Ülkemizde bilime ve teknolojiye değer verilmediğini, bu durumun en fazla etkilediği meslek grubunun da ziraat mühendisliği olduğunu söyleyen TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve Ziraat Mühendisi Karaca Bozgeyik, "Ziraat mühendisleri mesleklerinin dışındaki işlerde çalışırken, yıllarca ziraat mühendislerinden faydalanılmadı. Türkiye halkı yıllarca yediği ürünün ne kadar faydalı ve zararlı olduğunu bile bilme hakkından mahrum bırakıldı" diye konuştu.
Ne kentler planlandı ne de neyi nasıl üreteceğimiz
Ülkemizde bilim adamlarından, teknik elemanlara,, sanatçılardan fikir adamlarına kadar yetişmiş insanların bilgi ve görüşlerine değer verilmediğini, bu durumun sonucunda alman kararlar ve yabancıların biçtiği rollerin ülke halkının fayda sına olmadığını belirten Bozgeyik, 'Kentler planlanırken, kent plancılarının görüşlerine yeterince değer verilmeden yapılan imarın içinden çıkılmaz hale gelirken, ziraat mühendisleri de işleri dışındaki işlerde çalışırken, çiftçiler, dededen kalma yöntemlerle zarar eder hale geldi" dedi.
Bilgiye ve teknolojiye gelişmeye değer verilmedi
Ülkemizde gıda üretimiyle ilgili yasaların yıllardır çalıştırılmadığını, son yıllarda AB uyum yasalan kapsamınca alınan bazı kararlardan dolayı yeni yeni gündeme getirildiğini söyleyen Bozgeyik, "Bu ülkede bitime teknolojiye önem verilmedi, insanların ne tür gıda tükettiğini bilemedik. Ziraat mühendisleri kendi alanlarında çalışma fır satı bulamadığı gibi her türlü yasal güvenceden de yoksun bırakıldı. Ziraat mühendisleri işlerinin dışındaki mesleklerde çalışmak zorunda kaldı. Bu durumun olumsuzluğu en az mühendisler kadar çiftçileri ve sivil halkı da etkiledi. Bakın Türk tarımı giderek kan kaybediyor" dedi.
Türkiye halkı layık olduğu için yasalar çıkarılsaydı
Bilime, teknolojiye ve gelişmeye önem vermeyen ülkelerin dışa bağımlı olup, gıdadan üretime kadar adeta sömürge ülkesi olacağını hatırlatan Bozgeyik, 'Türkiye tarımda kendi kendine yetemeyen bir ülke. Bu gidişle gelecekte sesleri iyi ce kısılacak5 ve sömürge ülkesi olacak. Yıllardır gıda denetiminin olmasını savunuyoruz. Ancak yasalar çalıştırılmadı. Ta ki AB uyum yasalan kapsamınca bir dizi tedbirler alındı. Oysa bu ya salar zorunlu değil de ülke halkı layık olduğu için çalıştırılmalıydı. Ancak tavırsız ve ilkesiz olur sanız böyle yönetilirsiniz. Biz ülke değerlerini koruyan, bilgiye saygılı bir yönetim anlayışı ol sun istiyoruz" şeklinde açıklama yaptı.
Bu gidişle dışa bağımlı sömürge ülke olacağız
Ne tarımda ne de diğer konularda konunun uzmanlarından yararlanılmadan plansız programsız bir yönetim anlayışı sergilendiğini hatırlatan Bozgeyik, "Ülkemizde ne tarımda, ne de ekonomik- sosyal ve siyasal planlama yok. Bir kentin ne kadar göç alacağı hesaplanmıyor, göçün ardından neler yaşanacağı planlanmıyor. Göçten yakınıp duruyorlar, sormak gerek göçü önlemek ve kent teki imkanları köyleri götürmek için ne yaptınız? Kentteki en temel insani ihtiyaçları bile köylere götüremezseniz insanları köyde tutamazsınız ve asla göçü önleyemezsiniz. Göçe ilişkin bir planısız programınız da olmadığı için böyle sorun içinde sorun yaşar durursunuz" diye konuştu.
