Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, 2025-2026 Eğitim Öğretim yılının birinci dönem değerlendirmesinde, ilk yarının, eğitimde çözüm bekleyen köklü sorunların gölgesinde sona erdiğini ifade etti
Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’Milyonlarca kız çocuğu hâlâ eğitimden, sağlıktan, güvenli yaşamdan ve özgürlükten mahrum durumda. Yoksulluk, cinsiyetçilik, dinselleştirme ve otoriter politikalar; kız çocuklarının yaşamlarını doğrudan olumsuz etkiliyor. Eğitim, sağlık, katılım ve adalet alanlarında yaşanan her ihlal, bir kuşağın geleceğinin gasp edilmesi anlamına geliyor’’ dedi.
Geçici koruma altındaki kız çocuklarının sadece yüzde 48,86’sı okula gidebilmiş
2025 yılı itibariyle 611 bin 612 çocuğunun örgün eğitim dışında olduğunu ve bunun yaklaşık yarısının kız çocuğu olduğunu söyleyen Parlakçı, ‘’Net okullaşma oranı 5 yaşta yüzde 84,3; ilkokulda yüzde 95, ortaokulda yüzde 91,5, ortaöğretimde yüzde 88. Bu oranların ardındaki sınıfsal ve bölgesel eşitsizlik çok daha derin. Kırsal bölgelerde, yoksul hanelerde ve göçmen topluluklarda yaşayan kız çocukları eğitimden dışlanıyor. Geçici koruma altındaki kız çocuklarının sadece yüzde 48,86’sı okula gidebilmiş. Çocuk işçiliği, genellikle yoksulluk, ailelerin ekonomik zorlukları, eğitimsizlik ve işçi haklarının ihlali gibi faktörlerin sonucu olarak ortaya çıkıyor’’ açıklamasını yaptı.
Türkiye’de 5 milyonu aşkın çocuk yoksulluk sınırının altında yaşıyor
Çocuk yoksulluğun ve öğrencilerin beslenme sorununun ülkenin en acil çözüm bekleyen toplumsal meselelerinden biri olmaya devam ettiğini sözlerine ekleyen Parlakçı, ‘’Türkiye’de yaklaşık 5 milyonu aşkın çocuk yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bu oran, çocuk nüfusunun dörtte birine karşılık geliyor. Yoksulluk sadece çocukların maddi koşullarını değil, eğitimden sağlığa, sosyal gelişimden geleceğe dair tüm olanaklarını doğrudan sınırlandırıyor. Bugün Türkiye’de çok sayıda çocuk okula kahvaltı yapmadan gitmekte, önemli bir kısmı ise gün boyu okulda beslenme imkânına erişemiyor. Bu tablo, çocukların eğitim hakkını doğrudan tehdit eden bir tabloya dönüşmüş’’ değerlendirmesinde bulundu.
Şiddet olgusu bütün eğitim kurumlarını esir aldı
Parlakçı, ‘’Toplumun her aşamasını kuşatan şiddet olgusu, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ilk yarısında başta okullar olmak üzere, bütün eğitim kurumlarını esir almış. Okullarda yaşanan şiddetin giderek artması, Türkiye’de eğitim sisteminin çok ciddi bir tehdit ile karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Sadece son bir ay içinde okullarda yaşanan şiddet olayları, acil çözüm üretilmediği sürece okulda şiddetin artarak devam edeceğinin işaretlerini veriyor. Okullarımızda öğretmen ve öğrencilerin can güvenliği kalmamış’’ şeklinde konuştu.
Çözülmeyen ve giderek derinleşen yapısal sorunlarını bir kez daha gözler önüne serdi
Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’2025 ve 2026 eğitim-öğretim yılının ilk yarıyılında ortaya çıkan tablo, eğitim sistemimizin yıllardır çözülmeyen ve giderek derinleşen yapısal sorunlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Eğitim politikalarının ‘Piyasa’ ve ‘Din’ merkezli olarak biçimlendirilmesi ve iktidarın siyasal-ideolojik hedeflerine göre biçimlendirilmesi hem öğrencilerin hem de eğitim emekçilerinin haklarını ve ihtiyaçlarını göz ardı eden bir anlayışın sonucu. Öğrencilerin eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanamaması, bölgesel farklılıklar, eğitim emekçilerinin çalışma koşulları, öğrencilerin temel eğitim ihtiyaçlarının karşılanamaması bu dönemin en belirgin sorunları olarak öne çıktı.’’ Haber Merkezi
