Körleri Eğitim ve Kalkındırma Derneği Gaziantep Şubesi, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Dünya Sosyal Adalet Günü dolayısıyla engelli bireylerin sorunlarını bir kez daha gündeme taşıdı
Dijital erişilebilirlik, işaret dili hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve bağımsız yaşam modellerinin desteklenmesi konularında daha güçlü adımlar atılmasının önemine değinen Şube Başkanı Mehmet Yıldırım, sosyal adalet ancak hiçbir bireyin geride bırakılmadığı bir anlayışla mümkün olacağının altını çizdi.
Hukuki düzenlemeler kadar toplumsal bilinç dönüşümü de önem taşıyor
Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme’nin engelliliği bir yardım meselesi olmaktan çıkarıp açık biçimde bir hak meselesi olarak tanımladığını ifade eden Yıldırım, ‘’Sözleşme, engelli bireylerin eğitimden istihdama, sağlıktan adalete erişime kadar pek çok alanda eşit haklara sahip olduğunu uluslararası hukuk düzleminde güvence altına aldı. Sözleşmenin ruhu yalnızca fiziksel engellerin kaldırılmasını değil, önyargıların da yıkılmasını hedefler. Hukuki düzenlemeler kadar toplumsal bilinç dönüşümü de büyük önem taşıyor. Engelli bireylerin karar alma süreçlerine etkin katılımının sağlanması temel bir gereklilik’’ şeklinde konuştu.
Türkiye’nin sözleşmeye taraf olmasının ardından mevzuatta önemli düzenlemeler yapıldı
Türkiye’nin sözleşmeye taraf olmasının ardından mevzuatta önemli düzenlemeler yapıldığını kaydeden Yıldırım, ‘’Kamu binalarında erişilebilirlik çalışmalarının hız kazandı, engelli kotası uygulaması güçlendirildi ve sosyal destek mekanizmalarının daha sistematik bir yapıya kavuşturuldu. Rampalar, asansörler ve hissedilebilir yüzey uygulamalarının yaygınlaşması önemli kazanımlar arasında yer alıyor. Engelli aylıkları ve evde bakım destekleri de kurumsallaştı’’ açıklamasını yaptı.
Gelinen noktada tüm hedeflere ulaşıldığı söylemenin mümkün değil
Eğitim alanında kaynaştırma uygulamalarının geliştirilmesini ve üniversitelerde engelli öğrenci birimlerinin oluşturulmasının olumlu olduğunu sözlerine ekleyen Başkan Yıldırım, farkındalık çalışmalarının toplumsal zihniyet dönüşümü açısından önemli olduğunu vurguladı. ‘’Gelinen noktada tüm hedeflere ulaşıldığı söylemenin mümkün değil. Özellikle şehir planlamasında bütüncül bir erişilebilirlik anlayışı henüz tam anlamıyla yerleşmedi. Toplu taşıma araçlarının her bölgede eşit ölçüde erişilebilir değil ve özel sektörde engelli kotası etkin biçimde uygulanmıyor. Kırsal bölgelerde yaşayan engelli bireyler eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerine erişimde ciddi güçlükler yaşıyor’’ değerlendirmesinde bulundu. Haber Merkezi
