ANASAYFA arrow right Güncel

Kumar bağımlılığı, yaşamı tehdit edebilen bir ruh sağlığı problemi olarak ele alınmalı

Kumar bağımlılığı, yaşamı tehdit edebilen  bir ruh sağlığı problemi olarak ele alınmalı
YAYINLAMA: 18 Ocak 2026 / 16.23
GÜNCELLEME: 18 Ocak 2026 / 16.23

Son zamanlarda artış gösteren kumar bağımlılığına dikkat çeken Psikolog Zeynep Yengil, ‘’Toplumsal düzeyde kumar bağımlılığının bir tabu olmaktan çıkarılması gerekiyor. Psikolojik destek mekanizmalarına erişimin artırılması, bağımlılıkla ilgili bilgilendirici çalışmaların yaygınlaşması ve erken müdahale, hayat kurtarıcı olabilir. Kumar oynayan herkes bağımlı değildir; ancak bağımlılık geliştiğinde bunun profesyonel destek gerektirdiğini kabul etmek, sürecin en kritik eşiği’’ şeklinde konuştu.
Son dönemde kumar bağımlılığındaki artışın, özellikle borçlanmanın kontrolden çıkmasıyla birlikte çok daha ağır sonuçlar doğurduğunu sözlerine ekleyen Yengil, ‘’Kişi, geri dönüşü olmadığını düşündüğü bir ekonomik çıkmazın içine sıkıştığında, yoğun utanç ve çaresizlik duyguları intihar riskini ciddi biçimde yükseltiyor. Bu nedenle kumar bağımlılığını yalnızca  bir ‘Alışkanlık’ gibi görmek yerine, yaşamı tehdit edebilen bir ruh sağlığı problemi olarak ele almak; hem birey hem toplum için koruyucu adımlar atmayı zorunlu kılıyor’’ ifadelerini kullandı.
Umutsuzluk, yardım istemenin önünde bir engel olmamalı
Yengil, ‘’Kumar bağımlılığı, insanı sessizce köşeye sıkıştıran bir sorun gibi görünse de, konuşulduğunda ve destek alındığında çözülebilir. Umutsuzluk, yardım istemenin önünde bir engel olmamalı. Çünkü her bağımlılıkta olduğu gibi, burada da asıl ihtiyaç; yargısız bir anlayış, doğru destek ve yeniden umut edebilme alanının açılmasıdır’’ açıklamasını yaptı.
Kaygı, depresyon, değersizlik duyguları  ve umutsuzluk bu süreci besliyor
Bağımlılığın, irade eksikliği değil, psikolojik, biyolojik ve sosyal boyutları olan bir durum olduğuna dikkat çeken Psikolog Yengil, ‘’Kaygı, depresyon, değersizlik duyguları ve umutsuzluk bu süreci besliyor. Borçların artmasıyla birlikte ‘Her şey bitti’ düşüncesi yoğunlaşıyor ve bazı kişiler için yaşam, katlanılamaz bir yük gibi algılanabiliyor.
Bu noktada yapılabilecekler var. Öncelikle ailelerin ve yakın çevrenin ‘Fark etme’ becerisini geliştirmesi çok önemli. Ani para kayıpları, borçlanma, yalan söyleme, içe kapanma, öfke patlamaları ya da umutsuz ifadeler ciddiye alınmalı’’ uyarısında bulundu.
‘Yalnız değilsin, birlikte çözebiliriz’ mesajını  verebilmek iyileştirici bir ilk adım
Bir ‘Şans denemesi’ ya da kısa sürede para kazanma hayaliyle başlayan sürecin zamanla kontrol kaybına, ilişkilerin bozulmasına, ekonomik çöküşe ve ne yazık ki bazı vakalarda yaşamdan vazgeçmeye kadar uzanabildiğini kaydeden Yengil, ‘Bir psikolog olarak bu tabloya baktığımda, kumarın yalnızca maddi bir sorun olmadığını; kişinin ruhsal dünyasını, umutlarını ve kendilik algısını yavaş yavaş aşındıran ciddi bir bağımlılık olduğunu görüyorum.
Yargılamak ya da tehdit etmek yerine, güvenli bir konuşma alanı açmak; ‘Yalnız değilsin, birlikte çözebiliriz’ mesajını verebilmek iyileştirici bir ilk adımdır’’ değerlendirmesinde bulundu.
Kumar bağımlılığında en tehlikeli noktalardan biri, kişinin yardım istemeyi zayıflık olarak görmesi

‘Güçlü aile bağları ve dayanışma kültürüne rağmen, kumar bağımlılığının çoğu zaman gizli yaşandığını fark etmek mümkün’ diyen Psikolog Zeynep Yengil, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Utanç, suçluluk ve ‘Bunu kimse bilmemeli’ düşüncesi, kişiyi yalnızlaştırıyor. Borçlar büyüdükçe kişi daha çok oynamaya yöneliyor; kaybı telafi etme arzusu, bağımlılığın en güçlü tuzaklarından biri haline geliyor. Bu döngü kırılmadığında, ekonomik baskı ruhsal yükle birleşiyor  ve kişi kendini çıkışsız hissedebiliyor. Kumar bağımlılığında en tehlikeli noktalardan biri, kişinin yardım istemeyi zayıflık olarak görmesi.’’ Haber Merkezi

 

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *