İmza günü için memleketi Gaziantep’e gelen yazar Ahmet Ümit’e Danıştay 2.Dairesi’ne yapılan saldın ve buradaki olayların perde arkasını bir romancı gözüyle nasıl değerlendirdiğinden, başörtüsüne kadar pek çok konuyu sizin için sorduk. Ümit, tek tanrılı dinler de din adına cinayetlerin tarih boyunca hep olageldiğine vurgu yaparken türban sorununu, 12 Eylül darbesini gerçekleştirenlerin başlattığını belirtip, “Sovyetler Birliği ve sosyalist sisteme karşı yeşil kuşak stratejisi olarak bunu başlattılar. Aynı zamanda Türkiye’de ise askerler başlattı. Bugün askerler laikliği savunuyorlar, ama 12 Eylül dönemi, bu darbeyi yapanlar İmam Hatipler açtılar komünizmi önlemek için. Bütün sol hareketi biçer ortadan kaldırırsanız o zaman yoksul kitleler böyle bir yere gider” dedi.
Sol hareketi biçer, ortadan kaldırırsanız yoksul kitleler böyle bir yere gider
Yazar Ahmet Ümit, İslami hareketin canlanmasını AB’nin, Sovyetler Birliği ve sosyalist sisteme karşı yeşil kuşak stratejisi olarak başlattığını söylerken, “Aynı zamanda Türkiye’de de askerler başlattı. Bugün askerler laikliği savunmaya kalkıyorlar ama 12 Eylül dönemi, hadi askerler demeyelim. Bu darbeyi yapanlar İmam Hatipler açtılar komünizmi önlemek için. İşte bugün yaşadığımız şey; birincisi genel dünyadaki etkilenme o anti- emperyalist hareketin İslami harekete zemin oluşturması, İkincisi 12 Eylül döneminde yaratılan durumdur. Bütün sol hareketi biçer, ortadan kaldırırsanız o zaman yoksul kitleler, sol harekette kendini koruyamazsa, böyle bir yerlere gider” diye konuştu.
Bir takım güçler demokrasiyi ortadan kaldırmak istiyorlar
“Türkiye pek çok açıdan ilginç bir noktaya geldi” diyen Ümit, “Tam bu noktada Türkiye’de demokrasinin varlığı ve yokluğu söz konusu. Bir takım güçler Türkiye’de demokrasiyi ortadan kaldırmak istiyorlar. Bu bir takım güçler karmaşık bir şekilde siyah ya da beyaz olarak görmeyelim. Çok farklı yerleşim ve kombinasyon söz konusu. Dinsel gericilik çok yanlış adımlar atıyor. Yanlış atılan adımlar bir dizi provakasyonlara neden oluyor. Şimdi bugün bu işlenen cinayeti analiz ederken, pek çok soru akla geliyor. Ama şu dur demek çok zor. Ama tabi burada korkunç olan şey biraz önce söylediğim gibi burada bir insan öldürülmüştür, insanlar yaralanmıştır. Silah kullanılmıştır. Bu bizim kesinlikle reddetmemiz gereken bir davranış biçimidir. Ve bu işin altından bambaşka bir şeyler çıkacak.
Din kültürü kanla beraber yürüyen bir kültürdür
Ahmet Ümit, dünyada tabi din adına çok fazla cinayet işlendiğini hatırlatırken, çok tanrılı dinlerde öldürmek yoktur, mesela Pagan kültüründe bu fazla yoktur. Tek tanrılı dinlerde bu çok vardır. Yani tek tanrılı dinler birbirlerini öldürmüşlerdir. Yahudiler Hristiyanları, Hristiyanlar Yahudileri, Müslümanları, Müslümanlar onları bu maalesef din kültürü kanla beraber yürüyen bir kültürdür.
