ANASAYFA arrow right Güncel

Öğretmenin yoksullaştırıldığı ülkede nitelikli kamusal eğitim sistemi olmaz

Öğretmenin yoksullaştırıldığı ülkede  nitelikli kamusal eğitim sistemi olmaz
YAYINLAMA: 05 Ekim 2026 / 18.50
GÜNCELLEME: 05 Ekim 2026 / 18.50

Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’Öğretmenin yoksullaştırıldığı, güvencesizleştirildiği ve sürekli baskı altında tutulduğu bir ülkede nitelikli kamusal eğitim kurulamaz’’ ifadelerini kullandı.
Öğretmenler uzun süredir
ciddi ekonomik kayıp yaşıyor

Türkiye’de öğretmenlerin uzun süredir ciddi bir ekonomik kayıp yaşadığını söyleyen Parlakçı, ‘’Maaşların yaşam maliyeti karşısında erimesi, ek ders ücretlerinin temel geçim aracına dönüşmesi ve barınmadan ulaşıma kadar temel giderlerdeki artış öğretmenleri giderek daha fazla yoksullaştırıyor. Bunun yanında öğretmenlik mesleği kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik gibi farklı istihdam biçimleri üzerinden parçalanıyor. Aynı işi yapan öğretmenlerin farklı statülerde, farklı ücretlerle ve farklı güvencelerle çalıştırılması kabul edilemez. Tüm öğretmenler kadrolu ve güvenceli istihdam edilmeli, eşit işe eşit ücret ilkesi hayata geçirilmeli ve eğitim emekçilerine yoksulluk sınırının üzerinde, emekliliğe yansıyan insanca bir temel ücret sağlanmalı’’ çağrısında bulundu.
Eğitim, merkeziyetçi, piyasa odaklı

ve ideolojik bir yapıya dönüştürüldü

Türkiye’de eğitim sistemi uzun süredir kamusal, bilimsel ve demokratik niteliğinden uzaklaştırıldığını, merkeziyetçi, piyasa odaklı ve ideolojik müdahalelere açık bir yapıya dönüştürüldüğünü kaydedene Parlakçı, ‘’Bu dönüşüm yalnızca öğrencileri ve velileri değil, doğrudan öğretmenlik mesleğini de değiştirmektedir. Öğretmenin mesleki özerkliği daralmakta, karar süreçlerindeki etkisi azalmakta, iş yükü artmakta, gelirleri düşmekte ve mesleki geleceği belirsizleşiyor. Bu nedenle 5 Ekim’de yalnızca öğretmenlerin ücretlerini değil, öğretmenlik mesleğinin bugününü ve geleceğini tartışmak zorundayız’’ değerlendirmesinde bulundu.

Son günlerde kamuoyuna yansıyan “Türkiye’de öğretmen açığı olmadığı” yönündeki açıklamaların eğitim alanındaki gerçeklikle örtüşmediğine dikkat çeken Parlakçı, ‘’Türkiye’nin farklı bölgelerinde ücretli öğretmenlik uygulamasının sürmesi, farklı branşlarda öğretmen ihtiyacının yaşanması, geçici görevlendirmeler yapılması ve bazı okullarda öğretmen eksikliklerinin farklı yöntemlerle kapatılmaya çalışılması, sorunun yalnızca toplam öğretmen sayısı üzerinden değerlendirilemeyeceğini gösteriyor’’ şeklinde konuştu.

Deneyim, dayanışma ve pedagojik
sorumluluk üzerinden tanımlanmalı

‘Öğretmenlik Meslek Kanunu ile de öğretmenlik mesleğinin sorunları çözülmek yerine öğretmenler farklı unvanlara ve ücretlere ayrıldı’ diyen Parlakçı, ‘’Başöğretmenlik, uzman öğretmenlik ve öğretmenlik üzerinden oluşturulan hiyerarşik yapı, öğretmenler arasındaki dayanışmayı güçlendirmek yerine rekabeti ve ücret farklılıklarını artırıyor. Öğretmenlik unvan yarışı üzerinden değil; ortak mesleki bilgi, deneyim, dayanışma ve pedagojik sorumluluk üzerinden tanımlanmalı’’ ifadelerini kullandı. Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *