Şekerleme ve çikolata ürünleri konusunda vatandaşı uyaran TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Gamze Atar Kayabaşı, bayramda yaşanan yoğunluğun beraberinde ciddi gıda güvenliği risklerini ve denetim zafiyetlerini beraberinde getirdiğini belirtti
Güvenilir gıdaya erişim hakkının bugün her zamankinden daha fazla tehdit altında olduğuna dikkat çeken Kayabaşı, ‘’Bayram dönemlerinde artan talebi fırsat bilen kayıt dışı üreticilere karşı denetimlerin sıklığı ve etkinliği artırılmalı, denetim süreçlerinde gıda mühendisleri mutlaka görev almalı ve tarladan sofraya izlenebilirlik mekanizmasının etkin bir şekilde oluşturulup tavizsiz işletilmesi sağlanmalı’’ dedi.
Taklit ve tağşiş yoluyla haksız kazanç sağlayanlara verilen cezalar caydırıcı olmalı
Bayramın vazgeçilmezi olan şekerleme ve çikolata ürünlerinde gerçek şeker yerine nişasta bazlı şekerlerin (NBŞ) kontrolsüz kullanımının, Antep fıstığı yerine boyalı bezelye veya yer fıstığı gibi ikame maddelerin tercih edilmesinin, hem tüketiciyi aldattığını (tağşiş) hem de halk sağlığını riske attığını söyleyen Kayaabaşı, ‘’Ucuz hammaddelerle üretilen bu gıdalar, kodekse uygun olmayan katkı maddeleri ve ağır metaller içerebilir; bu da akut gıda zehirlenmelerinden uzun vadeli metabolik hastalıklara kadar geniş bir risk yelpazesi oluşturur. Halk sağlığını doğrudan tehdit eden, taklit ve tağşiş yoluyla haksız kazanç sağlayan işletmelere verilen cezalar caydırıcı olmalı’’ şeklinde konuştu.
Etiketsiz ürünlerin üretim koşulları belirsiz olduğundan tüketilmemeli
Kayabaşı, ürünün ambalajı üzerindeki içindekiler kısmının, üretici adının, üretim adresinin, işletme kayıt numarasının, son tüketim tarihi ve parti numarasının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini kaydederken, ambalajsız ve etiketsiz ürünlerin, üretim koşulları belirsiz olduğu için tüketilmemesi uyarısında bulundu.
Piyasa rayicinin çok altında satılan bir ürün ‘Fırsat’ değil, bir ‘risk’ olabilir
Çikolata ve şekerlemelerde saklama sıcaklığının kritik bir öneme sahip olduğunu hatırlatan Kayabaşı, ‘’Uygun olmayan fiziksel koşullarda ürünlerin sunulması ya da depolanması ürünlerin fiziksel ve kimyasal yapısını bozabilir, mikroorganizmaların hızla çoğalmasına yol açabilir. Bu ürünler doğrudan güneş ışığı almayan, serin ve kuru yerlerde sergilenmeli. Piyasa rayicinin çok altında satılan bir ürün "fırsat" değil, bir "risk" olabilir. Hammadde maliyetinin dahi altındaki bir satış fiyatı üründe taklit veya tağşiş (sahtecilik) ihtimali veya ürünlerin son tüketim tarihlerinin yaklaşmış olabileceğinin sinyali olabilir. Bu konuda da dikkatli olunup, ürünlerin son tüketim tarihleri mutlaka kontrol edilmeli’’ açıklamasını yaptı.
Tüketicinin alım gücü güvenli gıdaya yetecek seviyeye ulaştırılmalı
Aşırı tüketimin risk olduğunu vurgulayan İl Temsilcisi Kayabaşı, ‘’Uzun süreli açlık sonrası bayramda yüklenilen yüksek kalorili ve şekerli gıdalar, obezite ve diyabet riskini tetikler. Porsiyon kontrolü, sadece bir diyet tercihi değil, sağlıklı bir metabolizma için gereklilik. Bayramın toplum sağlığı açısından bir risk faktörü olmaktan çıkarılması için; gıda güvenliğinin bir devlet politikası olarak ele alınması, üreticilerin bilimsel standartlara uyması ve tüketicinin alım gücünün güvenli gıdaya yetecek seviyeye ulaştırılması şart’’ ifadelerini kullandı. Haber Merkezi
