Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, uluslararası kamuoyunu, Birleşmiş Milletleri ve ilgili tüm uluslararası kurumları sorumluluk almaya çağırdı
Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’Bölgede emperyalist düzenin maşası haline gelen HTŞ rejiminin 6 Ocak tarihinde Halep’te başlattığı, kuzey ve doğu Suriye’ye doğru devam ettiği çok yönlü saldırılar; çocukları, kadınları ve sivilleri doğrudan hedef alan örgütlü bir katliam sürecine dönüştü’’ dedi.
Temel yaşam koşullarının ortadan kaldırılmasıyla çocukların eğitim hakkı fiilen yok sayıldı
Saldırılarla birlikte yaşam hakkının sistematik biçimde ihlal edildiğini kaydeden Parlakçı, ‘’Temel yaşam koşullarının ortadan kaldırılmasıyla çocukların eğitim hakkı fiilen yok sayıldı. Elektrik, su ve ısınmanın kesilmesi, yaşamı sürdürülemez hale getirirken; eğitim emekçileri ve öğrenciler can güvenliğinden yoksun koşullarda yaşamaya zorlandı’’ ifadelerini kullandı.
Saldırılar, çocukların ve kadınların yaşam hakkını doğrudan hedef alıyor
Kobane’de dört çocuğun, temel yaşam koşullarının bilinçli biçimde ortadan kaldırılması nedeniyle donarak ölmesinin HTŞ saldırılarıyla sürdürülen kuşatmanın doğrudan bir insanlık suçu olduğunu gösterdiğini kaydeden Parlakçı, ‘Bu ölümler bir doğal afetin değil; IŞİD barbarlığını aratmayan bir yok etme anlayışıyla yürütülen bilinçli bir politikanın sonucu. Çocukların yaşam hakkına yönelen ve ihlal eden bu tablo, insanlığa karşı işlenmiş açık bir suç. Rojava’ da yaşananlar bir “çatışma” olarak tanımlanamaz. Sivil yerleşim yerlerinin doğrudan hedef alınması; evlerin, okulların ve yaşam alanlarının bombalanması, savaş hukukunun ve uluslararası insancıl hukukun ağır ihlali. Sivil nüfusu korumasız bırakan bu saldırılar, çocukların ve kadınların yaşam hakkını doğrudan hedef alıyor. Yaşananlar, halkların eşit ve barış içinde bir arada yaşama iradesine karşı işlenen ağır bir suç’’ değerlendirmesini yaptı.
Eğitim emekçileri ve öğrenciler kuşatma ve şiddetin ortasında, can güvenliği olmayan koşullara terk edildi
Çocukların yaşam hakkı ile eğitim hakkı birbirinden ayrılamaz olduğunu sözlerine ekleyen Parlakçı, ‘’Eğitim fiilen durdurulmuş, okullar işlevsiz hale getirilmiş; eğitim emekçileri ve öğrenciler kuşatma ve şiddetin ortasında, can güvenliği olmayan koşullara terk edildi. Çocukların eğitime erişiminin engellenmesi, onların geleceğinin bilinçli biçimde karartılması anlamına geliyor’’ şeklinde konuştu.
Çocukların donarak öldüğü bir dünyada sessizlik tarafsızlık değil
Eğitim kurumlarının, eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin derhal uluslararası koruma altına alınması gerektiğine dikkat çeken Başkan Parlakçı, ‘’Sivil yerleşim yerlerini ve eğitim alanlarını hedef alan saldırılar derhal durdurulmalı. Çocuk haklarını ihlal eden tüm saldırılar uluslararası düzeyde bağımsız biçimde soruşturulmalı, sorumlular yargılanmalı. Kuşatma ve saldırılar nedeniyle yaşamın sürdürülemez hale geldiği tüm bölgelere derhal insani yardım koridorları açılmalı; gıda, temiz su, ısınma, sağlık hizmetleri ve barınmaya engelsiz erişim sağlanmalı. Çocukların donarak öldüğü bir dünyada sessizlik tarafsızlık değil. Susmak, bu suça ortak olmak’’ ifadelerini kullandı. Haber Merkezi
ANASAYFA
Güncel
Saldırılar çocuk, kadın ve sivilleri hedef alan örgütlü bir katliam sürecine dönüştü
YAYINLAMA: 26 Ocak 2026 / 23.57
GÜNCELLEME: 26 Ocak 2026 / 23.57
İlginizi Çekebilir
“Bölgenin önemli bir ihtiyacı karşılanmış oldu”
#Güncel / 25 Ocak 2026
Deprem konutlarında borçlandırma 26 Ocak–26 Mart arasında yapılacak
#Güncel / 25 Ocak 2026
Daha çok çalışacağız daha çok üreteceğiz
#Güncel / 25 Ocak 2026
Hanelerin faturası, enerji yoksulluğunu gösteriyor
#Güncel / 22 Ocak 2026
Kar mutluluğu…
#Güncel / 22 Ocak 2026
HAYDİ ekmek büfelerinden çoğu esnafımız muzdarip
#Güncel / 22 Ocak 2026
Yorumlar
Yorumlar
Kendi koyacağınız özel bir adla yorum yapmak için giriş yapabilir veya kayıt olabilirsiniz.
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *
