İnsan Hakları Derneği Antep Şube Başkanı Av. Bahri Oğuz, 2025 yılının Türkiye açısından ilklerin yanı sıra mevcut alışkanlıkların tekrarı, hukuk ve insan hakları değerlerinden uzaklaşma ve artan otoriterleşme eğilimleri ile geçen bir yıl olduğunu belirtti
‘Kürt meselesinde henüz demokratik ve adil bir çözüme ulaşılmasa da barışın konuşulması 2026’ya daha umutla bakmamıza vesile oluyor’ diyen Oğuz, ‘’Siyasi iktidarın ihtiyaçları doğrultusunda şekillenen yargı pratikleri, medya ve gazeteciler üzerindeki baskılar, kadınlara yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, iş cinayetleri, LGBTİ+’lara yönelik nefret suçları ve cinayetler, çocuk işçiliği ve çocuklara yönelik istismarlar, doğaya ve hayvanlara karşı suçlar 2025’te de artarak devam etti’’ ifadelerini kullandı.
Yargı keyfi şekilde muhalif odakları saf dışı bırakmanın aracı haline geldi
Mahpuslara karşı işkence ve kötü muamele iddialarının, keyfi ve hukuk dışı infaz uzatmalarının, AİHM ve AYM kararlarına rağmen hapsedilen kişilerin serbest bırakılmamasının, kuyu tipi hapishanelerin gündemden düşmeyen konuların başında geldiğini sözlerine ekleyen Oğuz, ‘’Yargı keyfi bir şekilde tüm muhalif odakları saf dışı bırakmanın aracı haline gelmiş, ana muhalefet partisi olan CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere seçilmiş belediye başkanlarına yönelik yürütülen siyasi operasyonlar sonucunda çok sayıda belediye başkanı ve çalışanı tutuklanmış ve bazılarının yerine kayyum atandı’’ dedi.
Karmaşık infaz yasası yeniden düzenlenmeli
Oğuz, ‘’Kürt meselesinde barışçıl çözümün sağlaması için derhal tüm siyasi mahpusları ve silah bırakan örgüt mensuplarını da kapsayacak şekilde bir yasal düzenleme yapılarak serbest bırakılmaları sağlanmalı. AİHM kararıyla çerçevesi belirlenen ve ceza adaleti sisteminin kaçınılmaz bir parçası olan “umut hakkı” konusunda ulusal mevzuatta düzenleme yapılmalı. Temel bir mahpus hakkı olan şartlı salıverilme hakkını keyfi bir şekilde ortadan kaldıran Cezaevi İdari Gözlem Kurulları kaldırılmalı. Yine ikili infaz rejimi sona erdirilerek, infaz eşitliği sağlanmalı, karmaşık infaz yasası yeniden düzenlenmeli’’ şeklinde konuştu.
Kayyum atanan belediye başkanları görevlerine derhal iade edilmeli
Toplanma ve gösteri hakkına yönelik yasal ve idari kısıtlamalara son verilmesi çağrısında bulunan Başkan Oğuz, ‘’Yargı üzerindeki yürütme etkisi kaldırılarak bağımsız yargıyı güçlendirecek reformlar yapmalı, HSK’nın yapısı uluslararası standartlara uygun hale getirilmeli. AYM ve AİHM kararları ayrım gözetmeksizin derhal uygulanmalı, bu kararları yerine getirmeyen yargıçlar görevden el çektirilmeli. Kayyum uygulamasına son verilmeli, yerine kayyum atanan belediye başkanları görevlerine derhal iade edilmeli’’ açıklamasını yaptı.
Sivil, demokratik ve katılımcı bir anayasa hazırlama sürecine başlanmalı
Muhalefete dönük “gizli siyasal amaçlarla” gerçekleştirilen operasyonlara son verilerek, bütünlükçü bir anlayışla demokratik hukuk devletinin yeniden inşasının hedeflenmesi ve bu kapsamda siyasallaşan kamu yönetimi ve bozulan denge-denetleme ağının liyakat ve çoğunlukçu bir esasla yeniden yapılandırılması gerektiğini vurgulayan Oğuz, ‘’Kadınlar, çocuklar ve LGBTİ+’lar için güçlü ve uygulanabilir koruyucu mekanizmalar oluşturulmalı. Bu gruplara yönelik şiddet eylemleri ve nefret söylemleri konusunda caydırıcı tedbirler ve düzenlemeler yapılmalı. Tüm bu demokratikleşme adımları tamamlandıktan sonra nihai olarak tam anlamıyla sivil, demokratik ve katılımcı bir anayasa hazırlama sürecine başlanmalı’’ değerlendirmesinde bulundu. Haber Merkezi
