ANASAYFA arrow right Güncel

Fon krizi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının da radarına girdi

Fon krizi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının da radarına girdi
YAYINLAMA: 05 Ekim 2026 / 13.18
GÜNCELLEME: 05 Ekim 2026 / 13.18

Türkiye’de son haftalarda gündemin önemli başlıklarından biri haline gelen fon krizi ve finansal piyasalardaki gelişmeler, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının da radarına girdi.

Moody’s, Türkiye’de yaşanan fon krizinin finansal sistem açısından kredi riskinin sınırlı olduğunu belirtirken, sürecin gözetim ve denetim mekanizmalarındaki bazı boşlukları ortaya çıkardığına dikkat çekti. Fitch ise Türk bankacılık sektörünün görünümünü “bozulan” kategorisinde değerlendirerek artan sorunlu krediler, sermaye tamponlarındaki zayıflama ve yüksek faiz ortamının yarattığı baskılara işaret etti.

Ekonomist Mahmut Aydoğmuş, iki kuruluşun değerlendirmelerinin farklı risk alanlarına işaret ettiğini belirterek, “Bunları aynı riskmiş gibi değerlendirmek doğru olmaz. Fakat ikisinin aynı dönemde Türkiye’nin finansal sisteminin farklı noktalarına dikkat çekmesi önemlidir” ifadelerini kullandı.

Moody’s Ratings, 2 Ekim’de yayımladığı “Credit risk limited from Türkiye’s ‘Fund Run’ crisis but episode flags some oversight gaps” başlıklı değerlendirmesinde Türkiye’de yaşanan fon krizinin yarattığı kredi riskini sınırlı olarak nitelendirdi.

Kuruluş, yaşanan sürecin gözetim ve denetim mekanizmalarındaki bazı boşluklara işaret ettiğini de belirtti.

Aydoğmuş, Moody’s’in değerlendirmesindeki iki farklı noktaya dikkat çekerek, “Moody’s bir taraftan yaşanan fon krizinin doğrudan finansal sistem açısından büyük bir kredi krizine dönüşmesini beklemediğini söylüyor. Bu olumlu tarafı” dedi.

Ancak kuruluşun denetim mekanizmalarına yönelik uyarısının daha fazla önemsenmesi gerektiğini belirten Aydoğmuş, “Ancak hemen arkasından çok önemli bir uyarıda bulunuyor: Yaşananlar gözetim ve denetimde bazı boşlukların bulunduğunu gösteriyor. Bence asıl üzerinde durulması gereken ifade de bu” ifadelerini kullandı.

Fon krizinin yalnızca tasfiye edilen fonlar ve bu fonlarda parası bulunan yatırımcılar üzerinden değerlendirilmesinin eksik kalacağını belirten Aydoğmuş, fon piyasasının son yıllarda hızlı büyüdüğüne dikkat çekti.

“Türkiye’de fon piyasası son yıllarda çok hızlı büyüdü. Yüzbinlerce yatırımcı tasarruflarını bu sisteme emanet etti. Dolayısıyla burada konuştuğumuz mesele yalnızca belirli fonların başına ne geldiği değil” diyen Aydoğmuş, asıl meselenin finansal yapının büyümesine paralel olarak gözetim ve denetim mekanizmalarının da aynı hızda gelişip gelişmediği olduğunu söyledi.

Aydoğmuş, Moody’s’in “oversight gaps”, yani gözetim ve denetim boşlukları ifadesini kullanmasının önemine işaret ederek, “Uluslararası bir kredi derecelendirme kuruluşu bize aslında sistemin kendisine ilişkin bir uyarıda bulunuyor” dedi.

Türkiye’ye ilişkin bir diğer dikkat çekici değerlendirme ise Fitch Ratings tarafından yapıldı.

Fitch’in gelişen ülke bankalarına ilişkin değerlendirmesinde Türk bankacılık sektörünün görünümü “deteriorating”, yani “bozulan” kategorisinde yer aldı.

Fitch’in Türkiye bankacılık sektörüne ilişkin son değerlendirmelerinde yüksek faiz ortamının bankaların kârlılığı üzerindeki baskısı, bireysel krediler ve KOBİ kredilerinde artan sorunlu krediler ile bankaların sermaye tamponlarındaki zayıflama öne çıkan riskler arasında bulundu.

Aydoğmuş, Fitch’in değerlendirmesinin Türkiye’nin ülke kredi notuna ilişkin olmadığını vurgulayarak, “Fitch Türkiye’nin ülke kredi notunu veya ülke kredi notu görünümünü düşürmüş değil. Burada söz konusu olan Türk bankacılık sektörüne ilişkin sektör görünümü” dedi.

“Dolayısıyla ‘Fitch Türkiye’nin görünümünü düşürdü’ şeklinde okunması teknik olarak doğru olmaz” diyen Aydoğmuş, buna karşın bankacılık sektörünün görünümünün “bozulan” olarak değerlendirilmesinin hafife alınamayacağını belirtti.

Fitch’in 30 Eylül’de İstanbul’da gerçekleştirdiği Türkiye toplantısının bankacılık bölümünde “Cracks Beneath the Surface: Rising NPLs and Thinning Capital Buffers” başlığı kullanıldı.

“Yüzeyin altındaki çatlaklar: Artan takipteki krediler ve incelen sermaye tamponları” anlamına gelen ifadeye dikkat çeken Aydoğmuş, Fitch’in değerlendirmelerinin yüksek faiz ve dezenflasyon politikasının bankacılık sistemine etkileriyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Aydoğmuş, “Bir ekonomide faizleri uzun süre yüksek tuttuğunuzda bunun yalnızca kredi faizlerine yansımasını görmezsiniz. Şirketlerin finansman maliyeti yükselir, hanehalkının borç ödeme kapasitesi zorlanır, kredi geri ödemelerinde sorunlar ortaya çıkmaya başlar” ifadelerini kullandı.

Fitch’in bireysel ve KOBİ kredilerindeki varlık kalitesine ve sermaye tamponlarına dikkat çekmesinin önemli olduğunu belirten Aydoğmuş, “Fitch’in özellikle bireysel ve KOBİ kredilerindeki varlık kalitesine ve sermaye tamponlarına dikkat çekmesi bu nedenle önemli” dedi.

Moody’s ve Fitch’in değerlendirmelerinin birlikte okunması gerektiğini belirten Aydoğmuş, iki kuruluşun farklı risk alanlarına dikkat çektiğini söyledi.

“Moody’s bize fon piyasasının gözetim ve denetim tarafında bir uyarı yapıyor. Fitch ise bankacılık sektöründe yüksek faiz, artan takipteki krediler ve sermaye tamponları üzerinden başka bir risk alanına dikkat çekiyor” diyen Aydoğmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yani biri sermaye piyasalarının denetimine, diğeri bankacılık sisteminin bilanço dinamiklerine bakıyor.

Bunları aynı riskmiş gibi değerlendirmek doğru olmaz. Fakat ikisinin aynı dönemde Türkiye’nin finansal sisteminin farklı noktalarına dikkat çekmesi önemlidir.”

Türkiye açısından temel meselenin yalnızca bankaların sermaye yeterliliği veya fonların büyüklüğü olmadığını belirten Aydoğmuş, finansal sistemde güvenin önemine dikkat çekti.

“Finansal sistem rakamlardan ibaret değildir. Bu sistemin görünmeyen ama belki de en önemli sermayesi güvendir” diyen Aydoğmuş, yurttaşların tasarruflarını bankalara veya yatırım fonlarına aktarırken sistemin kurallarına ve denetim mekanizmalarına güvenmek istediğini söyledi.

Aydoğmuş, “Bir ülkede yüz milyarlarca, hatta trilyonlarca liralık tasarrufu finansal sisteme çekmek istiyorsanız önce o tasarruf sahibine şunu garanti etmek zorundasınız: Kurallar açık olacak. Denetim güçlü olacak. Sorun ortaya çıktıktan sonra değil, ortaya çıkmadan önce sistem çalışacak” ifadelerini kullandı.

Aydoğmuş, Moody’s’in fon krizindeki kredi riskini sınırlı görmesinin önemli olduğunu, Fitch’in değerlendirmesinin de Türk bankacılık sisteminde yakın zamanda bir kriz yaşanacağı anlamına gelmediğini belirtti.

Ancak iki kuruluşun aynı dönemde finansal sistemin farklı noktalarına yönelik uyarılarda bulunmasının dikkate alınması gerektiğini ifade eden Aydoğmuş, “Ama uluslararası kuruluşlar aynı dönemde bize iki farklı yerden sarı ışık yakıyorsa, yapılması gereken o ışık kırmızıya dönmeden tedbir almaktır” dedi.

Aydoğmuş, sözlerini “Çünkü finans piyasalarında krizlerin maliyeti ortaya çıktıktan sonra değil, güven kaybedildiği anda başlar” ifadeleriyle tamamladı.

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *