10 yaşındaki çocukları da okula gidemiyor ve iş bulsalar işçiliğe başlayacaklar. Çocuk, annesine kazandığı parayı verirken ‘Babam cezaevinden gönderdi’ diyormuş. Çünkü ‘Çocukları ona bakıyor’ demesinler istiyor. Babası utanmasın diye kurgulanmış bir şey bu. İşte ben, o çocuklar okusun, babaları insanca kazansın dediğim için buradayım.”
'Antep'te 555 işçi öldü tek bir patron ifade vermedi'
İSİG Meclisinin raporuna atıfta bulunan Türkmen, Gaziantep’te son 13 yılda en az 555 işçinin öldüğünü hatırlattı:
“Bu 555 ismin hepsi var. Bir tek patron hapis yatmadı, bir tek patron gözaltına alınmadı. Tekstil iş kolu en az riskli olanlardan biri olmasına rağmen neden her gün birinin eli, kolu kopuyor? Çünkü patronların kâr hırsı, işçinin canından kıymetli. İki aydır sendikal görevimden ve ailemden uzağım. Patronlara ‘İstediğiniz kadar sömürün, konuşanı biz içeri atarız’ mesajı veriyorsunuz. Bu haksızlık bir an önce son bulmalı; zaten can çekişen adalet güveni daha fazla sarsılmamalıdır."
Tanıkların dinlenmesi talebi reddedildi
Türkmen'in savunmasının ardından Avukat Eylem Sarıoğlu, fabrikalarda çalışırken uzuv kaybına uğrayan ve iş kazaları geçiren işçilerin tanık olarak dinlenmek için duruşma salonu dışında hazır bulunduğunu söyledi. Sarıoğlu, “Türkmen’in ifadesinde geçen sözler gerçekliğiyle ortadadır ve bu gerçeklerin dinlenmesini istiyoruz” dedi. İddia makamı talebin reddini isterken, mahkeme heyeti de tanıkların dinlenmesi talebini reddetti.
Savcıdan hapis, siyasi yasak ve tahliye talebi
Esas hakkındaki mütalaasını sunan savcılık, 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan Mehmet Türkmen hakkında hapis cezası verilmesini talep etti. Türkmen'in sendikacılık yapmasına engel teşkil edecek şekilde 'siyasi yasak' da talep eden savcılık, tahliye kararı verilmesini istedi.
Almanya ve İngiltere'den de heyetler geldi
Antep 38. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşma öncesi adliye önünde basın açıklaması yapıldı. "Hak arayanı değil patronları yargıla. Mehmet Türkmen’e özgürlük!” pankartının açıldığı açıklamaya çok sayıda milletvekili, siyasi parti temsilcisi, uluslararası heyetler ve sendika liderlerinin katıldı. Duruşmayı takip etmek ve dayanışma göstermek amacıyla Almanya’dan Birleşmiş Hizmet Sektörü Sendikası (ver.di) temsilcileri Sidar Çarman ve Katharina Kaupp ile İngiltere’den gelen Paul Kershaw ve Arif Bektaş da açıklamaya katıldı. Açıklamada, sık sık “Mehmet Türkmen yalnız değildir” ve “Sendikal haklar yargılanamaz” sloganlarını atıldı.
Yanıltıcı olan adaletsiz düzenin kendisi
BİRTEK-SEN Genel Sekreteri Mikail Kılıçalp, davanın hukuki değil siyasi olduğunu vurguladı. Kılıçalp, “Mehmet Türkmen'in suçu maaşlarını alamayan işçilerle yan yana durmak, iş cinayetlerinin hesabını sormaktır. Türkmen, 'Yasalar zenginler için geçerli değil' dediği için tutuklandı. Biz de soruyoruz: İşçinin tazminatına çöken, işten atan, emeğini gasp eden kaç patron bu kapıdan içeri girdi? Yanıltıcı olan bizim sözlerimiz değil, bu adaletsiz düzenin kendisidir" dedi.
'Sendikacılar, gazeteciler, siyasetçiler tutuklu'
Kılıçalp işçi ölümlerinin bir kader olmadığını belirterek, “Sermaye sahipleri ve siyasal iktidarın ortak olduğu bu şebeke, bir düğmeye basarak sendikacıyı, gazeteciyi, siyasetçiyi tutukluyor. İş cinayetlerinin üstünü örtüyorlar. Her yıl 2000 işçinin canını alan bu düzenin dişlileri zarar görmesin diye Mehmet Türkmen susturulmak isteniyor. Ama bu mücadele her geçen gün daha da güçlenecek" diye konuştu.
Açlığa mahkum edilenlerin iradesine kelepçe vuruldu
Antep Baro Başkanı Bülent Duran, yargılama sürecindeki hukuksuzluklara dikkat çekti. Duran, “Geçen yıl da işçilerin zam talebi yasaklandığında 'Bizi mutsuz edenleri biz de mutsuz ederiz' demişlerdi. Bu tutuklama kararı şahsi değil; açlığa mahkum edilen, örgütlenmek isteyen tüm insanların iradesine vurulmuş bir kelepçedir. Hukuk yaşamı ve hakları koruduğu sürece vardır. Biz bugün burada sadece Mehmet Türkmen için değil, Can Atalay ve doğasına, emeğine sahip çıkan herkes için buradayız” ifadelerini kullandı.
Türkmen'in suçu kölelik düzenini deşifre etmek
Avukat Tugay Bek ise verilerle iş cinayetlerine vurgu yaptı. Bek, "Sadece 2025 yılında 2 bin 555 işçi yaşamını yitirdi. Son on yılda bu sayı 25 bini aştı. 2013-2025 yılları arasında Gaziantep’te 555 işçi iş cinayetlerinde öldü. Mehmet Türkmen'in suçu, her yıl aslında 6 tane 'Soma Katliamı' kadar işçinin can verdiği bu kölelik düzenini deşifre etmektir. Dezenformasyon yasası, toplumu korumak için değil, hak arayanları susturmak için bir sopa olarak kullanılıyor" dedi.
Ayşe Türkmen: Oğlumu almadan gitmem
Mehmet Türkmen’in annesi Ayşe Türkmen de "Oğlum işçinin, garibanın hakkını savunduğu için mi içerde? Ben oğlumu almaya geldim, onu bırakmazlarsa Ankara’ya kadar giderim” diye konuştu. Türkmen’in dayısı Mehmet Türkmen de “Mehmet patronların yanında olsaydı evi de arabası da her şeyi de olurdu ama o işçilerin yanında olmayı, onların mücadelesine destek vermeyi seçti ve bu yüzden tutuklu” dedi.
Elini kaybeden işçi: Mehmet Türkmen'i bırakın
Geçirdiği iş kazasında elini kaybeden Mustafa Alkurt ise “10 yıl önce Özmen İplik’te iş kazası geçirdim. Altmış yedi gün hastanede yattım. 14 operasyon geçirdim. Bu süre boyunca beni hiç kimse aramadı, ziyaret etmedi, destek olmadı. Bir tek Mehmet Türkmen yanıma geldi, beni haberlere çıkardı, beni Meclise gönderdi. Mehmet bizim gibi işçilerin sesi oldu. Buradan Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de sesleniyorum. ‘Vatandaşın bir talebi varsa çözeceğim’ demişti. Sayın Bakan, Mehmet Türkmen bize destek oldu, lütfen onu serbest bırakın. Adalet talebimizi görün, hakkımızı verin” çağrısı yaptı.artıgerçek
