ANASAYFA arrow right Güncel

Hastalar ve yakınları açısından mağduriyet ve risklerin boyutu büyük

Hastalar ve yakınları açısından mağduriyet ve risklerin boyutu büyük
YAYINLAMA: 05 Şubat 2026 / 18.49
GÜNCELLEME: 05 Şubat 2026 / 18.49

Şizofreni Hastalıkları ve Yakınları Dayanışma Derneği Başkanı Serpil Acıoğlu, Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nin kapatılmasına tepki gösterdi.
Gaziantep Üniversitesi’nin sadece Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nin hizmet binası ile ilgili tasarruf hakkını temel alarak hastaların hak ihlallerine dayalı kararla merkezi kapattığına dikkat çeken Acıoğlu, ‘’Merkezde yaklaşık beş yüz hastanın hem tedavi takibi yapılmakta hem de hastalar orada sosyalleşerek hayata tutunup rehabilite oluyor. Tedavi ve rehabilitasyon sürecinin aksaması hastalarda fiziksel, zihinsel, ruhsal yıkım meydana getirmekte, hizmetle sağlanan kazanımları yok ediyor. Hastalarımızın aileleri ve yakınlarını düşündüğümüzde mağduriyetin ve risklerin boyutu daha da büyük önem arz ediyor’’ açıklamasını yaptı.

Ruh sağlığını ülkemizin milli güvenlik meselesi haline getirdi

Dernek olarak ruhsal engellilik alanında özgün çalışmaları “toplumsal değer inşası” mücadelesiyle ulusal ruh sağlığı politikasına, damgalama ile mücadelenin toplumsal ahlak ve insan hakları meselesi olduğuna her daim vurgu yaptıklarını kaydeden Acıoğlu, ‘’Hak, suç, hastalık, engel, hakaret, nefret  kavramlarındaki toplumsal kavram karmaşamız ve kutuplaşma ülkemizin akıl ve ruh sağlığını tehlikeye atan boyutlara ulaşmış; meslek şiddetleri ve çocuk katilleri meselesiyle bizleri karşı karşıya getirdi. Bu karmaşalar aynı zamanda milli ve manevi değerlerimizi aşındırarak ruh sağlığını ülkemizin milli güvenlik meselesi haline getirdi’’ ifadelerini kullandı.

Ruhsal hastalıklarda tedavi  sürekliliği ve takibi önemli

Başkan Acıoğlu, ‘’Merkezin tadilat süreci ile ilgili karar olduğu iddia edilse de sürecin belirsizliği, tadilat süreci bitene kadar hastaların geçici hizmet binasına yönlendirilmemesi ve tüm belirsizlikler hizmetin tamamen sonlandırıldığı kanaati uyandırıyor. Gaziantep Üniversitesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nin kapanmasıyla hizmet alan ruhsal engellilerin sadece sağlık hakları değil; adeta hayat hakları elinden alındı. Ruhsal hastalıklarda tedavi sürekliliği ve takibi önemli. Tedavi süreçlerindeki aksaklık ve ani değişimler hastalıklarla ilgili atak ve intihar riskini artırıyor. Bu durum, zararlarının boyutu ön görülemeyen halk sağlığı problemi tespitini yaptı.

Hukuk, eğitim, sağlık başta olmak üzere tüm alanlarda çözümlerimiz hazır

‘Damgalama ile mücadele insan hakları meselesi olarak hepimizin toplumsal ve ahlaki sorumluluğu’ diyen Acıoğlu, ‘’Unutmayalım ki; dün, bugün ve gelecekte her birimiz ruhsal hastalık tanısı alabilen ruhsal hastalar veya engellileriz. Ruhsal tanı alınca “şımarıp, kötüleşip, sapıklaşıyor muyuz?”  Ülkemiz, ruhsal hasta ve engellilerle yakınlarının onuruna sahip çıkmalı. Bu dili hep beraber vatandaşlık sorumluluğumuzla reddetmeliyiz. Ulusal Ruh Sağlığı Politikası ve şiddetle mücadelede tüm çözüm önerilerimizle ülkemize hizmete her zaman hazırız. Bu politikalarla ilgili hukuk, eğitim, sağlık başta olmak üzere tüm alanlarda çözümlerimiz hazır’’ şeklinde konuştu.

Eğitim sistemimiz içinde ruhsal hastalık ve ruhsal engellilikle ilgili bilinçle yetişmeliyiz

Sanatın, sporun ve gönüllüğün ruh sağlığını destekleyici yönünün farkında olunması ve ruh sağlığında özellikle paralimpik sporları geliştirecek politikaların yürütülmesi gerektiğini kaydeden Acıoğlu, ‘’Eğitim sistemimiz içinde ruhsal hastalık ve ruhsal engellilikle ilgili bilinçle yetişmeliyiz. Tüm politikalarda, Engelliler Hakkında Kanun’a aykırı olarak ruhsal engellileri ayrı tutma, engelliliğe dayalı doğrudan ve dolaylı ayrımcılık uygulanıyor. Bugün, ruh sağlığının dışlandığı sosyal politika anlayışının ülkemize verdiği zararlar açıkça görünmeye başladı’’ değerlendirmesini yaptı.

Karar gözden geçirilerek yanlıştan bir an önce dönülmeli

Gaziantep Şizofreni Hastalıkları ve Yakınları Dayanışma Derneği Başkanı Serpil Acıoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Merkezde bir araya gelen hastaların hayatla bağları adeta bıçak gibi kesilmiş. Hastalar boşluk ve belirsizliğe terk edilerek çaresiz kılınmış. Merkezin kapanma süreciyle ilgili tüm hak ve hukuk ihlalleri ülkemizin insan haklarına saygılı sosyal hukuk devleti niteliği ile bağdaşmıyor. Sosyal devlet, riskleri öngören, önleyen ve o risklerle ilgili maddi külfetleri üstlenen devlet. Gaziantep Üniversitesi’nin aldığı kararı gözden geçirerek yanlıştan bir an önce dönülmesini talep etmekteyiz.’’ Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *