Yıllardır sürdürülen IMF programları ile geniş halk kesimlerinin yoksulluğun ve açlığın kıskacında yaşam mücadelesi vermekte olduğunu söyleyen Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bozgeyik, "Halkımız yoksullaştıkça, siyasi iktidar destekli yeni zenginler ortaya çıkmakta, gelir dağılımındaki adaletsizlik, eğitimden sağlığa tüm alanlarda zengin ile yoksul arasındaki farkın hızla açılmasına neden olmaktadır" dedi.
Eğitim ve sağlık başta olmak üzere sorunlara kulak tıkandı
Eğitimden sağlığa kadar her konuda zengin le fakir arasındaki farkın giderek açıldığını, hakkını arayan grupların ise şiddete maruz kaldığını hatırlatan Bozgeyik, "Yıllardır uygulanan ekonomik istikrar programları, yerli ve yabancı sermaye çevrelerinin çıkarlarını korurken işçiler, kamu emekçileri ve üretici köylülerin talepleri sürekli olarak ertelenmiş, kulak ardı edilmiştir. Patron örgütlerinin istekleri hemen yerine getirilirken, sendikalarımızın, meslek örgütlerinin talepleri ve mücadelesi şiddet kullanılarak bastırılmış, üyelerimiz sindirilmeye çalışılmıştır. Çocuklarımızın daha nitelikli eğitim alması için yürüyen öğretmenlerinin üzerine biber gazı ve panzerlerle gidenlerin, harcadıkları emeğin karşılığını almak isteyen fındık üreticilerine saldıran, bazı üreticileri döverek hastanelik edenlerin bu ülkeyi daha ileriye götürmesi mümkün değildir" diye konuştu.
Toplu görüşme oyununu hep birlikte bozalım
Toplu görüşme oyunlarının bozulması için tüm sendika ve meslek örgütlerine çağırı yapan Bozgeyik, "Toplu görüşme oyununu hep birlikte bozalım Kamu emekçilerinin 16 yılı aşkın bir süredir yürütmüş olduğu grevli toplu sözleşmeli sendika mücadelesi, 2001 yılında çıkarılan, 4688 Sayılı Yasa ile hükümetle yapılan toplugörüşmeye indirgenmiştir. Dört yıldır yapılan görüşmelerin tamamında sendikaların değil, IMF'nin ve hükümetlerin istedikleri olmuştur. Adeta bir tiyatro oyunu gibi her yıl sergilenen görüntülerin bir öncekinden farklı olmaması, 2006 yılı toplu görüşmelerinin nasıl bir atmosferde geçeceğinin ipuçlarını bugünden vermektedir" şeklinde açıklama yaptı.”
"Susup, oyunun bir parçası olmayın"
Zam oranlarının IMF tarafından belirlendiğini, hükümetin sadece belirlenen zam oranlarını sendikalara tebliğ ettiği bir toplu görüşme düzeninin, bugünkü haliyle kamu emekçilerinin ihtiyaçlarına yanıt vermesinin mümkün olmadığını dile getiren Bozgeyik, "Sendikaların en temel özelliği olan grev ve toplu sözleşme hakkı kullanılmadıkça, sendikalarımız bu oyunun bir parçası olmaya devam edecektir. Bu nedenle kamu emekçileri taleplerini, tıpkı fındık üreticilerinin yaptığı gibi öncelikle alanlarda ve işyerlerinde savunmalıdır" dedi.
Tüm emek örgütleri omuz omuza vermeli
"Eğitim Sen olarak tüm sendikalara sesleniyoruz" diyen Bozgeyik şöyle devam etti: "Temel ücretin 1.050 YTL'ye yükseltilmesi için, grev ve toplu sözleşme hakkı için, kazanılmış haklarımızın korunması için, siyaset yapma hakkı için, toplu görüşme oyununu birlikte bozalım. İşçisi, kamu emekçisi, mühendisi, üretici köylüsü, milyonlarca işsizi ile tüm kesimleri birleşik bir mücadele cephesi yaratmak için vakit geçirmeden harekete geçmelidir. Tek tek işyerlerinden başlayarak giderek merkezileşen bir birliktelik yaratmak için, sermayenin saldırılarına karşı top yekün birleşik mücadeleyi adım adım örmek için, tüm emek örgütlerini birlikte, omuz omuza mücadeleye çağırıyoruz."
