KESK Gaziantep Şubeler Platformu, ‘’Bu ülkenin emeği ile geçinen tüm kesimleri gibi bizler de eski günlerimizi arar hale geldik’’ ifadelerini kullandı
Ülke genelinde olduğu gibi Antep’teki kamu emekçileri ek zam talebi ve insanca yaşayacak bir ücret talebiyle iş bıraktı. Yeşilsu’da bir araya gelen kamu emekçileri taleplerini dile getirdi.
Antidemokratik uygulamalarla, baskıyla, yasakla, korkuyla bu düzene razı olmamızı istiyorlar
KESK Dönem Sözcüsü Ömer Parlakçı, ‘’Bu ülkenin işçisine, asgari ücretlisine, emeklisine, kamu emekçisine insanca yaşam koşulları sunmak için yeterince kaynağı var. Yıllardır bizi yoksullaştıranlar, bir avuç azınlığı zenginleştiriyor. Hem de bunu bizim vergilerimizle, bizim soframızdan çalınanlarla yapıyorlar. Üstelik antidemokratik uygulamalarla, baskıyla, yasakla, korkuyla bu düzene razı olmamızı istiyorlar. Bizleri biat eden modern kölelere dönüştürmeye çalışıyorlar’’ şeklinde konuştu.
Oysa en düşük maaşımızla 10 yıl önce 17 adet çeyrek altın alınırken bugün 6 adet bile alınamıyor
‘Hepimiz biliyoruz ki bugün içinde bulunduğumuz tablo iktidar, yandaş konfederasyonlar ve Hakem Kurulundan oluşan ittifakın ortak eseri’ diyen Parlakçı, ‘’Bizler hangi sendikanın üyesi olursak olalım günden güne daha fazla yoksullaşırken iktidar sözcüleri bozuk bir plak gibi aynı nakaratı tekrarlayıp duruyorlar. ‘İşçimizi, memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz” diyorlar. “Eski Türkiye devri bitti. Yeni Türkiye dönemine geçtik” diyorlar. Oysa en düşük maaşımızla 10 yıl önce 17 adet çeyrek altın alınırken bugün 6 adet bile alınamıyor’’ tespitinde bulundu.
Maaşlarımız yoksulluk sınırının yarısına geriledi
Parlakçı, ‘’10 yıl önce kiraya maaşımızın dörtte biri yetiyordu. Bugün yarısı bile yetmiyor. 25 yıl önce emekli olduğumuzda ikramiyemiz ile ortalama standartlarda bir ev alabiliyorduk. Bugün 10 yaşında ikinci el bir otomobil bile alamıyoruz. 25 yıl önce ortalama emekli aylığımız asgari ücretin 2 katıydı. Bugün asgari ücretin dahi altına inmiş durumda. Geldiğimiz noktada sadece asgari ücret değil, en düşük memur emeklisi aylığı da tarihimizde ilk defa açlık sınırının altında kaldı. Ortalama maaşlarımız yoksulluk sınırının yarısına geriledi’’ değerlendirmesinde bulundu.
Tüm vergi yükü yine emekçilerin omuzlarına yıkıldı
Tüm vergi yükünü yine emekçilerin omuzlarına yıkıldığını sözlerine ekleyen Parlakçı, ‘’Bizden, halktan toplanan her 100 TL verginin; 20 TL’sini yabancı ve yerli mali oligarşiye faiz olarak; 5 TL’sini patronlara teşvik, prim desteği, katkı olarak, en az 16 TL’sini silah tüccarlarına, tekellerine “savunma ve güvenlik harcaması” olarak 3 TL’sini ise yandaş müteahhitlere dolar cinsinden hazine garantisi olarak ayırdılar’’ ifadelerini kullandı.
Ülkenin temel sorunlarına ayırdıkları kaynak ise devede kulak bile değil
Parlakçı, ‘’Ülkenin temel sorunlarına ayırdıkları kaynak ise devede kulak bile değil. Toplanan her 100 TL verginin; sadece 4 TL’si yoksullukla mücadeleye, 3 TL’sini istihdama, 3 TL’sini tarıma, sadece 62 Kuruşunu hukuk ve adalete, 11 Kuruşunu bağımlılıkla mücadeleye, 6 Kuruşunu kadının güçlenmesi programlarına ayırmakla yetindiler. İki işçiden birisine açlık sınırının altında kalan bir asgari ücreti reva görüyorlar. Ama bu yıl yerli ve yabancı sermayeye dakikada tam 186 asgari ücret tutarında faiz verecekler. En düşük emekli aylığını, sefalet harçlığı verir gibi 20 bin TL’ye çıkarmakla övünüyorlar. “Daha fazlasını hazine kaldırmaz” diyorlar. Ama aynı hazineden bu yıl sermayeye, patronlara teşvik olarak dakikada tam 70 emekli aylığı verecekler. Müjde veriri gibi “Memur maaşını yüzde 18,6 arttırdık. En düşük memur maaşı eş ve çocuk yardımı dâhil 61 bin 500 TL oldu" diyorlar. Ama bütçeden bu yıl savunma ve güvenlik’ adı altında silahlanmaya dakikada tam 66 memur maaşı harcayacaklar’’ şeklinde konuştu. Haber Merkezi
