Birleşik Kamu iş Konfederasyonu Gaziantep İl Temsilciliği, memur ve memur emeklilerine yapılan yüzde 18,6 oranındaki zamma tepki gösterdi
İl Temsilcisi Ali Arpat, ‘’Türkiye'de kiralar son bir yılda yüzde 95 arttı, kiralar maaşların yarısını eritir hale geldi. Ülkede artık şanslı yandaş bir zümre dışında neredeyse her haneye meyve-sebze taneyle giriyor. Bundan 20 yıl önce hayvancılığının verimliliğiyle yurt dışında konuşulan ülkemizde şimdi kırmızı eti ancak zenginler tüketebiliyor. Ulaşım, ısınma gibi en temel ihtiyaçlar bile her hanede ince hesaplamalara konu oluyor. Geçim mücadelesi lafı tedavülden kalktı, artık geçim için savaş veriyoruz’’ açıklamasını yaptı.
TÜİK, bize bu yılın son darbesini vurdu
‘Hükümet için gerçeklerle oynama enstitüsü gibi çalışan TÜİK, bizlere bu yılın son darbesini vurdu’ diyen Arpat, ‘’Çarşıda pazarda etiketlerin günlük olarak arttığı, insanların yüzde 70'in yakınının yoksulluk sınırı altında yaşadığı bir ülkede değilmişiz gibi veriler sunan TÜİK, aralık ayı enflasyonunu yine tam da hükümetin ve sermayenin hoşuna gideceği şekilde, yüzde 0.89 olarak açıkladı. Şimdi milyonlarca kamu emekçisi ve emeklisi bu gerçekdışı, nasıl tespit edildiği TÜİK'in kendisinden başka kimse tarafından bilinmeyen bu orana göre enflasyon farkı alacak’’ hatırlatmasını yaptı.
20 milyon yurttaş açlığa mahkum edildi
Kamu emekçileri, emeklileri ve aileleri de hesap edildiğinde yaklaşık 20 milyon yurttaşın açlığa mahkum edildiğini kaydeden Arpat, ‘’AKP'nin yeni Türkiye’sinde “karın tokluğuna çalışmak”, bizzat devlette çalışan emekçiler için bile lüks hale getirildi. Haklarımız çalındı. Yani bizlerin, devleti işler halde tutan emekçiler ve bu uğurda ömrünü harcayan emeklilerin bir yıl boyunca daha da yoksul olmasına, bir kez daha hakkının çalınmasına en tepeden karar kılındı’’ şeklinde konuştu.
Kamu emekçisine enflasyon farkını da doğru ödemeyecekler
Krizi çıkaranların faturayı inatla ve utanmadan emekçiye ödetme niyeti olduklarını ancak kabul etmediklerini sözlerine ekleyen Arpat, ‘’Konfederasyonumuzun Ar-Ge birimi Kamu-Ar'ın aralık ayı raporuna göre açlık sınırı 30 bin 655 liraya, yoksulluk sınırı ise 94 bin 913 liraya yükseldi. Bu ne demek? Kamu emekçilerinin ezici bir çoğunluğu yoksulluk sınırı ile açlık sınırı arasında ve alım gücü günden güne düştüğü için her geçen gün açlık sınırına biraz daha yaklaşıyor demek. Kamu emeklisine “Sen yıllarını devletine verdin, namusunla çalıştın ama şimdi en temel ihtiyaçların için çocuklarına el açmak zorunda kal, torununa harçlık bile vereme” demek. Kendi sebep oldukları enflasyonu bile doğru ölçmeyenler zaten hakkı olan ücret zammını vermedikleri kamu emekçisine şimdi enflasyon farkını da doğru ödemeyecekler’’ ifadelerini kullandı.
