Antep’te de kamu emekçileri, ek zam talebiyle bir günlük iş bırakma eylemi yapacak
Bugün kamu emekçilerinin tarihin en ağır ekonomik ve sosyal saldırıyla karşı karşıya kaldığını söyleyen Büro Emekçileri Sendikası Gaziantep Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü İsmet Karatay, gerçek enflasyonun emekçilerin cebi olduğunu vurguladı. ‘’Açlık sınırının 35 bin TL, yoksulluk sınırının ise 100 bin TL’yi geçtiği 2026 yılının ilk ayı için ek zam talebiyle 14 Ocak’ta (Bugün) iş bırakıyoruz’’ dedi.
Her zenginlikte emeğimizin ve alın terimizin olduğunu çok iyi biliyoruz
‘İğneden ipliğe her şeye zam yapılırken, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) eliyle her ay soframızdan çalınıyor’ diyen Karatay, ‘’TÜİK’in açıkladığı enflasyon ile sokakta, pazarda markette ve faturalarda yaşadığımız hayat pahalılığı arasında uçurum var. Gerçek enflasyon emekçilerin cebi. Biz kamu emekçileri bu ülkede üretilen her değerde, ortaya çıkan her zenginlikte emeğimizin ve alın terimizin olduğunu çok iyi biliyoruz’’ ifadelerini kullandı. Kamu emekçisinin aldığı maaş ile artık yoksul bile olamadığına dikkat çeken Karatay, ‘’Büyükşehirler başta olmak üzere kira maliyeti gelirimize eşitlendi. Kiralarımızı ödemekte zorlanıyoruz. Okula gönderdiğimiz çocuklarımızın çantası boşaldı. Ülkemizin ekonomisi her geçen gün büyüdü naraları atılsa da kamu emekçilerine büyümeden pay verilmiyor’’ eleştirisini yaptı.
Karatay, ‘’Ülkenin her bir ferdi, asgari ücretlisi, emeklisi, işçisi ve memuru ekonomik dar boğazdan geçiyor. Ekonominin bu kadar kötü yönetildiğini bir dönemde mülakat haksızlığı devam ediyor. Yıllardır söz verildiği halde 3600 ek gösterge verilmedi. İş yerlerimizde yediğimiz öğlen yemeği parasız olması gerekirken yemeklere fahiş zamlar yapıldı’’ değerlendirmesinde bulundu.
Ülkenin kaynakları rant ve faiz lobilerine ve yandaş sermayeye aktarılırken, kamu emekçisi yok deniliyor
İnsanca yaşayacak bir ücret istediklerini aktaran Büro Emekçileri Sendikası Gaziantep Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü İsmet Karatay, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Buna karşın, ülkenin tüm kaynakları rant çevrelerine, faiz lobilerine ve yandaş sermayeye aktarılırken, kamu emekçisi yok deniliyor. Bu değerden payımızı almak için bugün iş bırakma eyleminde bulunarak sefalet ücreti değil, insanca bir yaşam için yoksulluk sınırı üzerinde bir maaş istiyoruz.’’ Haber Merkezi
