17 Eylül 2019, Salı Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Yaşamadıktan sonra
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Dinleme adabı
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
Küçükköy / Ayvalık
Leyla Adın
İnsan sevgiyle yaşar
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Öğren kurtul!
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Yolun hep başarılarla dolu olsun Gazişehir GFK…
ÇOK OKUNAN HABERLER
Tarım-ÜFE, yüzde 19,69 arttı
GAÜN Timeline Travel proje ofisi hizmete girdi
Kendi ürettikleri sebze ve meyveleri topladılar
Red Bull Air Race Teknofest'te nefes kesecek
Ankas, yeni sezona galibiyetle başlamak istiyor
Otopark kavgasında ölü sayısı 6'ya yükseldi
Gazişehir lige hazır
İklim krizi, belirsiz bir geleceğin değil bugünün bir sorunudur
Lezzetin yanı sıra muazzam bir tarih ve medeniyet var
Görme engelli sağlıkçılardan futbol şovu
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
Fransa, elektriği için Almanya’nın harcadığının yarısından biraz fazlasını harcıyor



Environmental Progress-Çevresel İlerleme (EP) Başkanı Michael Shellenberger, 'dünyanın iklim değişikliği ve yoksulluğa karşı tek gerçek umudu olan nükleer enerjinin şeytanlaştırılmasına son verilmesi' gerektiğini belirtti. Nükleer enerji algısını “Külkedisi” masalına benzeten Shellenberger, nükleer enerjinin Sindrella gibi iftiraya uğrayan ve çantada keklik görülen bir değer olduğuna dikkat çekti. Geçtiğimiz günlerde Rusya’da gerçekleştirilen 11’inci Uluslararası Atomexpo Forumu'nda konuşan ve "Nükleer neden bir çevrecinin hikâyesi" sorusunu yanıtlayan ünlü çevreci, masaldaki “camdan ayakkabı”nın nükleer enerji öyküsündeki enerji yoğunluğunun önemini simgelediğini kaydetti.
Rosatom’un nükleer enerjinin yararları ve çevre konusundaki çalışmalarından da övgüyle bahseden Shellenberger, katılımcılara, nükleer enerjinin “annesi” olarak kabul edilen Nobel Ödüllü Marie Curie’nin "‘Hayatta hiçbir şeyden korkmaya gerek yok, yalnızca anlamak gerek. Şimdi daha fazla anlama ve daha az korkma zamanı"sözleriyle seslendi.
Nükleer enerji yanlısı çevrecilerden biri olarak kabul edilen Shellenberger, nükleer enerjiyle yenilenebilir enerji arasındaki farkları şöyle anlattı: “Dünyanın en güneşli yerlerinden biri olan Kaliforniya’da, güneş enerjisinden aynı miktarda elektrik üretmek için nükleer enerjinin gerektirdiğinden 450 kat daha fazla alan gerekiyor. Güneş panelleri için neden uranyum için gerekli olandan 17 kat daha fazla malzeme, 17 kat daha fazla alan gerekiyor? Cevap, nükleer enerjiyi bir çevreci öyküsü haline getiren enerji yoğunluğu.”
Yoksulluk ve iklim değişikliği sorunları üzerine acilen eğilmek için, halkın inandığı nükleer enerji ve yenilenebilir enerji hakkındaki mitlere son vermesi gerektiğini belirten Shellenberger, bir milyar kişinin hala elektriğe ve iki milyardan fazla kişinin ise kullanım ve içme suyuna erişiminin bulunmadığını aktardı. “Refah ile enerji arasında mutlak bir ilişki var” diyen Shellenberger, “Dünyada enerjisini ağaç ve gübre yakarak elde eden zengin bir ülke ve yüksek enerjili bir yaşam tarzına sahip yoksul bir ülke yok. Daha fazla enerji tükettikçe, yoksulluk oranlarının aşırı düştüğünü görebilirsiniz” dedi.
Nükleerin çok düşük karbonlu enerji ürettiğine dikkat çeken Shellenberger şu ifadeleri kullandı:
“Uluslararası Panel’e göre, nükleer enerji aslında güneş çiftliklerinin emisyonlarının dörtte birini üretiyor. IPCC şöyle yazıyor: ‘Emisyonlarda derin düşüşlere ulaşmak, yenilenebilirler, nükleer ve karbon tutma ve depolama dâhil düşük sera gazı teknolojilerinin daha yoğun kullanımını gerektirecek. Bazı ülkelerin elektrikte karbona bağımlılığını karşılaştırdığımızda ortaya şu sonuçlar çıkıyor: Avustralya (%85), Belçika (%40), Fransa (%11), Almanya (%66), İsveç (%9), İsviçre (%14), Birleşik Krallık (%63) ve ABD (%66). Enerjilerinin büyük kısmını fosil dışı kaynaklardan elde eden Belçika, İsviçre, Fransa ve İsveç gibi ülkelerin ortak bir özelliği var; daha çok nükleer enerji kullanmaları. Herkes Almanya’yı iklim lideri olarak görüyor, oysa Almanya Fransa’nın sıfır emisyonlu kaynaklardan elde ettiği elektriğinin yarısından azını bu kaynaklardan elde ediyor. Aslında Almanya, Fransa’ya kıyasla, elektrik birimi başına on kat daha fazla karbon emisyonu üretiyor. Fransa, elektriği için Almanya’nın harcadığının yarısından biraz fazlasını harcıyor ve buna rağmen çok daha temiz.”
Nükleer enerjinin düşük karbonlu elektriği artırmanın açık ara en hızlı yolu olduğunu vurgulayan Shellenberger, iklim değişikliğiyle baş etmenin enerjiye daha fazla para harcamak anlamına geldiği ve cevabın yenilenebilir enerji teknolojisinin maliyetinin düşmesinden kaynaklanabileceğini ifade ederek şunları söyledi:
“Fransa, elektriği için Almanya’nın harcadığının yarısından biraz fazlasını harcıyor ve buna rağmen çok daha temiz. Güneş panellerinin ve rüzgar türbinlerinin 10 yıl öncesine kıyasla sırasıyla yüzde 75 ve yüzde 50 daha ucuz olmasına rağmen, Alman elektriğinin fiyatının artmaya devam ediyor. Alman ekonomist Leon Hirth’ün ürettiği veriler, güneş ve rüzgar ihtiyacınız olmadığında çok ve ihtiyacınız olduğunda az elektrik ürettiği için, ekonomik değerlerinin düştüğünü ortaya koyuyor. Rüzgarın elektriğinizin yüzde 30’una ulaştığında ekonomik değerinin yüzde 40'a ve güneş elektriğinizin yalnızca yüzde 15’ine ulaştığında değerinin yüzde 50 düştüğünü gördü. Bu güvenilmez elektriğin tümünü yönetmek için birçok şey yapmanız gerekiyor. Almanya komşularının kendisinden elektrik alması için onlara para ödemeye başladı, yani şebekelerini kapatmıyor ve biz Amerika’nın Almanya’sı olan California’da, Arizona’nın güneşten elde edilen fazla elektriğimizi alması için ona ödeme yapmalıyız. Nükleer enerji santrallerinin, iklim değişikliğine acilen cevap veremeyecek kadar uzun sürede kurulduğu yanlış bir inanç. Nükleer, düşük karbonlu elektriği artırmanın açık ara en hızlı yolu. Bilinen örnekler Fransa ve İsveç’te bunu görebilirsiniz ama bu, tüm dünya için geçerli. Tabii ki bir nükleer santrali kurmak 5, belki de 10 yıl alabilir ama devreye girdiğinde fosil yakıtlardan elde ettiğiniz elektriğin yüzde 5, yüzde 10, yüzde 15 ya da daha fazlasının yerine geçecek. Geçtiğimiz on yıl boyunca Almanya ile Fransa arasında “doğal bir deney” var. Geçtiğimiz yarım yüzyılda farklı düşük karbonlu elektrik formları arasında da bunun bulunduğunu söyleyebiliriz. Kapasite sırasıyla bunlar hidro, nükleer, rüzgar ve güneş enerjisi. Nükleerin güneş ve rüzgârın birlikte ürettiğinin iki katının biraz daha fazla ürettiğini gösteren kanıtlar var.
Almanya 580 milyar doları yenilenebilir yerine nükleere yatırsaydı, elektrik ve ulaşım için enerjisinin yüzde 100’ünü temiz, sıfır emisyonlu kaynaklardan elde ediyor olurdu. Enerjinin çoğunun, yaklaşık üçte birinin ulaşım için kullanıldığını düşünüldüğünde bu dikkate değer bir bulgu."
"Biliyorum; iklim değişikliğiyle mücadele etmek için tüm temiz enerji kaynaklarımıza ihtiyacımız olduğunu söylemek çok popüler ama, Fransa durumun böyle olmayabileceğini akla getiren uyarı niteliğinde bir öykü sunuyor" diyen Shellenberger, şöyle devam etti: "Fransa, geçtiğimiz on yılda güneş, rüzgar ve ilgili altyapıya 33 milyar dolar harcadı ve elektriğinin karbon yoğunluğunun aslında arttığını gördü. Bunun sebebi nedir? Fransa, güneş ve rüzgârın tümünü şebekeye dâhil ederek, nükleer santrallerden elde ettiği nükleerin miktarını düşürdü ve doğal gazdan elde ettiği nükleerin miktarını artırdı. Dolayısıyla sonuç, elektriğin karbon yoğunluğunda bir artıştan ibaret değildi; Fransız elektriğinin maliyetinde de önemli bir artış oldu.”
Britanya medikal dergisi The Lancet’ta yayımlanan bugüne kadarki en iyi bilimsel araştırmanın nükleerin güvenilir elektrik üretiminin en emniyetli yolu olduğunu gösterdiğini vurgulayan Shellenberger, şöyle konuştu:
“Her yıl hava kirliliğinden ölen yedi milyon kişinin dört milyonu fosil yakıt yakmak ve kalan üç milyonsa ağaç ve gübre yakmak nedeniyle ölüyor. Columbia Üniversitesi, Yeryüzü Enstitüsü’nün İklim Bilimi, Farkındalık ve Çözümler Programını yöneten Amerikalı misafir profesör James Hansen’a göre, bu, nükleer enerji kullanımının şimdiye kadar neredeyse iki milyon hayatı kurtardığı anlamına geliyor.Fukuşima, Çernobil ve Three Mile Adası’ndaki kazalar nedeniyle nükleer enerjiden korkmanın bir dayanağı da bulunmuyor. Birleşmiş Milletler Atomik Radyasyonun Etkileri Komitesi, Fukuşima’dan kaçan radyasyon nedeniyle hiçbir ölümün gerçekleşmediğini ve 2 bin kişinin alanı panikle aşırı tahliyesi nedeniyle öldüğünü belirtti. Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü’nün raporları, Çernobil kazasının 28 itfaiyecinin ölümüne ve 15 itfaiyecinin 25 yıl sonra tiroit kanserinden ölmesine neden olduğunu gösteriyor."
"Çernobil’in doğuştan kusurlara neden olduğu ya da Fukuşima’nın mutant papatyalara neden olduğu iddiası doğru değil" diyen Shellenberger, " İnsanlar insanlık tarihinin başlangıcından bu yana doğuştan kusurlarla doğuyor. Dünyada her zaman mutant papatyalar yetişti. Dolayısıyla çeşitli tuhaf şeyleri yanlış bir şekilde radyasyona atfediyoruz. Radyasyon bizi korkutuyorsa, bodrum katlarımıza çekilmeliyiz. Maruz kaldığımız radyasyonun büyük çoğunluğu doğal kaynaklardan, özellikle uranyumdan bozunmuş gaz olan radondan ve “kendimizi gönüllü olarak maruz bıraktığımız” hastanelerdeki radyolojiden olmasına rağmen, radyasyon korkusu hala sürüyor. Toprakta ve gıdada da radyasyon var ve kozmik radyasyon var.
Radyasyon gibi, nükleer atığın da bir sorun olarak simgelendiğine dikkat çeken Shellenberger şöyle konuştu: “Nükleer atığın yeşil ve sıvı olduğunu düşünüyordum çünkü tüm bilgilerim The 'Simpsons’ adlı çizgi dizidendi. Ama artık katı ve metal olduğunu biliyoruz. Nükleer atık, enerji üretiminden doğan ve emniyetli biçimde depolanan tek atık. Bu hususta nükleer endüstrisine katılmıyorum. Neden onu gömmemiz gereksin ki? ABD’deki nükleer atıkların tümü 'bir futbol sahasında 50 fit yüksekliğinde depolanabilir'.Bir çevreci olarak, bunu istememiz öğretildi. Okyanusta yüzen devasa plastik adalarımız var. Fosil yakıtların atık ürünleri ve atmosferde biyo yakıt yakılmasından ötürü her yıl yedi milyon kişi ölüyor ve hiçbir teröristin bile işine yaramayacak birkaç kutu atık konusunda endişeleniyoruz. Nükleer atıkların radyoaktivitesi düşüyor. Ancak ağır toksik metallerin toksitedesi hiçbir zaman düşmüyor ve enerji birimi başına güneş enerjisinden nükleer enerjiden 200-300 kat daha fazla atık var."
"Nükleer endüstrisi kendini yalnızca teknoloji açısından sergileme hatasına düşüyor ve genellikle personel içermeyen nükleer tesislerinin fotoğraflarını yayımlıyor" şeklinde konuşan Shellenberger, Diablo Kanyonu Nükleer Santrali'nin bir fotoğrafını gösterirken Nükleer için Anneler’in eş kurucusu Heather Matteson'un 'Görünen o ki, kumanda odaları insanlar olmadan çalışıyor' dediğini aktardı. Nükleer santralin önünde okyanusa açılan bir kambur balinanın fotoğrafını gösteren Michael Shellenberger, “Diablo Kanyonu dünyanın en güzel nükleer tesisi. Tesis çevresindeki gelgit havuzları, Batı Kıyısı'ndaki en bozulmamış olanlardan. Nükleer enerjinin önemini sergileyen muhteşem bir kanıt. Nükleer enerjinin gerçek “annesi” olan Marie Curie, iki Nobel ödülü kazanan ilk kişi ve bir Nobel ödülü kazanan tek kadın. Sadece inanılmaz bir bilim insanı değil aynı zamanda harika bir insan olan Curie şöyle demişti: ‘Hayatta hiçbir şeyden korkmaya gerek yok, yalnızca anlamak gerek. Şimdi daha fazla anlama ve daha az korkma zamanı.’ Bunu gelecekte neredeyse yüz yıl sonra ne kadar sık hatırlamamız gerektiğini biliyor muydu acaba?”
Shellenberger, endüstrideki hiç kimsenin, nükleer enerjinin çevreye yararlarını göstermek için Rosatom’un belgesel dizisi Wild Edens ile yaptığından daha fazlasını yapmadığına da dikkat çekti. Atomexpo’da yaptığı konuşmada Rosatom’un şimdiye kadar bir milyarı aşkın kişinin izlediği belgeseller çektiğini vurgulayan Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachov, “Sesimizi nasıl duyuracağımız hepimiz için bir soru ve Rosatom bu çok önemli gündemde çok katmanlı çalışmalara yatırım yapmayı taahhüt ediyor” dedi. Haber Merkezi

02 Mayıs 2019 Sabah
Yorumlar Sende yorum yaz
Habere yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu haber için eklenmiş yorum bulunamadı.
Diğer Dünyadan Haberleri

"ABD ile hiçbir düzeyde müzakere yapılmayacak”
ABD'nin müzakere anlayışının tek taraflı olduğunu ve kendi isteklerini karşı tarafa dayattığını belirten İran Dini Lider
 
Çin-Avrupa tren seferleri 5 bin 266’ya ulaştı
Çin ile Avrupa arasındaki yük treni sefer sayısı yılın ilk sekiz ayında 5 bin 266’ya ulaştı. Bir önceki yıla göre
 
Tasarı, Kraliçe 2. Elizabeth'in de onayını alarak yasallaşacak
Brexit krizinde son durum: Lordlar Kamarası da onayladı
 
İngiltere'de anlaşmasız Brexit'e karşı çıkanlar oylamayı kazandı
Parlamento gündemini belirleme yetkisini hükümetten alıp milletvekillerine veren yasa teklifi kabul edildi.

Çin Meclis Başkanı, ABD Senatosu üyeleriyle görüştü
Çin Ulusal Halk Meclisi Daimi Komitesi Başkanı Li Zhanshu, dün başkent Beijing’de ABD’li senatörler Steve Da
 
Çin orman turizmi 120 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı
Çin ormanları yılın ilk yarısında 900 milyon turisti ağırladı, ülkenin orman turizmi büyüklüğü ise 120 milyar dolara ula
 
Çin, ABD ile ticaret savaşını bitirmek istiyor
Fransa’da düzenlenen 45’inci G7 Zirvesi’nin üçüncü gününde ABD Başkanı Donald Trump, Mısır Cumhurbaşka
 
Trump: “Çin'e ihtiyacımız yok, evinize dönün”
ABD Başkanı Donald Trump, ekonomik kriz yaşadıkları Çin'e ihtiyaçları olmadığını söyleyerek ABD’li şirketlere R

ABD’li perakendeciler Çin’i terk etmek istemiyor
Çin’in ABD mallarına getirdiği ek verginin ardından Trump’ın ABD’li şirketlere yaptığı “evinize
 
Kuzey Kore'den 22 günde 6'ncı füze denemesi
Güney Kore, Kuzey Kore'nin Doğu Denizi'ne iki kısa menzilli balistik füze fırlattığını açıkladı.
 
ABD’de son yedi aydaki 23 toplu silahlı saldırıda 131 kişi öldü
ABD'de 2017’deki 32 toplu silahlı saldırıda 225 insan hayatını kaybederken, 2018’de gerçekleştirilen 25 sald
 
Hiroşima ve Nagazaki'nin üzerinden 74 yıl geçti
Atom bombasının atıldığı ilk anda Hiroşima’da 80, Nagazaki’de 70 bin insan yaşamını kaybetti. İkinci Dünya S

Çin, çocukların oyun bağımlılığını engellemek için kimlik doğrulama düzenlemesi başlattı
Dünyanın en büyük ikinci oyun pazarı olan Çin, çocukların oyun bağımlısı olmalarını engellemek için yeni bir düzenleme g
 
ABD’den Çin’e yeni vergi
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Eylül'den geçerli olmak üzere 300 milyar dolarlık Çin ürününe yüzde 10 ilave vergi koyduklar
 
Çin’de 60 yaş üstü nüfus 249 milyona ulaştı
Çin’de 2018 sonu itibarıyla 60 yaş üstü nüfus 249 milyona ulaşınca hükümet, yaşlıların yaşam kalitesini artırmaya
 
Çin, çöp ayrıştırmak için uzay robotu kullanacak
Çinli bilim insanları tarafından uzaydaki çöpleri ayrıştırmak için geliştirilen robotik kol şimdi de çöp ayrıştırma işin
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya