Ülkede ekonomik kriz olmadığını dile getiren BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, yukarıdaki başlığı söyledi: ‘’Türkiye’de bir bölüşüm, paylaşım krizi var’’
Türkmen, ‘’Ülkenin toprağına, doğasına, ormanlarına, köylerine, madenlerine, derelerine, işçilerin tazminatlarına, haklarına, ekmeğine çökmek isteyen bir kesim var. Bir diktatörlük ve mafya düzeni var. Bu ülkenin zenginliklerine çökmek isteyenlerin istediğini yerine getiren bir iktidar var. O yüzden toplumun tüm kesimlerini aynı şekilde etkileyen bir krizden bahsedemeyiz’’ açıklamasını yaptı.
Ekonomik krizin faturasının işçilere
kesilmesi kader değil, tercih meselesi
Ekonomik krizin faturasının işçilere kesilmesinin kader değil, tercih meselesi olduğunu sözlerine ekleyen Türkmen, ‘’İktidar, sadece hukuku uygulasa hiçbir işçi tazminatsız şekilde işten atılamaz. İşçiler hakkını istediğinde tüm kolluk kuvvetlerini önlerine yığabiliyorlar, gözaltına alıyorlar, ama işçilerin hakkını vermeyen patrona hesap sorulmuyor? Size devletin gücü mü yok, bu bir tercih meselesi’’ değerlendirmesinde bulundu.
Sermaye ve iktidar
birbirinden bağımsız değil
‘Sarayın doğrudan temsil ettiği küçük bir sermaye azınlığının dışında herkesin durumu kötüye gidiyor’ diyen Türkmen, ‘’İktidarın gücü sermayeye yetmiyor gibi söylemler gerçek dışı. Sermaye ve iktidar birbirinden bağımsız değil, ikisi hiç olmadığı kadar kaynaşmış tek bir güç. Zaten sermayenin her istediğini yapan bir iktidar var. Örneğin Ekrem İmamoğlu’nu desteklediği gibi bazı şirketlere nasıl el konulduğunu gördük’’ diye konuştu.
Zenginliğin temelinde
işçilerin alın teri var
Antep’in Türkiye’nin en büyük sanayi kentlerinden biri olduğunu kaydeden Türkmen, ‘’Her yıl milyarlarca dolar ihracat yapılıyor. Antep, Türkiye’nin en zengin 500 listesinde 20-30 kişinin yer aldığı bir kent. Bu zenginliğin temelinde ise işçilerin alın teri var. Pandemi döneminde ölümle burun buruna çalışmak zorunda kalan veya depremden üç sonra ‘İşe gelmezseniz işten atılırsınız’ tehdidiyle işe gitmek zorunda olan işveren gördünüz mü? Krizden iflas edip de ailesinin yanına yerleşen işveren duymadım. Her türlü felaketlerde fabrikalarda üretim yapan kim? Peki yoksul olan kim?’’ sorusunu sordu. Haber Merkezi

