Eğitim İş Gaziantep Şubesi, Eğitim-İş’in sosyal medya hesaplarından twitter hesabının kapatılmasına tepki gösterdi
‘Sendikal mücadele susturulamaz. Eğitim emekçilerinin sesi engellenemez’ diyerek verilen karara tepki gösteren Şube Başkanı Ali Arpat, ‘’ Erişim engelinin 6 Mayıs’ta, darbe hukukuyla idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı anmak amacıyla yaptığımız paylaşımlar gerekçe gösterilerek Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliği’nce uygulandığı anlaşılıyor. Kamuoyunun ortak hafızasında yer etmiş, birçok kurum tarafından da yapılan tarihsel bir anmayı Eğitim-İş için suç sayan bu yaklaşım; hukuki değil, siyasal bir tercihin ürünü’’ açıklamasını yaptı.
Alınan karar, ifade özgürlüğüne ve sendikal faaliyete açık bir müdahale
X (Twitter) hesabının; ifade özgürlüğü ve sendikal haklar açısından meşru kabul edilemeyecek bir kararla, Türkiye’de erişimin engellendiğini kaydeden Arpat, ‘’Alınan bu karar, ifade özgürlüğüne ve sendikal faaliyete açık bir müdahale. Eğitim-İş; Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı, Cumhuriyetin laik, bilimsel, kamusal eğitim anlayışını ve kazanımlarını savunan bir sendika. Bu ülkenin tam bağımsızlığını, egemenliğini ve Cumhuriyet değerlerini savunmak; bizim için bir tercih değil, tarihsel ve sendikal bir sorumluluk’’ dedi.
Şeriat devleti kurma hayaliyle örgütlenen tarikat ve cemaatlerle yüzleşmeli
Arpat, ‘’Öncülük ettiği en önemli eylemlerden biri Samsun’dan Ankara’ya düzenlenen “Tam Bağımsız Türkiye İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü” olan; kısacık ömrüne bir antiemperyalist mücadele destanı sığdıran ve dimdik gittiği darağacında bile “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye” diye haykıran Deniz Gezmiş mi teröristtir? Terörist görmek isteyenler; Deniz Gezmiş’e değil, bu ülkede elini kolunu sallayarak dolaşabilen IŞİD artıklarıyla, “ne istedilerse verildiği” için palazlanıp darbeye kalkışan FETÖ yapılanmalarıyla, anayasal düzeni hedef alarak şeriat devleti kurma hayaliyle örgütlenen tarikat ve cemaatlerle yüzleşmeli’’ şeklinde konuştu.
Sendikal ifade alanı doğrudan hedef alınıyor
2010 Anayasa Referandumu sürecinde bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kürsülerden Denizlerin ve Erdal Eren’in adını anması hala hafızalardayken bugün aynı isimleri anmanın kriminalize edilmesinin hukuki bir değerlendirme değil, açık bir siyasal saflaşmanın ürünü olduğunu sözlerine ekleyen Arpat, ‘’Aynı sözler bir dönemde meşrulaştırılırken, başka bir dönemde suç kapsamına sokuluyorsa; ortada evrensel hukuk değil, seçici bir baskı mekanizması var. Türkiye’de ilk kez bir sendikanın resmi sosyal medya hesabı bu şekilde erişime engellenmekte; sendikal ifade alanı doğrudan hedef alınıyor. Bu uygulama, yalnızca Eğitim-İş’e değil, tüm sendikal harekete ve demokratik kamuoyuna verilmiş açık bir gözdağı. Biz susmayacağız’’ mesajını verdi. Haber Merkezi
