25 Haziran 2019, Salı Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Yaşamadıktan sonra
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Nerde yanlış yaptım
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
“Güze: Türkiye'nin İlk Gül Müzesi” (!)
Leyla Adın
Sabır sabır da nereye kadar?
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Yanlış hesap
Av. Aziz Canatar
Adelet ve yargı (4)
Aykut Tuzcu
Mitil
ÇOK OKUNAN HABERLER
Doğanın korunması, kültürel mirasın restorasyonu hedefleniyor
Türkiye için büyük cesaret veren bir mesaj
THY'den Boeing 737 MAX açıklaması: “Bazı uçuşlarda iptaller olabilir”
ABD'nin yeni yaptırımları, İran'ın dini lideri Hamaney'i hedef alıyor
Dünya basını seçim sonuçlarını böyle gördü: İstanbul tokadı
Abdullah Harmancı ve Zeynep Delav konuk oldu
DemirDöküm, Antep pazarındaki gücünü artırmayı hedefliyor
Sakallı ebabil kuşu yaralı halde bulundu
Sevkiyat yakın zamanda gerçekleşecek
ORET üyeleri TEGV’deki çocuklara elektrikli araçlarını anlattı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
Fransa, elektriği için Almanya’nın harcadığının yarısından biraz fazlasını harcıyor



Environmental Progress-Çevresel İlerleme (EP) Başkanı Michael Shellenberger, 'dünyanın iklim değişikliği ve yoksulluğa karşı tek gerçek umudu olan nükleer enerjinin şeytanlaştırılmasına son verilmesi' gerektiğini belirtti. Nükleer enerji algısını “Külkedisi” masalına benzeten Shellenberger, nükleer enerjinin Sindrella gibi iftiraya uğrayan ve çantada keklik görülen bir değer olduğuna dikkat çekti. Geçtiğimiz günlerde Rusya’da gerçekleştirilen 11’inci Uluslararası Atomexpo Forumu'nda konuşan ve "Nükleer neden bir çevrecinin hikâyesi" sorusunu yanıtlayan ünlü çevreci, masaldaki “camdan ayakkabı”nın nükleer enerji öyküsündeki enerji yoğunluğunun önemini simgelediğini kaydetti.
Rosatom’un nükleer enerjinin yararları ve çevre konusundaki çalışmalarından da övgüyle bahseden Shellenberger, katılımcılara, nükleer enerjinin “annesi” olarak kabul edilen Nobel Ödüllü Marie Curie’nin "‘Hayatta hiçbir şeyden korkmaya gerek yok, yalnızca anlamak gerek. Şimdi daha fazla anlama ve daha az korkma zamanı"sözleriyle seslendi.
Nükleer enerji yanlısı çevrecilerden biri olarak kabul edilen Shellenberger, nükleer enerjiyle yenilenebilir enerji arasındaki farkları şöyle anlattı: “Dünyanın en güneşli yerlerinden biri olan Kaliforniya’da, güneş enerjisinden aynı miktarda elektrik üretmek için nükleer enerjinin gerektirdiğinden 450 kat daha fazla alan gerekiyor. Güneş panelleri için neden uranyum için gerekli olandan 17 kat daha fazla malzeme, 17 kat daha fazla alan gerekiyor? Cevap, nükleer enerjiyi bir çevreci öyküsü haline getiren enerji yoğunluğu.”
Yoksulluk ve iklim değişikliği sorunları üzerine acilen eğilmek için, halkın inandığı nükleer enerji ve yenilenebilir enerji hakkındaki mitlere son vermesi gerektiğini belirten Shellenberger, bir milyar kişinin hala elektriğe ve iki milyardan fazla kişinin ise kullanım ve içme suyuna erişiminin bulunmadığını aktardı. “Refah ile enerji arasında mutlak bir ilişki var” diyen Shellenberger, “Dünyada enerjisini ağaç ve gübre yakarak elde eden zengin bir ülke ve yüksek enerjili bir yaşam tarzına sahip yoksul bir ülke yok. Daha fazla enerji tükettikçe, yoksulluk oranlarının aşırı düştüğünü görebilirsiniz” dedi.
Nükleerin çok düşük karbonlu enerji ürettiğine dikkat çeken Shellenberger şu ifadeleri kullandı:
“Uluslararası Panel’e göre, nükleer enerji aslında güneş çiftliklerinin emisyonlarının dörtte birini üretiyor. IPCC şöyle yazıyor: ‘Emisyonlarda derin düşüşlere ulaşmak, yenilenebilirler, nükleer ve karbon tutma ve depolama dâhil düşük sera gazı teknolojilerinin daha yoğun kullanımını gerektirecek. Bazı ülkelerin elektrikte karbona bağımlılığını karşılaştırdığımızda ortaya şu sonuçlar çıkıyor: Avustralya (%85), Belçika (%40), Fransa (%11), Almanya (%66), İsveç (%9), İsviçre (%14), Birleşik Krallık (%63) ve ABD (%66). Enerjilerinin büyük kısmını fosil dışı kaynaklardan elde eden Belçika, İsviçre, Fransa ve İsveç gibi ülkelerin ortak bir özelliği var; daha çok nükleer enerji kullanmaları. Herkes Almanya’yı iklim lideri olarak görüyor, oysa Almanya Fransa’nın sıfır emisyonlu kaynaklardan elde ettiği elektriğinin yarısından azını bu kaynaklardan elde ediyor. Aslında Almanya, Fransa’ya kıyasla, elektrik birimi başına on kat daha fazla karbon emisyonu üretiyor. Fransa, elektriği için Almanya’nın harcadığının yarısından biraz fazlasını harcıyor ve buna rağmen çok daha temiz.”
Nükleer enerjinin düşük karbonlu elektriği artırmanın açık ara en hızlı yolu olduğunu vurgulayan Shellenberger, iklim değişikliğiyle baş etmenin enerjiye daha fazla para harcamak anlamına geldiği ve cevabın yenilenebilir enerji teknolojisinin maliyetinin düşmesinden kaynaklanabileceğini ifade ederek şunları söyledi:
“Fransa, elektriği için Almanya’nın harcadığının yarısından biraz fazlasını harcıyor ve buna rağmen çok daha temiz. Güneş panellerinin ve rüzgar türbinlerinin 10 yıl öncesine kıyasla sırasıyla yüzde 75 ve yüzde 50 daha ucuz olmasına rağmen, Alman elektriğinin fiyatının artmaya devam ediyor. Alman ekonomist Leon Hirth’ün ürettiği veriler, güneş ve rüzgar ihtiyacınız olmadığında çok ve ihtiyacınız olduğunda az elektrik ürettiği için, ekonomik değerlerinin düştüğünü ortaya koyuyor. Rüzgarın elektriğinizin yüzde 30’una ulaştığında ekonomik değerinin yüzde 40'a ve güneş elektriğinizin yalnızca yüzde 15’ine ulaştığında değerinin yüzde 50 düştüğünü gördü. Bu güvenilmez elektriğin tümünü yönetmek için birçok şey yapmanız gerekiyor. Almanya komşularının kendisinden elektrik alması için onlara para ödemeye başladı, yani şebekelerini kapatmıyor ve biz Amerika’nın Almanya’sı olan California’da, Arizona’nın güneşten elde edilen fazla elektriğimizi alması için ona ödeme yapmalıyız. Nükleer enerji santrallerinin, iklim değişikliğine acilen cevap veremeyecek kadar uzun sürede kurulduğu yanlış bir inanç. Nükleer, düşük karbonlu elektriği artırmanın açık ara en hızlı yolu. Bilinen örnekler Fransa ve İsveç’te bunu görebilirsiniz ama bu, tüm dünya için geçerli. Tabii ki bir nükleer santrali kurmak 5, belki de 10 yıl alabilir ama devreye girdiğinde fosil yakıtlardan elde ettiğiniz elektriğin yüzde 5, yüzde 10, yüzde 15 ya da daha fazlasının yerine geçecek. Geçtiğimiz on yıl boyunca Almanya ile Fransa arasında “doğal bir deney” var. Geçtiğimiz yarım yüzyılda farklı düşük karbonlu elektrik formları arasında da bunun bulunduğunu söyleyebiliriz. Kapasite sırasıyla bunlar hidro, nükleer, rüzgar ve güneş enerjisi. Nükleerin güneş ve rüzgârın birlikte ürettiğinin iki katının biraz daha fazla ürettiğini gösteren kanıtlar var.
Almanya 580 milyar doları yenilenebilir yerine nükleere yatırsaydı, elektrik ve ulaşım için enerjisinin yüzde 100’ünü temiz, sıfır emisyonlu kaynaklardan elde ediyor olurdu. Enerjinin çoğunun, yaklaşık üçte birinin ulaşım için kullanıldığını düşünüldüğünde bu dikkate değer bir bulgu."
"Biliyorum; iklim değişikliğiyle mücadele etmek için tüm temiz enerji kaynaklarımıza ihtiyacımız olduğunu söylemek çok popüler ama, Fransa durumun böyle olmayabileceğini akla getiren uyarı niteliğinde bir öykü sunuyor" diyen Shellenberger, şöyle devam etti: "Fransa, geçtiğimiz on yılda güneş, rüzgar ve ilgili altyapıya 33 milyar dolar harcadı ve elektriğinin karbon yoğunluğunun aslında arttığını gördü. Bunun sebebi nedir? Fransa, güneş ve rüzgârın tümünü şebekeye dâhil ederek, nükleer santrallerden elde ettiği nükleerin miktarını düşürdü ve doğal gazdan elde ettiği nükleerin miktarını artırdı. Dolayısıyla sonuç, elektriğin karbon yoğunluğunda bir artıştan ibaret değildi; Fransız elektriğinin maliyetinde de önemli bir artış oldu.”
Britanya medikal dergisi The Lancet’ta yayımlanan bugüne kadarki en iyi bilimsel araştırmanın nükleerin güvenilir elektrik üretiminin en emniyetli yolu olduğunu gösterdiğini vurgulayan Shellenberger, şöyle konuştu:
“Her yıl hava kirliliğinden ölen yedi milyon kişinin dört milyonu fosil yakıt yakmak ve kalan üç milyonsa ağaç ve gübre yakmak nedeniyle ölüyor. Columbia Üniversitesi, Yeryüzü Enstitüsü’nün İklim Bilimi, Farkındalık ve Çözümler Programını yöneten Amerikalı misafir profesör James Hansen’a göre, bu, nükleer enerji kullanımının şimdiye kadar neredeyse iki milyon hayatı kurtardığı anlamına geliyor.Fukuşima, Çernobil ve Three Mile Adası’ndaki kazalar nedeniyle nükleer enerjiden korkmanın bir dayanağı da bulunmuyor. Birleşmiş Milletler Atomik Radyasyonun Etkileri Komitesi, Fukuşima’dan kaçan radyasyon nedeniyle hiçbir ölümün gerçekleşmediğini ve 2 bin kişinin alanı panikle aşırı tahliyesi nedeniyle öldüğünü belirtti. Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü’nün raporları, Çernobil kazasının 28 itfaiyecinin ölümüne ve 15 itfaiyecinin 25 yıl sonra tiroit kanserinden ölmesine neden olduğunu gösteriyor."
"Çernobil’in doğuştan kusurlara neden olduğu ya da Fukuşima’nın mutant papatyalara neden olduğu iddiası doğru değil" diyen Shellenberger, " İnsanlar insanlık tarihinin başlangıcından bu yana doğuştan kusurlarla doğuyor. Dünyada her zaman mutant papatyalar yetişti. Dolayısıyla çeşitli tuhaf şeyleri yanlış bir şekilde radyasyona atfediyoruz. Radyasyon bizi korkutuyorsa, bodrum katlarımıza çekilmeliyiz. Maruz kaldığımız radyasyonun büyük çoğunluğu doğal kaynaklardan, özellikle uranyumdan bozunmuş gaz olan radondan ve “kendimizi gönüllü olarak maruz bıraktığımız” hastanelerdeki radyolojiden olmasına rağmen, radyasyon korkusu hala sürüyor. Toprakta ve gıdada da radyasyon var ve kozmik radyasyon var.
Radyasyon gibi, nükleer atığın da bir sorun olarak simgelendiğine dikkat çeken Shellenberger şöyle konuştu: “Nükleer atığın yeşil ve sıvı olduğunu düşünüyordum çünkü tüm bilgilerim The 'Simpsons’ adlı çizgi dizidendi. Ama artık katı ve metal olduğunu biliyoruz. Nükleer atık, enerji üretiminden doğan ve emniyetli biçimde depolanan tek atık. Bu hususta nükleer endüstrisine katılmıyorum. Neden onu gömmemiz gereksin ki? ABD’deki nükleer atıkların tümü 'bir futbol sahasında 50 fit yüksekliğinde depolanabilir'.Bir çevreci olarak, bunu istememiz öğretildi. Okyanusta yüzen devasa plastik adalarımız var. Fosil yakıtların atık ürünleri ve atmosferde biyo yakıt yakılmasından ötürü her yıl yedi milyon kişi ölüyor ve hiçbir teröristin bile işine yaramayacak birkaç kutu atık konusunda endişeleniyoruz. Nükleer atıkların radyoaktivitesi düşüyor. Ancak ağır toksik metallerin toksitedesi hiçbir zaman düşmüyor ve enerji birimi başına güneş enerjisinden nükleer enerjiden 200-300 kat daha fazla atık var."
"Nükleer endüstrisi kendini yalnızca teknoloji açısından sergileme hatasına düşüyor ve genellikle personel içermeyen nükleer tesislerinin fotoğraflarını yayımlıyor" şeklinde konuşan Shellenberger, Diablo Kanyonu Nükleer Santrali'nin bir fotoğrafını gösterirken Nükleer için Anneler’in eş kurucusu Heather Matteson'un 'Görünen o ki, kumanda odaları insanlar olmadan çalışıyor' dediğini aktardı. Nükleer santralin önünde okyanusa açılan bir kambur balinanın fotoğrafını gösteren Michael Shellenberger, “Diablo Kanyonu dünyanın en güzel nükleer tesisi. Tesis çevresindeki gelgit havuzları, Batı Kıyısı'ndaki en bozulmamış olanlardan. Nükleer enerjinin önemini sergileyen muhteşem bir kanıt. Nükleer enerjinin gerçek “annesi” olan Marie Curie, iki Nobel ödülü kazanan ilk kişi ve bir Nobel ödülü kazanan tek kadın. Sadece inanılmaz bir bilim insanı değil aynı zamanda harika bir insan olan Curie şöyle demişti: ‘Hayatta hiçbir şeyden korkmaya gerek yok, yalnızca anlamak gerek. Şimdi daha fazla anlama ve daha az korkma zamanı.’ Bunu gelecekte neredeyse yüz yıl sonra ne kadar sık hatırlamamız gerektiğini biliyor muydu acaba?”
Shellenberger, endüstrideki hiç kimsenin, nükleer enerjinin çevreye yararlarını göstermek için Rosatom’un belgesel dizisi Wild Edens ile yaptığından daha fazlasını yapmadığına da dikkat çekti. Atomexpo’da yaptığı konuşmada Rosatom’un şimdiye kadar bir milyarı aşkın kişinin izlediği belgeseller çektiğini vurgulayan Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachov, “Sesimizi nasıl duyuracağımız hepimiz için bir soru ve Rosatom bu çok önemli gündemde çok katmanlı çalışmalara yatırım yapmayı taahhüt ediyor” dedi. Haber Merkezi

02 Mayıs 2019 Sabah
Yorumlar Sende yorum yaz
Habere yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu haber için eklenmiş yorum bulunamadı.
Diğer Dünyadan Haberleri

Berlin'de kiralar 5 yıllığına donduruldu
Berlin Senatosu 2007'den bu yana yüzde 117 oranında yükselen kiralar nedeniyle yapılan protestoları dikkate aldı. Berlin
 
Mursi duruşma sırasında öldü, dünya ne dedi?
Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Mursi'nin, mahkeme salonunda hayatını kaybetmesinin ardından Müslüman Kardeşler, top
 
Yüzlerce Amerikalı şirket, Çin ile müzakere istedi
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın dış politika uygulamalarına 600’e yakın şirketten tepki
 
Çin-Rusya ticaretinde hedef 200 milyar dolar
Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in Rusya ziyareti sırasında dün 2 ortak bildiri imzalandı, ekonomik ve ticari işbirliği konusun

Sudan'da güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu ölenlerin sayısı 60'a yükseldi
Muhalif Sudan Doktorlar Komitesi ülkede Pazartesi günü yapılan gösterilere güvenlik güçlerinin müdahale etmesi sonucu öl
 
Trump "Anlaşmaya hazır değilim" dedi, Çin'den yanıt geldi
Japonya'yı ziyaret eden Trump, Çin'le anlaşmaya hazır olmadığını söyledi.
 
Çin'den kredi talep eden ilk avro bölgesi ülkesi Portekiz oldu
Portekiz, gelecek hafta 240 milyon avro karşılığı bir kredi alarak, yuan cinsi kredi alan ilk Avro bölgesinden Avrupa ül
 
İlk icraat parlamentonun feshi
Eski devlet başkanı Pyotr Poroşenko karşısında yüzde 73.22 oyla devlet başkanı seçilen komedyen Vladimir Zelenskiy, göre

ABD'nin savaş çığırtkanlığına Çin kamuoyundan güçlü tepki
Çin Medya Grubu'nun "Ana Haber" (Xinwen Lianbo) programında dün akşam yayımlanan bir yorum, ülkenin sosyal medyasında en
 
Trump'ı ölümle tehdit eden zanlı 140 yıl hapis cezası alabilir
ABD’nin Connecticut eyaletinde, Başkan Donald Trump'ı öldürmekle tehdit eden Gary Gravelle adlı zanlı 140 yıla kad
 
İsrail Gazze Şeridi'ni geçişlere açtı
İsrail, Gazze ile yaşanan gerilim nedeniyle kapattığı sınır kapılarını yeniden açtı.
 
Çin: "İran nükleer anlaşması tamamen uygulanmalı"
Çin Dışişleri Bakanlığı Çarşamba günü yaptığı açıklamada, 2015 yılında imzalanan İran nükleer anlaşmasının tam olarak uy

ABD-Çin ticaret görüşmeleri tehlikeye girdi
Çin, ticaret görüşmelerinde müzakere edilen yedi faslın tamamında taahhütlerinden geri adım attığı ileri sürüldü.
 
Almanya'da zorunlu kızamık aşısı için yasa tasarısı hazırlandı
Sağlık Bakanı'nın hazırladığı yeni yasa tasarısı kızamık aşısı olmayan çocukları anaokuldan men ve ailelerine para cezas
 
ABD, Körfez müttefiklerine 6 milyar dolarlık silah satacak
ABD Savunma Bakanlığı, kongrenin izin vermesinin ardından ABD Dışişleri Bakanlığının Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikler
 
Çin Üniversitesi, Times Yükseköğretim 2019 sıralamasında ilk sırada yer aldı
Times yükseköğretim (Times Higher Education - THE)'nin 2019 Asya Üniversiteleri sıralamasında Çin'in Tsinghua Üniversite
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya