Gaziantep Aile Hekimliği Derneği ile Çocuk İhmal ve İstismarını Önleme Derneği iş birliği kapsamında Gaziantep Üniversitesi ev sahipliğinde ‘Çocuk Yaşta Erken ve Zorla Evliliklerde Tanıdan Önlemeye Aile Hekimliğinin Rolü’ başlıklı etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, çocuk yaşta ve rızaya dayanmayan evliliklerin sağlık, psiko-sosyal gelişim ve toplum sağlığı üzerindeki ağır sonuçları değerlendirildi
Erken ve zorla evlilikleri önlemede aile hekimlerinin sessiz ama kritik rolü bulunduğuna dikkat çeken Gaziantep Aile Hekimliği Derneği Başkanı Dr. Gökhan Erdoğan, çocuk yaşta erken ve zorla evliliklerin ciddi bir halk sağlığı ve insan hakları sorunu olduğunun altını kalın harflerle çizdi.
Çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimi üzerinde yıkıcı etkileri var
Çocuk yaşta erken ve zorla evliliklerin, yalnızca bireysel bir dram değil, aynı zamanda toplumun tamamını ilgilendiren, kuşaklar boyu etkisi süren ciddi bir halk sağlığı ve insan hakları sorunu olduğuna dikkat çeken Erdoğan, ‘’Ne yazık ki bu sorun, çoğu zaman görünmez kalmakta; yaşananlar ‘Aile meselesi’ olarak değerlendirilerek geçiştiriliyor. Oysa bu evliliklerin çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimi üzerinde yıkıcı etkileri olduğu bilimsel olarak çok net’’ dedi.
Aile hekimleri, erken ve zorla evliliklerin önlenmesinde kilit bir role sahip
Sağlık sisteminin en uç noktasında yer alan aile hekimlerinin, erken ve zorla evliliklerin önlenmesinde kilit bir role sahip olduğunu kaydeden Erdoğan, ‘’Aile hekimleri, bireylerin yaşamına en erken ve en sürekli temas eden sağlık profesyonelleridir. Bir çocuğun doğumundan itibaren büyümesini, aşılarını, gelişimini, okul çağını ve ergenliğe geçişini yakından izlerler. Bu süreklilik, aile hekimlerine yalnızca tıbbi değil; aynı zamanda sosyal riskleri fark edebilme sorumluluğu da yükler’’ açıklamasını yaptı.
Aile hekimleri sinyalleri fark edebilecek en uygun konumda
Erdoğan, ‘’Erken yaşta evlilik riski taşıyan çocuklar ve ergenler çoğu zaman bunu açıkça dile getiremez. Ancak sık tekrarlayan okul devamsızlıkları, ani davranış değişiklikleri, açıklanamayan kaygı ve depresyon belirtileri, erken gebelikler ya da aile eşliğinde yapılan ‘Evlilikle ilgili’ başvurular, dikkatli bir göz için önemli uyarı işaretleridir. Aile hekimleri bu sinyalleri fark edebilecek en uygun konumda’’ ifadelerini kullandı.
Aileler, bilinçsizce ve geleneksel baskılarla hareket ediyor
Aile hekimlerinin, sadece riski tespit eden değil, önleyici rolü de üstlenebilecek güçlü aktörler olduğuna dikkat çeken Başkan Dr. Erdoğan, ‘’Ailelerle yapılan görüşmelerde çocuk hakları, yasal evlilik yaşı, erken evliliğin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri ve özellikle kız çocukları için doğuracağı riskler açık ve anlaşılır bir dille anlatılabilir. Çoğu zaman aileler, erken evliliğin sonuçlarının farkında olmadan, geleneksel baskılarla hareket ediyor. Bilgi, bu noktada en güçlü koruyucu araç’’ değerlendirmesinde bulundu.
Konu ‘Aile tercihi’ değil, doğrudan toplum sağlığını ilgilendiren bir mesele
Aile hekimlerinin sosyal hizmetler, okul yönetimleri ve ilgili kamu kurumlarıyla kuracağı etkin iş birliğinin, erken ve zorla evliliklerin önlenmesinde hayati öneme sahip olduğunu sözlerine ekleyen Erdoğan, ‘’Riskli durumların zamanında bildirilmesi ve doğru yönlendirmeler, bir çocuğun hayatının tamamen değişmesini sağlayabilir. Unutmamak gerekir ki erken evlilikler; anne ve bebek ölümlerinden ruhsal travmalara, eğitim kaybından yoksulluk döngüsüne kadar pek çok sorunun temelinde yer alıyor. Bu nedenle konu yalnızca bir ‘Aile tercihi’ değil, doğrudan toplum sağlığını ilgilendiren bir mesele’’ diye konuştu.
Çünkü korunamayan her çocuk, hepimizin ortak kaybı
Gaziantep Aile Hekimliği Derneği Başkanı Dr. Gökhan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Aile hekimleri olarak bizler, çocukların sessiz çığlığını duyabilecek en yakın tanıklarız. Bize düşen görev, bu çığlığı görmezden gelmek değil; bilimsel bilgi, mesleki sorumluluk ve insani duyarlılıkla harekete geçiyor. Çünkü korunamayan her çocuk, hepimizin ortak kaybı. Erken ve zorla evliliklerin olmadığı bir toplum, ancak çocukların haklarının gerçekten korunduğu bir toplum ve bu koruma, en güçlü hâliyle birinci basamakta başlar.’’ Haber Merkezi
