Teşvik alamayan ilde yaşamanın bedelini ödeyen onbinlerce işçi, işinden ve ekmeğinden edildi
Gaziantep'in teşvik alan iller sıralamasında yer almamasıyla birlikte tekstil işkolunda çok sayıda işçinin isten çıkartıldığını, iki yıl önce başlayan bu sürecin halen devam ettiğini söyleyen DİSK Bölge Başkanı Muzaffer Subaşı. “Tekstil işkolunda uzmanlaşıp da boşta gezen 15 bin dolayında insan şu anda işsiz ve sokakta" dedi.
Esas krizde olan ve krizini çözemeyen işçilerdir
Ülke genelinde ekonomik bir kriz yaşandığını Gaziantep’te de iş kolları arasında özellikle tekstilde zor günlerin yaşandığını, ancak bunun faturasının işçiye çıkartıldığını söyleyen Subaşı, “Bu gidişle toplu sözleşme yapacak fabrika bulamayacağız, ama tüm bunlar işverenin değil işçinin aleyhine yaşanan süreç. Aslında bu ülkede özellikle Gaziantep'te patronlar bir yönüyle kendi krizlerini çözebiliyorlar. Esas krizde olan ve krizini çözemeyen isçilerdir” diye konuştu.
Fatura işçiye kesildi
İşçilerin krizden çıkabilmesinin tek yolunun hükümetin istihdamı artırıcı tedbirler alması gerektiğini söyleyen Subaşı, “İşçilerin krizden çıkabilmesi için istihdamın artırılması, işsizliğin önlenmesi lazım. İşsizliğin önlenmesi, emeğe değer verilmesi için gere en tedbirlerin hükümet tarafından alacağı tedbirlerle mümkündür. İşverenler biz krizdeyiz diye pervasızca işçi çıkarıyorlar, düşük ücret ödüyorlar. Bu konuda işçilere sahip çıkması gerekenler ülkeyi yönetenlerdir" diye konuştu.
AB kapısından girmek isteyen işveren de kafasını değiştirmeli
“AB kapısına dayanan Türkiye’de maalesef sendikalı olmak halen suç niteliği taşıyor” diyen Subaşı, “Öncelikle toplumun önemli bir kısmını oluşturan işçinin sorunu toplumun sorunu olarak görülmeli. Bir ülkede işçi mutsuz, aç ve açıkta olursa o toplumda huzur olmaz. Çünkü üreten de üretileni tüketen de işçidir. Biz sendika olarak işveren ve hükümet yetkilileri ile yaptığımız toplantıda her şeyi açık seçik dile getiriyoruz. Ancak hükümet tavrını işverenden yana koyuyor. Hükümet ve işveren ilişkisi arasında işçiler sıkışmış durumda. Asıl çözüm ülkenin çok önemli bir kısmı olan işçilerin örgütlenme hakkını kabul etmek ve insanca yaşayacağı şartları sağlamak, işçilerinizi en temel insani hak olan sendikal hakkını görmezseniz nasıl AB'ye gireceksiniz. AB kapısından girmek isteyen Türkiye'de işçiye sendikal hakları çok gören işveren öncelikle kafasını değiştirmeli” şeklinde açıklama yaptı.
Örgütsüz işçi hakkını arayamıyor
Son yıllarda işçinin sendikal haklarını engellemek var olan haklarını kullandırmak için işverenin krizi öne sürdüğünü, ancak krizde olanın işveren kadar da işçi olduğunu yineleyen Subaşı, “İşçileri krizden kurtarmak gerekir. Türkiye'de kriz lafı 2 yıldan beri sürüyor. İşveren maaş artışı yaparken kriz diye bağırıyor. Gaziantep teşvik kapsamı dışında kaldıktan bu yana işçiler krizde. Hem de işverenden çok daha fazla krizde. Ancak tüm bunlara rağmen örgütlü olan işveren, hakkını arayabiliyor. Ancak işe alınırken örgütsüz olması tercih sebebi olan işçi hakkını alamı yor. Örnek mi? Hükümet şu ana kadar bir iş yasası çıkardı bu yasada yer alan 100 maddeden 99'u işve renin lehine iken, ancak yüzde 1’lik kısmı işçinin lehine" diye konuştu.
