Gaziantep Şizofreni Hastalıkları ve Yakınları Dayanışma Derneği, ‘’İnsan haklarına saygılı sosyal hukuk devletinde onurumuza, sağlığımıza, hayatımıza, yaşam hakkımıza hançer gibi saplanan damgalayıcı dilleri susturmak kırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz’’ mesajını verdi.
Şube Başkanı Serpil Acıoğlu, ‘’Biz; terör ve suç örgütü değil; sivil toplum örgütüyüz. Tüm engellemelere, ayrımcılığa, damgalamaya rağmen; on yedi yıldır kararlılıkla mücadelesine devam eden; alanında BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi temelli çalışan derneğiz’’ dedi.
Çağrımız karşılık bulmadı
Emin Çölaşan’ın, 24 ocak tarihli köşe yazısında “O Bir Ruh Hastası Tedavi Edilmelidir” başlıklı yazısıyla meslek etik ilkelerini ihlal ederek “ruhsal hastalık ve engelliğe “sapıklık, kötülük ve şımarıklık” eşitlemesi ile damgalama yaptığını ve tüm dünyanın tanı almış ruhsal hasta ve engellinin onuruna ve kişilik değerine saldırdığını ifade eden Acıoğlu, ‘’Dernek olarak bu konuda detaylı açıklamalar yaptık ve Kent Konseyi Engelli Meclisi olmak üzere şehrimizi hukuki, ahlaki ve vicdani sorumlulukta yanımızda durmaya davet ettik. Fakat çağrımız karşılık bulmamış ve hatta derneğimizin amaçsal değerine saldırıda bulunularak bu ahlak değerlerimize ve hukuka aykırı dille ilgili meşruiyet oluşturuldu’’ ifadelerini kullandı.
Acıoğlu, ‘’Sosyal Medya fenomeni Aşkım Kapışmak ise; “Her Çocuk da Sevilmiyor ki!” başlıklı videosunda ruhsal engellileri hedef alarak aile kurumuna saldırdı. Emin Çölaşan’ın böyle bir yazı yazabilmesi, Aşkım Kapışmak’ın böyle bir video yayınlayabilmesi, bununla ilgili devletin vatandaşların onuruna sahip çıkmaması ve toplumun duyarsızlığı ruhsal engelli ve yakınlarının Türkiye’nin damgalanmış kimlikleri olduğunu, damgalamanın sosyal şiddet, insan hakları ihlali ve toplumsal ahlak meselesi olduğu gerçeğini açıkça ortaya koydu. Böylece; ruhsal engelliliğe dayalı ayrımcılığın ve damgalamanın devlet politikası haline getirildiği anlaşıldı’’ açıklamasını yaptı.
Kendilerinin ruhsal engelliler ve yakınları olarak gerekirse devlete karşı Türk ve dünya hukuk tarihinin en özgün onur davalarını açarak onursal eşitliği kazanma haklarının olduğunu, bu nedenle Cumhurbaşkanını yaklaşık beş milyonu aşkın ruhsal engelli ve yakını vatandaşının Cumhurbaşkanı olmaya davet eden Acıoğlu, ‘’Anayasamızdan aldığımız haktan kaynaklı kurduğumuz derneğimizin tüzel kişiliği, amaçları, devlete ve topluma yaptığımız aktarımlar, Türkiye’de oluşturduğumuz gönül köprüleri hepsi toplumsal karşılığımızın parçası. Toplumsal karşılığı olmayan; gayri meşru demek. Ruhsal hasta ve engelliler; “kötü, şımarık, sapık; toksik, tuhaf değil. Şizofreni hastaları sokaktan temizlenmesi gereken “çöp, mikrop, suçlu değil” Yaradılanı yaradandan ötürü sevenlerin ise; bunları söyleyebilmesi hiç de zor değil’’ şeklinde konuştu. Haber Merkezi
