Jeoloji Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Mehmet Tevfik Uygur, “İl merkezinin 40-45 kilometre yakınımızda 7.0 ve üzeri büyüklükte deprem beklediğimizi bilmek büyük bir risk altında olduğumuzu göstermektedir. Yaklaşık 250 kilometre uzaklıktaki Sivrice’ deki 6.8 büyüklüğünde meydana gelen depremi ne kadar şiddetli hissettiğimiz ortadadır” şeklinde konuştu.
Uygur, “AFAD Başkanlığı’nın verilerine göre 24.01.2020 tarihinde saat 20.55 sularında Merkez üssü Elâzığ ili, Sivrice ilçesi olan 6.8 büyüklüğünde deprem meydana gelmiştir. Yaklaşık olarak, yerin 8.06 km. derinliğinde meydana gelen depremde, İçişleri bakanlığının resmî açıklamalarına göre 41 vatandaşımız yaşamını yitirmiş, 1607 vatandaşımızda yaralanmıştır. Deprem ciddi mal kayıplarına neden olmuş ve Gaziantep İlimiz’ de de şiddetli olarak hissedilmiştir.
Depremin meydana geldiği Doğu Anadolu Fay Zonu (DAFZ), Bingöl-Karlıova’ dan başlayan ve 580 km boyunca Antakya’ ya doğru uzanan 4-25 km genişlikteki aktif bir deformasyon kuşağıdır. En az iki milyon yıldan bu yana hareket ettiği bilinen sol yanal atımlı fayın, bugüne kadar toplam 15 km’ lik yanal öteleme yapmış olduğu, yani fayın yıllık kayma hızının 7.9 mm/yıl olduğu bilinmektedir. DAFZ’ nun her biri ayrı bir depremde kırılması beklenen belirgin bölümleri (segment) bulunmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Gaziantep’in yaklaşık 40-45 km yakınından geçen DAFZ’nun şehrimizi yakından ilgilendiren segmentleri Çelikhan-Gölbaşı, Gölbaşı-Türkoğlu ve Türkoğlu-Antakya fayları olduğunu kaydeden Uygur, “Gölbaşı Türkoğlu segmenti en son 1513 ve 1114’de deprem üretmiştir, 400 yılda bir kere büyük deprem üreten Gölbaşı-Türkoğlu segmenti 500 yıldır suskun olup, günümüze kadar gerginliğini korumuştur. Sivrice depreminin, bu segmentleri tetikleyip bölgemize yakın fayları harekete geçirebileceği muhtemeldir” ifadelerini kullandı.
Zemin etüt raporunda yapılacak
küçük bir yanlış tüm binayı etkileyecek
“Gaziantep il sınırları içerisinde yapı ruhsatı veren belediyeler, gerekli kontrol ve incelemeleri yapmakta sorumlu olan yapı denetim firmaları yapılan zemin etüt raporlarını prosedür tamamlayan evrak muamelesi yapmaktadırlar” diyen Uygur, “Halbuki zemin etüt raporları yapının yük taşıyıcı elemanlarının temelini oluşturmaktadır. Bir yapının iskeletini oluşturan, statik hesapları zemin etüt raporlarından alınan verilerle hesaplanmaktadır. Zemin etüt raporunda yapılacak küçük bir yanlış tüm binayı etkileyecektir. Zemin etüt raporlarının en önemli kısmı ise arazi çalışmalarıdır. Arazi çalışmaları maalesef yapı ruhsatı veren belediyeler tarafından kontrol edilmemekte olup, arazi çalışması yapılmadan (yapılmış gibi gösterilip) zemin etüt raporları hazırlanılmaktadır” dedi.
Belediyelerin ilgisiz ve vurdumduymaz
davranması izaha muhtaç
Önceki yıllarda zemin etüt raporlarının oda bünyesinde kurulan Jeolojik-Jeoteknik birimi tarafından kontrol edildiğini anlatan Uygur, “Arazi çalışmaları bu birimin kontrolünde yapılıyordu. Oda onay mekanizması devre dışı kalınca Zemin Etüt Raporları kontrolsüz bir şekilde yapıldı. İl merkezinin 40-45 km yakınında 7 ve üzeri büyüklükte deprem beklendiği aşikardır. Böyle önemli bir konuda belediyelerin kontrol mekanizması yaratmaması, ilgisiz ve vurdumduymaz davranması izaha muhtaçtır. Yapı denetim firmaları sadece bina inşasının denetimi ve evrak kontrolü ile sınırlı kalmamalıdır. Zeminin Jeolojik Jeoteknik özelliklerini ortaya koyacak binanın statik projesine veri sağlayan zemin ve temel etütlerinde yapı denetim sisteminin arazide kontrolü ve denetimi ile olacaktır, bu denetimde ilgili jeoloji mühendisleri ile yapılması gerekmektedir.”
Yer bilimsel etüt daire başkanlıkları
kurulmalı ve yer bilimciler çalıştırılmalı
Jeoloji Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Mehmet Tevfik Uygur, konuşmasına şöyle devam etti: “Başta yerel yönetimlerde olmak üzere; imar planına esas Jeolojik-Jeoteknik etüt raporları, statik projelere esas zemin etütleri ve afet risk alanlarını kapsayan, diğer şehirlerdeki büyükşehir belediyeleri gibi yer bilimsel etüt daire başkanlıkları kurulmalı ve yer bilimciler çalıştırılmalıdır. Ne yapı denetim firmalarında ne de belediyelerimizde Jeoloji mühendisleri istihdam edilmemekte olup belediyelerimizde çalışan Jeoloji Mühendisleri ise meslek dışı alanlarda görevlendirilmiştir. Arazide kontrol edilmeyen, arazi çalışması yapılmayan her zemin etüt raporu belediyeler, yapı denetimler, müellifler ve yapı için büyük risktir. Gaziantep Jeoloji Mühendisleri İl Temsilciliği olarak, Gaziantep Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinde Jeolojik-Jeoteknik Daire Başkanlığı’nın kurulması, bu başkanlığın bünyesinde Jeoloji Mühendisi çalıştırılması ve yapılan zemin etüt raporlarının arazide denetlenmesi sağlanmalıdır.” Hüseyin Karataş
Uygur, “AFAD Başkanlığı’nın verilerine göre 24.01.2020 tarihinde saat 20.55 sularında Merkez üssü Elâzığ ili, Sivrice ilçesi olan 6.8 büyüklüğünde deprem meydana gelmiştir. Yaklaşık olarak, yerin 8.06 km. derinliğinde meydana gelen depremde, İçişleri bakanlığının resmî açıklamalarına göre 41 vatandaşımız yaşamını yitirmiş, 1607 vatandaşımızda yaralanmıştır. Deprem ciddi mal kayıplarına neden olmuş ve Gaziantep İlimiz’ de de şiddetli olarak hissedilmiştir.
Depremin meydana geldiği Doğu Anadolu Fay Zonu (DAFZ), Bingöl-Karlıova’ dan başlayan ve 580 km boyunca Antakya’ ya doğru uzanan 4-25 km genişlikteki aktif bir deformasyon kuşağıdır. En az iki milyon yıldan bu yana hareket ettiği bilinen sol yanal atımlı fayın, bugüne kadar toplam 15 km’ lik yanal öteleme yapmış olduğu, yani fayın yıllık kayma hızının 7.9 mm/yıl olduğu bilinmektedir. DAFZ’ nun her biri ayrı bir depremde kırılması beklenen belirgin bölümleri (segment) bulunmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Gaziantep’in yaklaşık 40-45 km yakınından geçen DAFZ’nun şehrimizi yakından ilgilendiren segmentleri Çelikhan-Gölbaşı, Gölbaşı-Türkoğlu ve Türkoğlu-Antakya fayları olduğunu kaydeden Uygur, “Gölbaşı Türkoğlu segmenti en son 1513 ve 1114’de deprem üretmiştir, 400 yılda bir kere büyük deprem üreten Gölbaşı-Türkoğlu segmenti 500 yıldır suskun olup, günümüze kadar gerginliğini korumuştur. Sivrice depreminin, bu segmentleri tetikleyip bölgemize yakın fayları harekete geçirebileceği muhtemeldir” ifadelerini kullandı.
Zemin etüt raporunda yapılacak
küçük bir yanlış tüm binayı etkileyecek
“Gaziantep il sınırları içerisinde yapı ruhsatı veren belediyeler, gerekli kontrol ve incelemeleri yapmakta sorumlu olan yapı denetim firmaları yapılan zemin etüt raporlarını prosedür tamamlayan evrak muamelesi yapmaktadırlar” diyen Uygur, “Halbuki zemin etüt raporları yapının yük taşıyıcı elemanlarının temelini oluşturmaktadır. Bir yapının iskeletini oluşturan, statik hesapları zemin etüt raporlarından alınan verilerle hesaplanmaktadır. Zemin etüt raporunda yapılacak küçük bir yanlış tüm binayı etkileyecektir. Zemin etüt raporlarının en önemli kısmı ise arazi çalışmalarıdır. Arazi çalışmaları maalesef yapı ruhsatı veren belediyeler tarafından kontrol edilmemekte olup, arazi çalışması yapılmadan (yapılmış gibi gösterilip) zemin etüt raporları hazırlanılmaktadır” dedi.
Belediyelerin ilgisiz ve vurdumduymaz
davranması izaha muhtaç
Önceki yıllarda zemin etüt raporlarının oda bünyesinde kurulan Jeolojik-Jeoteknik birimi tarafından kontrol edildiğini anlatan Uygur, “Arazi çalışmaları bu birimin kontrolünde yapılıyordu. Oda onay mekanizması devre dışı kalınca Zemin Etüt Raporları kontrolsüz bir şekilde yapıldı. İl merkezinin 40-45 km yakınında 7 ve üzeri büyüklükte deprem beklendiği aşikardır. Böyle önemli bir konuda belediyelerin kontrol mekanizması yaratmaması, ilgisiz ve vurdumduymaz davranması izaha muhtaçtır. Yapı denetim firmaları sadece bina inşasının denetimi ve evrak kontrolü ile sınırlı kalmamalıdır. Zeminin Jeolojik Jeoteknik özelliklerini ortaya koyacak binanın statik projesine veri sağlayan zemin ve temel etütlerinde yapı denetim sisteminin arazide kontrolü ve denetimi ile olacaktır, bu denetimde ilgili jeoloji mühendisleri ile yapılması gerekmektedir.”
Yer bilimsel etüt daire başkanlıkları
kurulmalı ve yer bilimciler çalıştırılmalı
Jeoloji Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Mehmet Tevfik Uygur, konuşmasına şöyle devam etti: “Başta yerel yönetimlerde olmak üzere; imar planına esas Jeolojik-Jeoteknik etüt raporları, statik projelere esas zemin etütleri ve afet risk alanlarını kapsayan, diğer şehirlerdeki büyükşehir belediyeleri gibi yer bilimsel etüt daire başkanlıkları kurulmalı ve yer bilimciler çalıştırılmalıdır. Ne yapı denetim firmalarında ne de belediyelerimizde Jeoloji mühendisleri istihdam edilmemekte olup belediyelerimizde çalışan Jeoloji Mühendisleri ise meslek dışı alanlarda görevlendirilmiştir. Arazide kontrol edilmeyen, arazi çalışması yapılmayan her zemin etüt raporu belediyeler, yapı denetimler, müellifler ve yapı için büyük risktir. Gaziantep Jeoloji Mühendisleri İl Temsilciliği olarak, Gaziantep Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinde Jeolojik-Jeoteknik Daire Başkanlığı’nın kurulması, bu başkanlığın bünyesinde Jeoloji Mühendisi çalıştırılması ve yapılan zemin etüt raporlarının arazide denetlenmesi sağlanmalıdır.” Hüseyin Karataş